Day - 95 - Vocabulary =============== "Memory” başlığı altında 10 kelime derlenmiştir: 1- acquisition 2- anomaly 3- consciously 4- degrade 5- gap 6- indisputable 7- intervene 8- intuitively 9- recede 10- retrieve 1- acquisition acquisition (n): edinme, kazanç, kazanma Language…devamıDay - 95 - Vocabulary ===============
"Memory” başlığı altında 10 kelime derlenmiştir:
1- acquisition
2- anomaly
3- consciously
4- degrade
5- gap
6- indisputable
7- intervene
8- intuitively
9- recede
10- retrieve
1- acquisition
acquisition (n): edinme, kazanç, kazanma
Language acquisition starts at a very young age.
acquire (v): kazanmak, edinmek, elde etmek
2- anomaly
anomaly (n): anomali, anormallik, kuralsızlık
The reason for these conditions may be a rare climate anomaly that persisted for six years, new research indicates.
3- consciously
consciously (adv): bilinçli olarak, kasten, bile bile
Anna consciously chose to ignore him.
consciousness (n): bilinç, şuur
conscious (adj): bilinçli, bilinciyle, farkında
4- degrade
degrade (v): indirgemek, küçük düşürmek, indirmek, rütbesini indirmek
Pornography degrades women.
degradation (n): bozulma, azalma, indirgeme, alçalma, düşürme, indirme, rütbe indirme
degradable (adj): parçalanabilir
5- gap
gap (n): boşluk, fark, aralık
Jack has a small gap between her front teeth.
6- indisputable
indisputable (adj): tartışmasız, kesin, su götürmez, inkâr edilemez, şüphe edilmez
Michael Jordan is indisputably one of the finest basketball players ever.
indisputably (adv): tartışmasız bir şekilde, şüphesiz bir şekilde
7- intervene
intervene (v): müdahele etmek, karışmak, araya girmek, arada olmak, aracılık etmek, nüfuzunu kullanmak
The Central Bank intervened in the currency markets today to try to stabilize the exchange rate.
intervention (n): müdahele etme, aracılık etme, araya girme, karışma, geçme, arada olma, nüfuzunu kullanma
8- intuitively
intuitively (adv): sezgisel olarak
Tom’s wife knew intuitively that something dreadful had happened to him.
intuition (n): sezgi, önsezi, sezi
intuitive (adj): sezgisel, iç güdüsel
9- recede
recede (v): vazgeçmek, çekilmek, gerilemek, geri çekilmek, geri gitmek, ortadan kaybolmak
After the age of 25, John’s hairline began to recede further back from his forehead.
recession (n): durgunluk, geri çekilme, gerileme, düşüş
recessive (adj): gerileyen, çekinik
10- retrieve
retrieve (v): geri almak, kurtarmak, kavuşmak, telâfi etmek, avı bulup getirmek
Most dogs can be trained to retrieve objects that their owners have thrown.
retriever (n): av köpeği, avı bulup getiren köpek
retrievable (adj): geri alınabilir, düzeltilebilir, yeniden alınabilir, telâfisi mümkün