Arada bir listede Yeşilçam'ın eğlenceli klasiklerine yer vermek lazım sanırım. Babam sağ olsun neredeyse Yeşilçamın tüm komedi filmlerini yaladım yuttum. İzlemediğim birkaç film var. Şekerpare'de onlardan biriydi. Hiç televizyonda denk gelmedim bu filme. Denk gelseydik mutlaka izlerdik ve hatırlardım. Her…devamıArada bir listede Yeşilçam'ın eğlenceli klasiklerine yer vermek lazım sanırım. Babam sağ olsun neredeyse Yeşilçamın tüm komedi filmlerini yaladım yuttum. İzlemediğim birkaç film var. Şekerpare'de onlardan biriydi. Hiç televizyonda denk gelmedim bu filme. Denk gelseydik mutlaka izlerdik ve hatırlardım. Her neyse. Geçenlerde -sanırım, başka bir yerde de duymuş olabilirim- Kim Milyoner Olmak İster? yarışmasında adını duyunca filmi listeme ekledim ve listeme aldıktan çok kısa bir süre sonra da izledim.
Film hakkında bir şey söylemeden önce şunu söylemek isterim ki Şener Şen girdiği her filmi güzelleştiriyor. Keşke bazı insanlara da Şener Şen gi- öhö öhö. Devam edeyim.
Filmin alışılagelmiş bir karakter kullanımı var. Şener Şen'i fırıldak, üçkağıtçı, cin fikirli bir rolde izlerken İlyas Salman'ı saf, iyi niyetli, herkesi kendi gibi gören bir rolde izliyoruz. Bu ikilinin başrolünde bir araya geldiği bütün filmler neredeyse karakterleri böyle. Yeşilçam filmleri -bana göre- birbirinin tekrarı gibi. Hep benzer konular, benzer karakterler. Sadece bu konuyu işleme şekilleri değişiyor.
Konudan bahsetmeme gerek yok sanırım. Tamamen konu bölümünde yazdığı gibi ilerliyor tüm hikâye. Tabi bazı eklemelerle. Daha ilk sahneden itibaren Şener Şen'i nasıl bir rolde izleyeceğimizi anlıyoruz. Aynı şekilde İlyas Salman'ın dahil olduğu sahnede de onun rolünü anlıyoruz. Karakterler tam olması gerektiği gibi, olması gerektiği anda ve sürede kullanılmışlar. Arka planda kalması gereken oyuncu çok kısa öne çıkarsalarda baş karakterlerin önüne koymamışlar. Sahneler ilerledikçe, karakterleri tanıdıkça -eğer Yeşilçam'ın komedi klasiklerine de alışıksanız- neler olabileceğini tahmin etmek pek de zor olmuyor. Sürprizli bir film değil, ki zaten sürprize ihtiyacı olan bir filmde değil.
Anlaşılabilinir, basit bir konuyu eğlenceli bir biçimde işleyerek abartılı esprilerden kaçıp yerinde şakalarla güzel bir hâle getirmişler. Filmin başı-ortası-sonu hepsi çok belli. Bir şeyleri bilerek izliyorsunuz, buna rağmen eğlendirmeyi başarıyor. Bazı sahnelerinde hafif tebessüm ettim, kahkaha attığım sahneleri de oldu.
Oyunculuklara geleceğim. Şekerpare'yi oynayan kadın gerçekten çok güzeldi. Kendine has bir güzelliği vardı. İlyas Salman'ı bu rollerde görmeye alışkınım. Burada da Cumali karakterini pek eğlenceli canlandırmış. Özellikle sarhoş olduğu sahnelerde baya eğlendim. Daha ilk başta Şener Şen'i övmüştüm, ama yine öveceğim. Şener Şen'in de bu tarz rollerine alışkınız. Ziver karakteri için başka bir isim düşünülemezdi sanırım. Sadece bu tür eğlenceli karakterlere değil sert adam rollerine, dramatik filmlere de çok yakışıyor. Her rolün hakkını sonuna kadar veren bir oyuncu. Şener Şen Amerika'lı olsaydı bir tane net Oscar'ı vardı. Ben filmi çok beğendim, izlerken baya eğlendim. Yeşilçam ilginizi çekiyorsa ve eğlenceli bir şeyler arıyorsanız tavsiye ederim.