1 aya yakın bir zamandır film izlemiyordum, yeni bir aya girmişken yeniden filmlere sarmayı düşündüm ve Oscar listesinde bana göz kırpan Ölümcül Tuzak filmini izledim. Filmde Irak-ABD muharebesi esnasında bombaları etkisiz hale getirmekle mükellef bir grup askeri izliyoruz. Ortadoğu'yu gördüm,…devamı1 aya yakın bir zamandır film izlemiyordum, yeni bir aya girmişken yeniden filmlere sarmayı düşündüm ve Oscar listesinde bana göz kırpan Ölümcül Tuzak filmini izledim.
Filmde Irak-ABD muharebesi esnasında bombaları etkisiz hale getirmekle mükellef bir grup askeri izliyoruz. Ortadoğu'yu gördüm, savaş gördüm. Birkaç ABD askeri gördüm. Eh tabii filmde ABD yapımı olunca aklımdan ilk geçen cümle şu oldu: ''Bol bol Amerika propogandası izlemeye hazır ol.'' Film beni düşüncemde asla yanıltmadı. Çünkü ABD yapımı bir savaş filmi varsa Amerika'yı öve öve bitiremezler, yere göğe sığdıramazlar. Tabii filmde bunu 'Yaşasın Amerika kahrolsun Çin, Rusya ve bize düşman olan herkes!' diye bağırarak yapmıyorlar. Filmin içine sıkıştırdıkları ufak tefek iyilik gösterileri, samimiyet yalanları, kahramanlık oyunları ile yapıyorlar.
Neyse filmin Amerika övgüsünü bir kenara bırakıp film hakkındaki övgülerime ve sövgülerime gelelim. Filmin oluşturduğu savaş ortamı gayet güzeldi. Havaya girmemi sağladı ve ne izleyeceğim hakkında da daha en başından (propoganda kısmı hariç) fikir sahibi oldum.
Çok duygusal olunacak bir senaryo değildi, oyuncularda ciddilikleri koruyarak senaryonun hakkını vermişler bence. Özellikle Jeremy Renner'in performasını beğendim. Ne çok abartılı bir oyunculuğu vardı ne de film için yavan kalmıştı. Dengeyi güzel sağlamış. Çok abartılı, üst düzey bir duygudurum belli eden bir performansı da bu filme yakıştırmazdım. Çünkü soğukkanlı olunması gereken bir işin hikâyesini canlandırıyorlar.
Savaş ve aksiyon temalı bir film olduğunu görünce bol bol savaş, çatışma izleyeceğimi sanmıştım. Bu konuda yanılgıya uğratınca (belki izlemeden önce konusunu okusaydım yanılgıya uğramazdım) aksiyon kısımları bana pek geçmedi. Durgun bir film asla değildi, aksine gayet tempolu bir yapımdı ama bir aksiyon-çatışma eksikliği vardı. Bomba imha sahnelerini daha meraklandırıcın acaba ne olacak heyecanı hisettirecek şekilde verebilirlerdi. Fakat her şey o kadar açıktı ki filmin neredeyse hiçbir sahnesinde bir adrenalin hissetmedim. Bu da filmden biraz olsun beni uzaklaştırdı.
Aksiyon ve heyecan eksikliğinin yanında abartılı bir kısmı da vardı. O da James'in bir süperkahraman profilinde çizilmesiydi. 'Amerikalı askerler cesurdur!' imajı yaratmak ve bu şekilde bir gövde göstergesi çizmiş olabilirler ama bu kadar da abartıya gerek yoktu bence. Yazının başlarında soğukkanlı olmalarını, ciddiyetlerini beğendiğimi söylerken bunları söylemem biraz çelişki gibi gelebilirim. Ufak bir açıklama ile sizi rahatlatabilirim. Evet soğukkanlı olmaları, ciddi olmaları gayet güzel. Fakat ufak bir korku kıpırtısı hissetmek isterdim. Duygudurumu abartıp filmin havasını çok bozmadan. Veyahut her olaya James'in atlaması yerine bir başka birini de kullanabilirlerdi.
Neyse filmin finalinin bağlandığı iyi bir koca-iyi bir baba kısmını gereksiz buldum. Anlamsız şekilde bağlandı. Patlama sahnesinde bile bitseydi daha makûl bir final olabilirdi. Veyahut aile kısmı hiç olmayıp direkt sonda gösterilen kısımla bitseydi. James'in oğluna söyledikleri ile son sahne arasında bir bağ kurmaya çalıştım. Bağı da kuramadım.
Hızı ve temposu yüksek olsa da aksiyonun düşük olduğu, bol bol propogandanın olduğu, ara ara anlamsız sahnelerle süslenen Akademi Ödülleri tarafından çok fazla şişirilen izlemeseniz eksikliği olmaz, izlerseniz de vakit kaybı olmaz diyebileceğim bir filmdi.