Day - 46 - Vocabulary ============== Bugünkü İngilizce kelime çalışmamızda bir yola çıkıp, bir "bölgeye" gidiyoruz. Bir varlıklık arayışı mı desem, ruhumda ki acı boşlukları doldurmaya çalışmak mı, yoksa bir anlığına imge, simge ve semboller içine nesneleri koymak mı ?…devamıDay - 46 - Vocabulary ==============
Bugünkü İngilizce kelime çalışmamızda bir yola çıkıp, bir "bölgeye" gidiyoruz.
Bir varlıklık arayışı mı desem, ruhumda ki acı boşlukları doldurmaya çalışmak mı, yoksa bir anlığına imge, simge ve semboller içine nesneleri koymak mı ?
Hayır uydurmadı yönetmen kafasından herşeyi. Filmde hissetmiştim bunu. Ruhum mu acıyordu, kanayan beynim miydi? Yoksa her şey sadece basit bir horman dengesizliği miydi ? Belki hiç biri yada hepsi..
Bu filmi izleyenler ne hissetti, ne düşündü bilmiyorum ama; birçok yerde Necip Fazıl'ın Kaldırımlar ve Bekleyen şiirlerini hissettim. Kaldırımlarda yürüyen benim, beklenen benim, bekleyen benim.
Ne arıyorum ben?
Kendimi mi?
İnanç mı?
Aşk mı?
Hakikat mi?
Lekesiz bir şeylere erişmek için çıktığım her yolda ne kadar kirli olduğumu, yada o yollarda ne kadar kirlendiğimi gördüm hep. Varlığımın özündeki insanlığımdan, insanlığımın özündeki varlığımdan nefret ediyorum bazen.
Niyetim sizleri bu harika felsefi, sanatsal filmden soğutmak değildir, fimli mutkaka izleyin. Herkesin hissettiği/düşündüğü başka oluyor değil mi ?
Neyse neyse, film analizi yapmaya gelmedim. Andrei Tarkovsky'nin "Stalker" filminde kullanılan başlıca kelimelerin İngilizce karşılığını ve bazı söz/diyalogların İngilizce çevirisini paylaştım.
✓ Stalker: İzci, rehber
✓ Existence: Varoluş
✓ Arayış: Quest
✓ Sınır: Boundary
✓ Reality: Gerçeklik
✓ Dream: Rüya
✓ Chaos: Kaos
✓ Order: Düzen
✓ Hope: Umut
✓ Fear: Korku
✓ Faith: İnanç
✓ Truth: Gerçek
✓ Desire: Arzu
✓ Meaning: Anlam
✓ Zone: Bölge
✓ Path: Yol
✓ Artifact: Eser
✓ Guide: Rehber
✓ Despair: Ümitsizlik
✓ Beauty: Güzellik
✓ Fate: Kader
✓ Destiny: Alınyazısı
✓ Deeper self: Derin benlik
✓ Zone Guard: Bölge Bekçisi
✓ Zone Artifact: Bölge Eseri
✓ Human nature: İnsan doğası
✓ Inner journey: İçsel yolculuk
✓ Scientist: Bilim insanı
_________________________________________
Zone'a girmek: To enter the Zone
Zone'dan çıkmak: To leave the Zone
Zone'un sırrı: The secret of the Zone
Zone'un gücü: The power of the Zone
Zone'un tehlikesi :The danger of the Zone
_________________________________________
"Bir insan yeni doğduğunda, zayıf ve esnektir. Öldüğü zaman, kaskatı ve duygusuzdur. Bir ağaç büyürken, körpe ve yumuşaktır. Ama kuru ve sert hale geldiğinde,ölüp gider. Sertlik ve güç,ölümün arkadaşlarıdır."
"When a human is born, they are weak and flexible. When they die, they are stiff and unfeeling. When a tree grows, it is tender and soft. But when it becomes dry and hard, it dies. Rigidity and strength are the friends of death."
_________________________________________
“Ah, Tanrım, şu insanlar…”
“Sakin ol. Bu onların suçu değil.”
“Onlara acımalısın, kızmamalısın.”
“Onları görmedin mi?”
“Gözleri boş bakıyorlar.”
“Akıllarındaki tek şey, kendilerini gereğinden ucuza satmamak.”
“Amaçları, bütün duygularını en fazla nasıl tatmin edebilecekleri.”
“Önceden belirlenmiş bir amaçla doğduklarına çok eminler.”
“Ne de olsa sadece bir kez yaşıyorlar!”
“Böyle insanlar bir şeye inanabilir mi?
“Oh, God, these people…”
“Calm down. It’s not their fault.”
“You should pity them, not be angry.”
“Didn’t you see them?”
“Their eyes are empty.”
“The only thing on their minds is not selling themselves too cheaply.”
“Their goal is to satisfy all their emotions as much as possible.”
“They are very sure that they were born with a predetermined purpose.”
“After all, they only live once!”
“Can such people believe in anything?”
_________________________________________
"I hope that we will find what we are looking for in the Zone."
(Umarım Bölge'de aradığımızı buluruz.)
"My wish is to find the truth."
(Dilegim gerçeği bulmaktır.)
"The Zone is a place of dreams and nightmares."
(Bölge, hayallerin ve kabusların yeridir.)