Kitap gelecekten geçmişe doğru akan bir olay zinciri izliyor. Bir taraftan şimdiden başlayan ve geriye dönen bir olay akışı var. Bir taraftan ise geçmişten parça parça şimdiye doğru ilerleyen bir olay akışı. Hikayenin bitişine doğru ikisi birbirine bağlanıyor ve çarpıcı…devamıKitap gelecekten geçmişe doğru akan bir olay zinciri izliyor. Bir taraftan şimdiden başlayan ve geriye dönen bir olay akışı var. Bir taraftan ise geçmişten parça parça şimdiye doğru ilerleyen bir olay akışı. Hikayenin bitişine doğru ikisi birbirine bağlanıyor ve çarpıcı bir finalle son buluyor.
Üç erkek kardeşin ve ailelerinin hikayesini okuyoruz. Tüm kitap boyunca hikayeyi gözünden dinlediğimiz Benjamin'in iç dünyası yavaş yavaş aydınlanıyor ve anlam kazanıyor. Kitap yavaş akıyor gibi gözükse de öyle bir merak uyandırıyor ki elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Ben başladıktan sonra bir akşamda bitirdim.
Hikaye tüm sayfalar boyu sanki kalbinizi incecik iplerle bağlı parçalara ayırıyor, sonunda da bir bakmışsınız bir anda paramparça olmuş... Ben normalde kitaplardan duygusal olarak çok etkilenen bir insan değilim. Ancak bu kitap bir farklı çarptı. Bittiğinde hayatımda ilk defa bir kitabı okuduktan sonra gözyaşlarına boğuldum.
Gerçekten kitabın ilmek ilmek işlenişine ve sonunda her parçanın yerli yerine oturmasına hayran kaldım. Asla bu kadar iyi bir kitap bekleyerek okumamıştım. Ayrıca okurken hiçbir alıntı almadım. Yani bu kitaptan cümleleriyle değil, bütün olarak etkilendim. Bitirdiğimde aşırı etkilenmiş ve beğenmiştim. Kesinlikle tavsiye ederim.
Kitabın ilk bölümünün son paragrafını, yani kitabın başında okuduğumuz ama bir nevi finalini de buraya bırakıyorum.
"Uzun zaman önce buradan koparılmış ve buraya tekrar dönmek zorunda kalan üç kardeşin hikayesi. Her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğu, hiçbir şeyin tek başına var olmadığı ve birbirinden bağımsız açıklanamayacağı bir zincir. O an yaşananların yükü oldukça ağır olsa da çoğu şey zaten çok önceden yaşanıp bitmiş. Burada, bu taş basamaklarda olanlar, üç kardeşin gözyaşları, şişmiş suratlar ve onca kan, sudaki son halka... Çarpışmanın son kertesi aslında."
"Özür dilemiyorlar, çünkü bunun nasıl yapıldığını bilmiyorlar. Çünkü kimse onlara bunu öğretmedi."
"Herkesin, sadece kendine ait, içini dışını bildiği ve kendini güvende hissettiği bir ormanı vardır. Ve kendi ormanına sahip olmak, bu hayattaki en güzel şeydir. Bunun için yapman gereken tek şey, ormanda yeteri kadar dolaşmak."
"İşler rayından çıkınca bir tımarhanede yaşadığını haykırır ve sonra kendini odaya kapatırdın; ama sen görmesen de o tımarhane, kapının diğer tarafında var olmaya devam ederdi."
"O günden sonra içinde şu duygu kaldı: Umurumda değil."
"Aslında kederin bir süreç olduğu doğru değil. Keder bir varoluş durumu. Hiç değişmiyor, taş gibi oracıkta oturuyor."