1923 dizisini seyrederken meseleyi yalnızca bir çiftlik kavgası veya aile dramı olarak görmek doğru olmaz. Burada anlatılan şey, Amerika'nın kuruluşundan beri taşıdığı bir hayat tarzının yavaş yavaş tarihe karışmasıdır. Her büyük toplumun tarihinde böyle dönemler vardır. Eski düzen artık devam…devamı1923 dizisini seyrederken meseleyi yalnızca bir çiftlik kavgası veya aile dramı olarak görmek doğru olmaz. Burada anlatılan şey, Amerika'nın kuruluşundan beri taşıdığı bir hayat tarzının yavaş yavaş tarihe karışmasıdır. Her büyük toplumun tarihinde böyle dönemler vardır. Eski düzen artık devam edemez, yenisi ise henüz tam kurulmamıştır. İnsanlar da tam bu aralıkta yaşarlar. Dizi bize işte bu geçiş dönemini gösteriyor.
19.yüzyıl boyunca Amerikan Batısı dediğimiz dünya, geniş araziler, göçmen topluluklar, sığır yetiştiriciliği ve oldukça sert yaşam şartları üzerine kurulmuştu. Devlet uzaktaydı, kanun çoğu zaman yetersizdi ve insanlar büyük ölçüde kendi güçleriyle ayakta kalıyordu. Fakat 20. yüzyılın başına gelindiğinde tablo değişmeye başladı. Demiryolları, bankalar, sanayi sermayesi ve merkezî otorite artık en uzak bölgelere kadar ulaşıyordu. Dutton ailesinin yaşadığı sıkıntılar aslında bu büyük değişimin sonuçlarıdır.
Dizinin en kuvvetli taraflarından biri, tarihi büyük liderler veya savaşlar üzerinden değil, sıradan insanların hayatı üzerinden anlatmasıdır. Tarih yalnızca devlet başkanlarının aldığı kararlardan oluşmaz. Bir çobanın, bir çiftçinin, bir göçmenin veya bir annenin hayatındaki değişimler de tarihin kendisidir. 1923 bu gerçeği başarılı şekilde yansıtır.
Özellikle Jacob Dutton karakteri dikkat çekicidir. O, yalnızca bir aile büyüğü değildir; eski dünyanın temsilcisidir. Toprağın, emeğin ve kişisel otoritenin hâlâ belirleyici olduğuna inanan bir nesli temsil eder. Ancak karşısına çıkan yeni ekonomik düzen, bu değerlerin tek başına yeterli olmadığını göstermektedir. Böylece karakterin mücadelesi kişisel olmaktan çıkar, tarihsel bir anlam kazanır.
Dizideki manzaralar da yalnızca görsel bir unsur değildir. Geniş ovalar, sert iklim ve uçsuz bucaksız topraklar bir medeniyetin temelini oluşturmuştur. İnsan yaşadığı coğrafyanın ürünüdür. Bu nedenle dizide doğa neredeyse ayrı bir karakter gibi davranır. Kuraklık, soğuk, uzaklık ve yalnızlık insanların kararlarını belirleyen unsurlara dönüşür.
Yerli halkların hikâyesi ise dizinin en önemli tarihsel boyutlarından biridir. Modern devletler çoğu zaman birlik oluşturmak adına farklı kültürleri kendi kalıplarına sokmaya çalışmıştır. Amerika da bu konuda istisna değildir. Dizide görülen yatılı okul sistemi, yalnızca bireysel trajedileri değil, bir dönemin devlet anlayışını da gözler önüne serer. Tarihçi için burada önemli olan, iyi veya kötü kahramanlar aramak değil; dönemin zihniyetini anlamaktır.
silahlı çatışmaların ve aile içi çekişmelerin ötesinde bir hikâye anlatır. Esasen modern dünyanın doğuşunu izleriz. Eski sınır toplumu çözülürken yerine daha örgütlü, daha merkezî ve daha ekonomik bir düzen kurulmaktadır. Dutton ailesi bu değişime direnmeye çalışır; fakat tarihin en temel kuralı şudur: Hiçbir toplum, değişimin dışında kalamaz. İşte dizinin asıl gücü de burada yatıyor. Bize birkaç karakterin macerasını değil, bir çağın kapanışını seyrettiriyor. Bu yüzden 1923, iyi bir western olmanın yanında, başarılı bir dönem anlatısı olarak da değerlendirilebilirr.