Ehm… Yorumuma başlamadan önce bir şey söylemek istiyorum. Ya bu filmin IMDb puanı niye 6.4 kardeş?? Bu puan böyle bir filme yakışır mı hiç?? PÜ yazıklar olsun. Neyse sakinim tamam. Filmi gömmeyeceğim, aksine aşırııı aşırıııı sevdim. O yüzden puanın az…devamıEhm… Yorumuma başlamadan önce bir şey söylemek istiyorum. Ya bu filmin IMDb puanı niye 6.4 kardeş?? Bu puan böyle bir filme yakışır mı hiç?? PÜ yazıklar olsun.
Neyse sakinim tamam. Filmi gömmeyeceğim, aksine aşırııı aşırıııı sevdim. O yüzden puanın az geldiği kanaatindeyim. Ve niye kimse bu film hakkında yorum yapmamış¿¿ Yanarım yanarım, bu filmin bilinmemesine yanarım.
Konusundan biraz bahsedeyim; Lilico isimli kızımız bir düzüne estetik ameliyat geçirir. İnsanlar da sürekli onun gibi güzelliğe sahip olmak ister. Ama geçirdiği operasyonlar sonucu vücudu yavaş yavaş tepki göstermeye başlar. Lilico da güzelliğini kaybetmemek adına birçok yolu dener.
Daha önce, büyük bir kalabalığın arasında yapayalnız hissettiğiniz oldu mu? İşte bu film tam olarak onu anlatıyor. Baştan sona hem de… Kimse seni sırf sen olduğun için değil, güzelliğin, gençliğin ya da başka nedenlerden ötrü sever diyor.
Lilico film boyunca bir sürü hata yapıyor. Bir noktada, ekran başında “yeter da yavrum” diyesim bile geldi. Ama onun adına o kadar üzüldüm ki. Belki de son zamanlar izlediğim filmler arasında acısını en çok hissettiğim kişidir kendisi. Onca estetiğe, vücudunda oluşan lekelere rağmen hala ameliyat olması beni 12 yerimden bıçakladı. İyileşmeyi değil, insanların sevgisini istiyor. Yalnız kalmamak adına varını yoğunu ortaya koymak… Bilemiyorum, bence korkunç bir düşünce bu. İşte bu yüzden izlerken aşırı yalnız hissettim..
Filmin atmosferine bayıldım resmen. Özellikle de sürekli mavi ve kırmızı tonlarının kullanılması müthişti. Hırs, öfke, üzüntü, yalnızlık gibi daha nice hisleri gayet başarılı şekilde yansıtmalarına sebep olmuş.
Bu filmi nasıl mı buldum? Pinterest sayesinde. Bana bu filmi önerdikleri için ne kadar teşekkür etsem azdır.
Lilico’ya gelince… Kız cidden çok güzel. Saçı, vücudu, yüzü her şeyi mükemmel. 23728 ameliyat sonrası muazzam bir güzellik ortaya çıkmış. Ama bu yolda yaptıkları korkunç. Hiçbir şeyin ve kimsenin sağlığımızdan, kendimizden daha değerli olmadığını gayet iyi anlatan bir yapımdı.
Film boyunca sürekli genç kaldığımızda güzel olduğumuz algısı olduğunu görüyoruz. Bunun üzerine biraz düşündüm. Hatta biraz fazla düşünmüşüm galiba. Sabah evden çıkarken “her yaşta güzellik var falan da ama gençlik bir başka ya.” demiştim kendime. Sonra metroda bir kadın gördüm. Pek genç değildi. Belki de 45-46 yaşı falan vardı ama o kadar güzeldi kiii. Size o kadını tarif edemem, görmeniz lazımdı. İşte o zaman “amann gençlik de neymiş, insan güzel olunca her yaşta olabiliyor.” gibi bir sonuca vardım. Okuduklarım ve izlediklerimle ilgili böyle tesadüfler yaşamak çok güzel hissettiriyor ya. “Her şeyin doğru zamanı var.” fikrine kapılıyorum.
Bu kadar şey söyledim ama hissettiklerimi hala tam anlatamamışım gibi geliyor. İzleyecekseniz gece izlemenizi öneririm. Yorumumu bu cümleyle bitirmek istiyorum; Yalnızlık bir film olsa bu olurdu. 9/10
“-Neden Tanrım bize önce gençliği ve güzelliği verir ve sonra da geri alır ki?
+İkisi aynı şey değil. Gençlik güzelliktir. Ama güzellik gençlik demek değildir. Çok daha karmaşıktır ve içinde birçok şeyi barındırır.”