Day - 52 - Vocabulary ============== Aşk acısı mı çekiyorsunuz? Bu acının derinliğini tarif eden şiir, şarkı ve kitaplara yönelip daha mı çok acı çekiyorsunuz? Öyleyse devam edin ve bunu avantaja çevirelim, hali hazırda bu güçlü duygunuz bayatlamadan aşka dair…devamıDay - 52 - Vocabulary ==============
Aşk acısı mı çekiyorsunuz?
Bu acının derinliğini tarif eden şiir, şarkı ve kitaplara yönelip daha mı çok acı çekiyorsunuz?
Öyleyse devam edin ve bunu avantaja çevirelim, hali hazırda bu güçlü duygunuz bayatlamadan aşka dair Ahmed Arif'in harika şiirinin İngilizce çevirisine ve bazı kelimelerin İngilizce karşılığına bakalım.
“Hasretinden prangalar eskittim”, a poem by Ahmed Arif
Through my longing for you I have worn out fetters
Being able to tell about you,
To good guys and heroes.
Being able to tell about you,
To the disgraceful, rude
Filthy lie.
How many ice cold winters have passed?
The wolves sleep, the birds sleep, the dungeons sleep.
Outside life keeps going on, roaring…
Only I don’t sleep,
Damn, how many springtimes,
Have I, through my longing for you, worn out fetters?
Let me put bloodroses in your hairs,
Once on this side,
Then on that side…
Being able to scream you out,
Into bottomless pits,
To a falling star,
To somebody that reaches a matchstick
A matchstick that is fallen
On the most barren wave of an ocean.
To him who has lost the passion of first loves,
Who has lost the kisses,
Who shows no interest in the sudden dusk
Who dreams away over a cigarette and a drink
Being able to tell about you, to him…
Your absence is another word for hell
I’m cold, don’t close your eyes…
_________________________________________
Longing: özlem
Worn out: aşınmış
Fetter: zincir
Tell about: anlatmak
Good guys and heroes: iyi adamlar ve kahramanlar
Disgraceful: utanç verici
Rude: kaba
Filthy lie: pis yalan
Ice cold: buz gibi
Winters: kışlar
Wolves: kurtlar
Birds: kuşlar
Dungeons: zindanlar
Keep going on: devam etmek
Roaring: kükreyen
Don't sleep: uyumamak
Damn: lanet olsun
Springtimes: baharlar
Bloodroses: kanlı güller
Hairs: saçlar
Once: bir kez
Side: taraf
Scream out: çığlık atmak
Bottomless pits: dipsiz kuyular
Falling star: düşen yıldız
Matchstick: kibrit çöpü
Fallen: düşmüş
Barren: çorak
Wave: dalga
Ocean: okyanus
Tell about: anlatmak
Absence: yokluk
Hell: cehennem
Cold: soğuk
_________________________________________
Hasretinden Prangalar Eskittim
Seni anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmez,
Kahpe yalana.
Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya…
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana…
Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara.
Akan yıldıza.
Bir kibrit çöpüne varana.
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamdan,
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni…
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini…
Ahmed Arif