Day - 66 - Vocabulary ============== İngilizcede Yaralandığını İfade Etmenin Yolları 1- Fiziksel Olarak Yaralandığında Kullanabileceğin İfadeler: Burn: Cildin ısının veya yanıcı bir maddeyle temas sonucu zarar görmesi. I accidentally burned my hand while cooking dinner. (Akşam yemeği pişirirken kazara…devamıDay - 66 - Vocabulary ==============
İngilizcede Yaralandığını İfade Etmenin Yolları
1- Fiziksel Olarak Yaralandığında Kullanabileceğin İfadeler:
Burn: Cildin ısının veya yanıcı bir maddeyle temas sonucu zarar görmesi.
I accidentally burned my hand while cooking dinner.
(Akşam yemeği pişirirken kazara elimi yaktım.)
_________________________________________
Cut: Kesici bir nesnenin cilde zarar vermesi sonucu oluşan yaralanma.
I cut my finger while slicing vegetables. (Sebzeleri dilimlerken parmağımı kestim.)
_________________________________________
Twist/Sprain: Bir eklemi zorlama sonucu oluşan ağrılı yaralanma.
I twisted my ankle while playing soccer. (Futbol oynarken bileğimi burktum.)
_________________________________________
Strain: Kasların aşırı gerilmesi sonucu oluşan ağrılı durum.
I strained my back while lifting heavy boxes.
(Ağır kutuları kaldırırken belimi zorladım.)
_________________________________________
Splinter: Cildin altına batan küçük keskin nesne.
I got a splinter in my thumb from the old wooden chair.
(Eski ahşap sandalyeden baş parmağıma diken battı.)
_________________________________________
Scrape: Cildin yüzeyinin sürtünme veya çarpma sonucu zarar görmesi.
I fell off my bike and scraped my knee. (Bisikletten düştüm ve dizimi sıyırdım.)
_________________________________________
Bruise: Cildin altında kan birikimi sonucu morarma.
I have a bruise on my arm from bumping into the door.
(Kapıya çarptığımdan kolumda bir morluk var.)
_________________________________________
Bump: Başın veya vücudun bir yere çarpma sonucu oluşan şişlik.
I accidentally hit my head on the shelf and got a bump.
(Rafa kazara başımı çarptım ve bir şişlik oluştu.)
_________________________________________
Sunburn: Güneş ışınlarının cilde zarar vermesi sonucu oluşan kızarıklık.
I forgot to apply sunscreen and ended up with a bad sunburn.
(Güneş kremi sürmeyi unuttum ve kötü bir güneş yanığı oldum.)
_________________________________________
Blister: Cildin sürtünme veya ısı nedeniyle kabarcık oluşturması.
I wore new shoes and now I have a blister on my heel.
(Yeni ayakkabı giydim ve şimdi topuğumda su toplaması var.)
_________________________________________
Scald: Kaynar sıvının cilde temas etmesi sonucu cildin zarar görmesi.
I accidentally scalded my hand with boiling water.
(Kazara kaynar suyla elimi yaktım.)
_________________________________________
Fracture: Kemiklerin kırılması.
I fell down the stairs and ended up with a fracture in my arm.
(Merdivenlerden düştüm ve kolumda kırık oldu.)
_________________________________________
Dislocate: Eklem yüzeylerinin anormal bir şekilde ayrılması.
I dislocated my shoulder while playing volleyball.
(Voleybol oynarken omzumu çıkardım.)
_________________________________________
Chafe: Sürtünme sonucu cildin tahriş olması.
My new shoes chafed my heels during the hike.
(Yeni ayakkabılarım yürüyüş sırasında topuklarıma sürtünmeden dolayı tahriş etti.)
_________________________________________
Pulled Muscle: Kasın ani hareket veya zorlamadan dolayı incinmesi.
I pulled a muscle in my back while lifting a heavy object.
(Ağır bir nesneyi kaldırırken sırt kasımı incittim.)
_________________________________________
Stung: Arı, böcek veya deniz canlısının sokması sonucu oluşan ağrı.
I got stung by a bee while gardening. (Bahçe işlerini yaparken bir arı soktu.)
_________________________________________
Rash: Cildin tahriş, kızarıklık veya kabarcık oluşturması.
I had an allergic reaction and got a rash on my arms.
(Alerjik bir reaksiyon geçirdim ve kollarımda kızarıklıklar oluştu.)
Insect Bite: Böcek ısırığı sonucu cildin tahriş olması.
I got an insect bite on my leg while camping.
(Kamp yaparken bacağıma bir böcek ısırdı.)
_________________________________________
Electric Shock: Elektrik çarpması.
The electrician warned us to be careful not to get an electric shock.
(Elektrikçi, elektrik çarpmamak için dikkatli olmamız konusunda bizi uyardı.)
------------------------------------------------------------------------
2- Duygusal Olarak Yaralandığında Kullanabileceğin İfadeler:
Hurt: “Hurt” kelimesi duygusal acı veya yaralanmayı ifade etmek için genellikle kullanılır.
I felt really hurt when he said that
(O bunu söylediğinde gerçekten incindim).
_________________________________________
Upset: “Upset” kelimesi rahatsızlık veya üzüntü hissettiğini ifade etmek için kullanılır.
I was upset by her comments
(Onun yorumlarından rahatsız oldum).
_________________________________________
Distressed: “Distressed” kelimesi sıkıntı içinde veya rahatsız hissettiğini ifade etmek için kullanılır.
I was deeply distressed by the news (Haberler beni derin bir şekilde üzdü).
_________________________________________
Emotionally wounded: “Emotionally wounded” ifadesi duygusal olarak yaralandığını ifade etmek için daha güçlü bir ifade olarak kullanılabilir.
Her betrayal left me emotionally wounded
(Onun ihaneti beni duygusal olarak yaraladı).
Heartbroken: “Heartbroken” kelimesi kalbinin kırıldığını ve büyük üzüntü yaşadığını ifade etmek için kullanılır.
I was completely heartbroken when our relationship ended
(İlişkimiz sona erdiğinde tamamen kalbim kırıldı).
_________________________________________
Devastated: “Devastated” kelimesi şiddetli bir üzüntü veya yıkım hissettiğini ifade etmek için kullanılır.
I was devastated by the loss of my pet (Evcil hayvanımın kaybı beni mahvetti).
_________________________________________
Broken: “Broken” kelimesi duygusal olarak parçalandığını ve üzüldüğünü ifade etmek için kullanılır.
His betrayal left me feeling broken
(Onun ihaneti beni paramparça etti).
_________________________________________
Suffering: “Suffering” kelimesi acı çektiğini ve üzgün olduğunu ifade etmek için kullanılabilir.
I’m suffering from the recent events
(Son olaylardan acı çekiyorum).
_________________________________________
Affected: “Affected” kelimesi duygusal olarak etkilendiğini ifade etmek için kullanılır.
Her words really affected me
(Onun sözleri gerçekten beni etkiledi).
_________________________________________
Wounded: “Wounded” kelimesi incindiğini ve üzgün hissettiğini ifade etmek için kullanılır.
I felt emotionally wounded after the argument (Tartışmadan sonra duygusal olarak yaralandım).
Kaynak: openenglish.com