Acı ve Zafer, üretiminde durgunluk yaşayan bir sanatçının geçmişe dönüşlerle yaratıcılığını tetikleyen şeyleri keşfetmeye çalışmasına, geleceğe yürümek için geçmişin kabulüne dair bir yapım. Film çekmeden yaşamanın anlamsız olduğunu düşünen bir yönetmen olduğunuzu düşünürseniz hayatta kalma arayışı. Mallo gibi Almodovar'ın da…devamıAcı ve Zafer, üretiminde durgunluk yaşayan bir sanatçının geçmişe dönüşlerle yaratıcılığını tetikleyen şeyleri keşfetmeye çalışmasına, geleceğe yürümek için geçmişin kabulüne dair bir yapım. Film çekmeden yaşamanın anlamsız olduğunu düşünen bir yönetmen olduğunuzu düşünürseniz hayatta kalma arayışı.
Mallo gibi Almodovar'ın da eşcinsel olduğunu, sırt ağrısından muzdarip olduğunu ve ülkesinde büyük bir yönetmen kabul edildiğini bildiğinizde bu filmin bir otobiyografi olduğunu düşünebilirsiniz üstelik Banderas’ın filmde giydiği kostümlerin, karakterin yaşadığı evin bile Almodovar’a ait olduğu da söylenince hatta Salvador Mallo ismindeki harflerden Almodovar çıkıyor. Ancak Almodovar'a göre hem öyle hem değil.Kendi gerçekliğinin başlangıç olduğunu ancak filmde hayatına dair bir şeyler olduğu kadar olmadığını da söylüyor yönetmen.Eroin kullanmadığını ancak kullanan insanlarla çevrili olduğunu, yoksul bir çocukluk yaşadığını ama mağarada yaşamadığını, "La Mala Educacion" filminin çekimi sırasında Valencia'da bu mağaraları keşfettiğini söylüyor. Benim için hiç önemli değil Salvador'un o olup olmadığı, bu muhabbet magazinin konusu olabilir sinemaseverlerin de umursayacağını düşünmüyorum. Salvador, Almodovar'dan ve onu şahane bir oyunculukla canlandıran Banderas'dan sıyrılmış özgün bir karakter.Banderas bugüne kadar izlediğiniz filmlerindeki jest ve mimiklerini kullanmıyor ve bence en iyi performansını gerçekleştiriyor. Salvador 'u ondan başkası oynayamazmış gibi hissettiriyor.
Gördüğüm en güzel açılış sahnelerinden biriydi. Yaşlı Salvador Mallo'yu havuzun içinde hareketsiz ve nefessiz, sırtında boydan boya bir izle oturuken görüyoruz. Havuzdan başını yukarı çıkararak bir nehir kenarında o nefesi almaya başlamasıyla yeniden doğuyor .
Annesi (Penélope Cruz) dört kadınla birlikte ırmakta eğilmiş çamaşır yıkarken dört beş yaşlarında olan Salvo, annesinin sırtındadır.. Güneşli bir günde, masmavi gökyüzünün altında bembeyaz çarşafları çayıra sererken neşeyle şarkı söyleyerek danseden kadınlar ve sizi seven bir anne mutludur Salvo o da şarkı söylemektedir. Almodovar'ın filmlerinden annenin yaşamındaki yerini biliyoruz belli ki yaratıcılığının kaynağında annesi var. Annenin de yaratıcı olduğunu görürüz bir mağarayı nasıl güzelleştirdiğine tanıklık ettiğimizde.
Filmin ilerleyen zamanlarında gördüğümüz yaşlı anne ile bu genç anne birbirine pek benzemiyor genç olanın çok daha güzel olması bana geçmişe dönük hatırlamalarda idealize etmeyi düşündürdü. Hayalimizdeki anneye daha yakın..
Zaman doğrusal bir şey mi, geçmiş bugünü, bugün geçmişi doğuramaz mı ?
Film üzerine söylenecekler bitmez, Almodovar filmlerini çok severim Acı ve Zafer'i ilk sıraya koyacağım içeriğe daldım görselden bahsetmeye gerek var mı yine rengarenk bir filmdi kırmızı, yeşil ve mavi. Mutfakta kırmızı mavi kombinasyonunu hiç beğenmesem de evine bayıldım.Duvarlar nasıl zengindi arkeologlar belki bahseder Fellini afişinden, tablolardan..
Hepimiz yaşamda acı ve zaferle seyahat ediyoruz bu film bize ilham veriyor. İyi ki izledim ve iyi ki varsın Almodovar .. 👏
Her insan öldürür gene de sevdiğini
Bu böyle bilinsin herkes tarafından,
Kiminin ters bakışından gelir ölüm,
Kiminin iltifatından,
Korkağın öpücüğünden,
Cesurun kılıcından!
Kimisi aşkını gençlikte öldürür,
Yaşını başını almışken kimi;
Biri Şehvet'in elleriyle boğazlar,
Birinin altındır elleri,
Yumuşak kalpli bıçak kullanır
Çünkü ceset soğur hemen.
Kimi pek az sever, kimi derinden,
Biri müşteridir, diğeri satıcı;
Kimi vardır, gözyaşlarıyla bitirir işi,
Kiminden ne bir ah, ne bir figan:
Çünkü her insan öldürür sevdiğini,
Gene de ölmez insan.
Oscar Wilde .. 🍂