Day - 63 - Vocabulary ============== Sinema Terimleri Sözlüğü: Antagonist: Kısaca senaryonun kötü karakteri. Auteur: İngilizce author’un Fransızca karşılığı olan auteur, kendine has bir sinema dili kurmayı başarmış yönetmenler için kullanılır. Avant-garde: Deneysel veya soyut bir sanat hareketi olan avant-garde,…devamıDay - 63 - Vocabulary ==============
Sinema Terimleri Sözlüğü:
Antagonist: Kısaca senaryonun kötü karakteri.
Auteur: İngilizce author’un Fransızca karşılığı olan auteur, kendine has bir sinema dili kurmayı başarmış yönetmenler için kullanılır.
Avant-garde: Deneysel veya soyut bir sanat hareketi olan avant-garde, sinemada geleneksel film dillerini zorlayan yapımlar için bir şemsiye kavram olarak da kullanılmakta.
B-Movie: Genellikle bağımsız yönetmenlerin ellerinden çıkan, ayırt edici özelliği düşük bütçeli olması olan filmler için kullanılır.
Bolywood: Hindistan’daki büyük ölçekli film endüstrisi. Bombay ve Holywood kelimelerinin birleşiminden türemiştir.
Cameo: Ünlü bir aktör, yönetmen veya başka bir alanda tanınmış bir simanın filmin içerisinde çok kısa görünmesini ifade eder.
Caption: Filmde diyalogu başka bir dilde gösteren ve görüntünün altında beliren yazı, altyazı.
Cast: Filmde yer alan tüm oyuncuları ifade eden genel terim.
Cinema Verite: Gerçek sinema manasına gelen Fransızca Cinema Verite, Fransız Yeni Dalga akımının bir parçası olarak gerçek hayatı olabildiğince seyirciyi de deneyime katarak gösteren film yapım üslubu.
Close-Up: Yakın çekim. Genellikle filmin öyküsü içerisinde bağıntılı bir anlamı vurgulamak için karakterin bedeninin bir parçasına veya dekorda yer alan bir objeye yapılır.
Crew: Film yapım ekibi.
Director’s Cut: Stüdyo müdahalesi görmemiş olan, yönetmenin izleyicinin görmesini istediği biçimde çektiği film versiyonu. En bilinen örnekleri arasında ise Blade Runner gösterilebilir.
Dublör: Özellikle aksiyon filmlerinde riskli çekim ve sahnelerde aktörün/aktrisin yerine geçen kişi.
Ekspresyonizm: Gerçekliğin çeşitli düzenlemeler, dekorlar ve ışıklar kullanılarak bozulmasını amaçlayan bir film tekniği olarak ekspresyonizm, karakterlerin iç dünyasını filme yansıtmak için kullanılır. 1920’lerde Almanya’da başlayan ekspresyonist metota, dramatik ışıklandırma, karanlık imgeler ve grotesk çekimler örnek gösterilebilir.
Epilog: Filmin son kısmında yer alan kısa sahne. Özelliklere bölümlere ayrılan filmlerde final sahnesini oluşturur.
Flashback: Hikâyenin film zamanında geriye dönüşler yapılarak anlatılması ve anlamlandırılmasına dayanan teknik.
Footage: Metraj. Filmin veya sekansın uzunluğunu belirtmek için kullanılan ölçüm terimi.
Frame: Filmin yapısındaki en küçük element olarak frame, basit anlamıyla tek bir görüntüyü anlatır. Bu görüntülerin birbirini izleyen biçimde birleşimi ve gösterimi ise sahneyi (scene) meydana getirir.
Genre: Fransızca’dan gelen genre, tür veya çeşit olarak dilimize çevrilebilir. Filmlerin ortak noktalarına ve ayırt edici sanatsal temalarına göre kategorize edilmesini ifade eden genre, hepimizin bildiği dram, korku, gerilim gibi alt türleri ifade eder.
Interlude: Genellikle kısa, plot ile anlam oluşturması gerektirmeyen film sekansı.
Lighting: Sahne içerisindeki ışıklandırmayı belirtmek için kullanılan genel terim. Işıklandırmanın dozu, yönü, dekor içerisindeki konumu, karakter ile olan bağı vb. film analizlerinde sıkça değinilmektedir.
Kontrast (ing. contrast): Bir sahnede görülen ışık ve gölge kullanımı arasındaki fark.
Sinematografi: Yunanca kine (hareket) ve graphos (yazı) kelimelerinin birleşiminden oluşan sinematografi, film yapımında çekim, kurgu, görüntü yönetimi ve sahne tasarımı gibi her biri ayrıca ve detaylıca incelenebilecek olan elementlerin birbiri ile uyum içerisinde olmasını ifade eder.
Mizansen (fr. Mise-en-scene): Sahneye koymak anlamına gelen mizansen, sahne içerisinde yer alan aklınıza gelebilecek birçok bileşenin uyum içerisinde kullanımını anlatır. En çok bilinen mizansen öğeleri ise sahne tasarımı, ışıklandırma, kamera açısı ve oyunculuk.
Money Shot: İzleyicide bir nevi climax hissi uyandıran ve filmin harcanan paranın her kuruşunu hak ettiğini düşündüren film sahnesi.
Montaj (fr. Montage): Çekimlerin ve sahnelerin filmin içerisinde amacına uygun biçimde bir araya getirilmesi.
Plot: Kısaca filmin olay örgüsü. Aynı zamanda character plot olarak kullanımı da zaman içerisinde karakterin gelişim ve değişimini anlatmak için kullanılır.
Pre-Screen: Filmin vizyona girmeden önce belirli izleyicilerden görüş ve değerlendirme alınmak üzere ön gösterimi.
Prolog: Filmin başlangıç bölümünde ana hikâye öncesi izleyicinin film hakkında bilgilendirildiği kısa giriş sekansı.
Protagonist: Filmin ana ve genellikle iyi huylu karakteri.
Sequel: Devam filmi.
Setting: Filmin geçtiği yer ve zaman. Ayrıca buna bağlı olarak belirlenen sosyal yapılar, davranış normları, gelenek ve görenekler vb.
Sahne: Çekimlerin (shot) birleşimi
Sekans: Sahnelerin birleşimi.
Soundtrack: Filmde kullanılan diyaloglar, ses efektleri ve müzikleri ifade eder. Popüler anlamı ile ise filmde kullanılan müzikler.
_________________________________________
Kaynakça:
Ultimate Guide to Film Terms: The Definitive Glossary of Film Terminology, Studiobinder