BEN BİR TARANTINO FİLMİ İZLEDİM! (Bu incelemeyi okumayan da ne bilim yani) 10/10 luk bir film... Hatta öyle muazzam ki; BU FİLM EKSİKKKK! Filmi 1 saat önce bitirdim. Tüylerim ürperiyor. Bir boșlukta süzülüyormuș gibiyim; ruhum ve bedenim bu filmle birlikte…devamıBEN BİR TARANTINO FİLMİ İZLEDİM!
(Bu incelemeyi okumayan da ne bilim yani)
10/10 luk bir film... Hatta öyle muazzam ki; BU FİLM EKSİKKKK!
Filmi 1 saat önce bitirdim. Tüylerim ürperiyor. Bir boșlukta süzülüyormuș gibiyim; ruhum ve bedenim bu filmle birlikte birbirlerine küstüler. Bitiminde aklımı bir anlık kaybettiğimi ve bozuk bir radyo gibi bir iki laf edip sonra susuyordum. Çok önce yașanmıș bir cinayetin sanatla süslenerek böylesine cesurca bir șekilde karșımıza çıkarılmasına ve filmdeki atmosfere hayranlıkla bakınıyorum. Kendimi kaybediyorum diyorum BEN!
Bildiğimiz üzere Tarantino'nun 9. Filmi ve Charlos Manson cinayetine odaklanıyor. Aslında bu katilin kendisi filmde yalnızca bir kere görüküyor. Korkunç bir bakıș eșliğinde Tate ve bizleri ekrana kilitliyor. Roman Polinski'nin evlendiği, süslü püslü, sinema hayranı Sharon Tate'i Margot Robbir canlandırıyor. Sahneleri oldukça az; diyalogsuz da diyebiliriz. Zannımca bu sessizliğin sebebi Margot Robbie gibi zarif bir bedeni kullanarak, Sharon Tate'in o narin ruhuna eșsiz bir gönderme sunmak. Ana tema bu yönde de olsa Western oyuncusu Rick Dalton ve dublörü Cliff'in etrafında gelișiyor tüm olaylar. Tarantino, her filminde olduğu gibi bunda da politikliğini kullanıyor. Hollywood'un hippileri ve düzgün Bey abileri arasındaki çekișmeyi gözler önüne sürüyor. Brad Pitt'in canlandırdığı Cliff karakteri Hollywood'un dublörlükten ibaret olduğunu simgeliyor. Tarantino, Rick'in bir filminde araba ile uçus sahnesinde ok ile "Cliff" i ișaret ediyor bize. Fakat seyirciler Rick'i alkıșliyor. Ne de olsa o Leonardo! Yahut Ethan Hawke! Hollywood'un birçok Cliff (dublör) gördüğünü ama filmin sonundaki gibi bir hiçliğe sürüklenișini mükemmel analiz ediyor film. Biz oturmaya devam edelim.
Biliyoruz ki Sharon Tate, Roman Polinski'nin eșiydi bir zamanlar... Bakın Tarantino filmi izlemek șöyle bir dursun; eğer Roman Polinski namına bir șey bilmiyorsanız, filmde duyduğunuzda bir boșluğa bakar gibi hareket ediyorsanız siz bu filmi bașlarken kapatın, olur mu? Burda kimseyi ezmiyorum, ama bilincinde olarak izleyin bir șeyleri. Filmi beğenmemiș olan șahsen Tarantino'nun eserlerine hakim olarak, Roman Polinski'yi ve Tate'i Manson'u bilerek beğenmez. Buna saygı duyabilirim; aksine tahammülüm yok!
Filmdeki tatlı göndermeler harikaydı. Roman Polinski'nin boyunun kısalığına Sharon Tate'in zevkleri ile değiniliyor. Aynı zamanda filmlerin arkasındaki Yönetmen oyuncu așklarını da görüyoruz. Oyuncu kadrosu oldukça zengin bir eser; Timothy reisi filmde(Filmin içindeki filmde) iyi karakter olarak görüyoruz ve Leonardo Dicaprio (Rick Dalton) 'u da kötü olarak... Bu sahnedeki doğaçlama yeteneğine yine hayran bırakıyor Leonardo! Shakespeare'den esinlenen bir Rick Dalton; onun sadece filmlerinde değil gerçek hayatında da dublörü olan Cliff... Cliff ile Rick'in zıtlıkları göze direk çarpıyor; Steril bir ev ve Karavan... Șahane yemekler ve makarna... Birisi oynar yalnızca oynar robottur. Diğeri emekle gelir, gündelik hayatında da tam bir beyefendidir. Cliff arabasına binen genç seksi kızın kendisine șey yapıyım mı sorusuna karșılık beyefendice, düzgünce ve yasalar gereğince cevap verir. Yașının küçük olduğundan Cliff'in kıza ellemediğini ve babacanca bir tavır sergilediğini görürüz... Hippi olmayan bir hayat iște...
Tarantino'nun ayak fetiși olduğunu herhalde onu takip eden herkes biliyordur... Filmde gözlemlediğimi iki fetiș sahnesi vardı. Ayaklar hafif zoomlanıyordu. Birisi Cliff'in arabasına aldığı kız... Diğeri de eski çekim yerinde Dokota fanning sahnesiydi... Ne gerek var demeden edemiyoruz ama iște Haylaz adam; ehehe... Ve bir de dikkatimi çeken Vietnam göndermesi vardı. Seksi ve fahișe ruhlu arabaya binen kız șunun gibi șeyler söyler "Dublörsün ama kahramansın, filmlerde oyuncu oynar ama yalnızca oyunla kalır... Fakat Vietnam'da yüzlerce kiși öldürülüyor" der. Tarantino'nun dublör ile oyuncu arasındaki farkı heveslice incelediğini anlıyoruz aslında... Fakat her zamanki gibi bu filmde de "Oyuncu" ön plana çıkıyor..
Denilecek çok șey var. Filme genelce bakacak olursam; sıkılmadım, 10 saat olsa izlerdim. Brad Pitt'in son kavga sahnesi muazzamdı (Burada gerçek cinayet unutularak, bu cinayeti sergileyen tarikata karșın sanki bunlar olmamıș gibi nefretle katiller parçalanıyor, hippiler yok oluyor. Katiller temizleniyor...). Müzikler yine çok iyiydi. Margot Robbie'nin oyunculuğundan çok yine bedeni kullanılmıș BENCE! Bilemiyorum... Cinayeti araștırirsanız, Polinski'nin olmadığı bir vakit Tarikatın evine girip 5 kișiyi katlettiğini, 8 buçuk aylık bebek tașıyan Tate'in kanıyla duvara "Pig" (Domuz) yazıldığını okursunuz; Tarantino da sahnelerinde Domuz'a gönderme yapar...
Diyeceklerim bu kadar arkadașlar detaylı inceleme yaptım sanırım. Okuduğunuz için teșekkür ediyorum hepinize... Yorumlarınızı bekliyorum, tartıșalım :)