İyi geceler sayın dinleyen. Sizinle yatmış mıydık? Genelde izlediğim şeyler hakkında hemen yorum yaparım. Üzerinden biraz zaman geçse bile yapmaya çalışırım. Çünkü Teoman’ın da dediği gibi “Aklım aslında bir karış havadadır benim. Yaptığım şeyler birbirinin tersidir. Güzel giden şeyleri berbat…devamıİyi geceler sayın dinleyen. Sizinle yatmış mıydık?
Genelde izlediğim şeyler hakkında hemen yorum yaparım. Üzerinden biraz zaman geçse bile yapmaya çalışırım. Çünkü Teoman’ın da dediği gibi “Aklım aslında bir karış havadadır benim. Yaptığım şeyler birbirinin tersidir. Güzel giden şeyleri berbat ederim.” (Bunun konuyla alakası ne diye düşünebilirsiniz ama pek alakası olduğunu da söyleyemem)
Her neyse işte. Ben illa ki goy goy yaparım izlediklerim konusunda. Fakat bu filme ne demem lazım bilmiyorum. Hatta belki bu yorumu atmaya da bilirim. Sadece telefonuma not düşüyorum. Atmışsam da bana geçmiş olsun şimdiden..
İzlerken birçok şeyi kaybetmişim gibi hissettim. Filmi bitirdim, hala öyle hissediyorum.
Birçok yerde sorgulatıyor. Bazen nefesiniz daralıyor, bazen sanki sert bir kayaya çarpmışsınız gibi hissettiriyor. Bazen de… ne bileyim..
Şu an farkettim ki favorilerimdeki en çok sevdiğim filmlere yorum yapmamışım. Ya ben içimdekileri ortaya dökersem doğru kelimeleri bulamamaktan korkmuşum ya da bazı şeyler sadece bana özel kalsın istemişim. Emin değilim…
Favoriler demişken, lütfen favorilere ekleyebileceklerimizin sayısı 30’dan fazla olsun artık. Ben açgözlüyümdür sevdiğim şeyler konusunda. Bir gün listemden bir şeyler çıkarmak zorunda kalacağım diye ödüm kopuyor..
Ha ne diyordum.. Evet.. Film..
Dün eve gelince düşünüyordum da “bundan 5, belki de 10 sene sonra kendimi nerede görüyorum” diye. Tabii ki de bu soruya cevap bulamadım. Şu sıralar en sık duyduğum laf “ne kadar amaçsız yaşıyorsun”. Ya kardeşim, ben zaten biliyorum amaçsız yaşadığımı. Ne diye yüzüme söylüyorsun ki..
Bana geçen sene “bak 1 yıl sonra bunlar bunlar olacak” deseler, aklımın ucundan dahi geçmezdi. O yüzden her şeyi plan programlı yaşamak benlik değil galiba.
Bak gene konudan saptım işte. Hala bu yazıyı okuyorsanız sabrınız için minnettarım.
Bu bir film yorumu değildir, sadece birkaç ıvır zıvır yazıyorum kendimce.
Düşünüyorum.. “Gerçekten bir şeyleri kaybettiğimizi ne zaman anlarız” diye. Bence çoğu insan hayatının bir noktasında kaybeder. En azından bende öyle oldu. Eğer siz de hayatınızın belirli bir döneminde kaybettiğinizi düşünüyorsanız, kulübe hoşgeldiniz.
Gerek replikleri, gerek kasvetli havası, gerek konusu.. Bana fazlasıyla (baya bayaa) hitap eden bir yapımdı.
Filmi izlediğimde bu kadar sevmişken bir de Raf yorumlarına bakmak istedim. Seveni olduğu kadar, sevmeyeni de oldukça varmış. Filmle ilgili tüm olumsuz eleştirileri görmezden geleceğim. Nesini bu kadar sevdim… İlla bir neden olması gerekmiyor bence. Kendimden bir şey bulmam da bana yetti.
Bende bu yapımın çok özel yeri oldu. “Lütfen herkes izlemesin.”
İzlerken durdurup birçok repliğini telefonuma not düştüm. O kadar üşengeç biriyim ki genelde sadece ekran görüntüsü alırım. Neyse bu sefer filmin atmosferinden midir nedir, çoğunu önceden yazdığım için rahatça kopyala yapıştır yapacağım.
“-Anılar anlatıldığında yitmez mi?
+Anılar anlatılınca acıtır.”
“-Üfff eski sevgilimi hatırladım ya.
+Hangisini?
-İşte onu hatırlayamadım.”
“-İyi geceler sayın dinleyen. Sizinle yatmış mıydık?
+Siz nasıl bir program yaptığınızı düşünüyorsunuz?
-Dostum biz prensip olarak düşünmüyoruz.”
“-Neden her konuşmanızın ucu sekse dokunuyor?
+Hayatta ucu sekse dokunmayan bir şey var mı? Varsa da biz bilmiyoruz.”
Bi de işsiz gibi “abla öyle makarna yenir mi?” yazmışım. Sahnelerin birinde bi kadın makarna yiyordu da. Sayesinde sevdiğim yemekten soğudum..
“-Orhan Veli ne demiş?
+Ne demiş abi?
-Ne bileyim abi, mutlaka bunla da ilgili bir şey demiş.”
“Rutine dönüşen her şey sıkıcıdır aslında. Bu yüzden komşunun bahçesindeki çimen bize her zaman daha yeşil görünür.”
“Hadi iyi geceler sayın dinleyen. Mübarek Christmas bayramınız kutlu olsun.”
“-E nerdesin Zeynep? Seni bekliyoruz. Amerikalılar da senden haber bekliyor.
+Kusura bakmayın Cemal Bey. Aşık oldum. Sabaha kadar uyuyamıyorum.”
“Ya herkesin kendi düşüncesine sahip olması ne demek ya? Manyak mıyız biz?”
“Ölümün olduğu bir yerde daha ciddi ne olabilir?”
“Bana kalırsa hayat yanlış zamanda yanlış yerde olmaktan oluşur.”
“-İyi misin olm?
+Dediğin gibi abi. Gerçekten çok yalnızız.”
“İyi geceler değerli kent dinleyenleri. Kaybedenler kulübü burası. Aşık olmak anlık bir şey. Birden her şeyin çok parlak göründüğü, birden en pastel renklerin bile ısınmaya başladığı, birden tüm yemeklerin çok daha lezzetli olduğu bir an bu. İnsan karar vererek aşık olmaz. Sadece bir bakar, olmuş…” (İnstagram’da bu repliği edit yapıp paylaşmıştı bir kişi. Onun sayesinde uzun zamandır listemde bekleyen bu şahesere başlama kararı aldım. Burdan ona sesleniyorum; Tuttuğun altın olsun be abla ya da abi)
Muhtemelen sabah kalkınca çok boş yaptığımı düşüneceğim. Sonra da paylaştığım için pişman olup yorumumu arşive alacağım. Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. İyi geceler değerli kent dinleyenleri.