Abbas Kiyarüstemi, İran sinemasının en önde gelen yönetmenlerindedir. Bugün de onun bir filmi hakkında konuşacağım. Yakın Plan filmi konu olarak olmasa da yapım olarak izlediğim en farklı filmlerden biriydi. Abbas Kiyarüstemi Yakın Plan filmiyle alışılagelmiş sinema dünyasına başka bir pencere…devamıAbbas Kiyarüstemi, İran sinemasının en önde gelen yönetmenlerindedir. Bugün de onun bir filmi hakkında konuşacağım.
Yakın Plan filmi konu olarak olmasa da yapım olarak izlediğim en farklı filmlerden biriydi. Abbas Kiyarüstemi Yakın Plan filmiyle alışılagelmiş sinema dünyasına başka bir pencere açıp, bir ışık tutmuş diyebilirim.
Öncelikle film hakkında değerlendirmelerime geçmeden önce filmi belgesel kategorisinde değerlendirmenin daha sağlıklı olacağı düşüncesindeyim. Elbette bir 'film' olduğu için içine ufak tefek kurgular katılmış ama olayı yaşayan gerçek kişilerle, olayların birebir hali, amatör bir biçimde çekilmiş ve sinemaya kazandırılmış.
Kişiler direkt kendini oynadıkları için oyunculuklarını beğendim. Daha doğrusu oyunculuklarını da amatörlük vardı ama kendi yaşadıkları olayları oynayıp anlattıkları için duygular, tepkiler daha doğal ve içtendi. Bana geçtiğini söyleyebilirim. Çekimlerdeki amatörlüğe gelirsek ben bunun yönetmen tarafından bilerek yapıldığı düşüncesindeyim. İmkanlar dahilinde böyle amatör bir çekimin ortaya çıktığını düşünmüyorum. Gerçekliği daha net aktarmak için amatörlük katılmış. Eğer böyle ise farklı ve güzel bir düşünce. Konuyla da bağdaştırınca çekimlerdeki kalitesizlik rahatsız etmiyor. En başında dediğim gibi bunu bir belgesel olarak düşünürsek daha iyi geçer.
Biraz da olumsuz eleştiri yapmak isterim, övgü yeter. Süresinin kısa olmasına rağmen süreyi takip etme isteği duydum, çünkü biraz ağır tempoda bir filmdi. Bir tartışma, bir patlama noktası bekledim. Lâkin tam aksine çok sakin geçti film. Olaylar birebir aktarıldığı için böyledir elbette ama olayları yaşarken hiç mi kendilerini aptal gibi hissedip karşı tarafa saldırmak istemediler? Saldırı illa ki fiziksel olmak değil elbette sözlü olarak bağırıp çağırmak akıllarından geçmedi mi? Bu kadar durgun olması ve beklediğim patlamayı alamamak beni biraz düşürdü açıkcası. Bir yandan da olaylar olduğu gibi anlatıldığı için olmayan bir kurgu katmak istememiş olabilirler, bu da kabul edilebilir elbette.
SPOİLER!
Ben suçlu konumundaki adamın gereksiz masum gösterildiği kanaatindeyim. İzleyiciye de adamı masum olarak aktarmaya çalışmışlar. Kötü niyetle yapmamış olsa bile birilerini dolandırmış, karşı tarafın affedip affetmesiyle ilgilenmiyorum tabii ki burada. Fakat bu kadar masum gibi gösterilmesi biraz abesti doğrusu.
SPOİLER BİTTİ DEVAM EDEBİLİRSİNİZ...
Bazı sahneler çok sessiz geçiyordu, buralarda biraz sıkıldım. Çünkü film izlerken ya diyalog arıyoruz ya da görsellik. Filmin mekansal olarak çekildiği yerler sınırlı olduğu için doyurucu görsellik yoktu, eh bu sahnelerde bir de diyalogda olmayınca sıkıcılaştı. Fakat filmin bütününe bakarsak tam anlamıyla olmasa da iyi bir anlatıma sahipti.
İran sinemasını merak edenlere farklı bir deneyim sunacak belgesel olarak atfedebileceğimiz iyi bir yapım.