Ingilizlere özgü danslar, abartı kibarlıklar, çalınan piyanolar, kitaplara düșkünlük; bu ve benzeri gibi birçok șeyler ile birlikte her ne kadar gıcık edici de olsa bir yandan sempatik uyandıran yine bir DÖNEM Filmi. Üstelik feminist oyuncumuz Greta'nın yönetiminde... Filmin sonu fazla…devamıIngilizlere özgü danslar, abartı kibarlıklar, çalınan piyanolar, kitaplara düșkünlük; bu ve benzeri gibi birçok șeyler ile birlikte her ne kadar gıcık edici de olsa bir yandan sempatik uyandıran yine bir DÖNEM Filmi. Üstelik feminist oyuncumuz Greta'nın yönetiminde... Filmin sonu fazla uzatılmıș. Oscar adayı evet.. Ama bence kazanmamalı; benim demem bir șey ifade etmiyor, sonuçta Oscar hiçbiși... Ama Jojo Robbit çok güzeldi be. 1917'ye Oscar verirlerse de "Hollywood Çok komiksin a..." diyeceğim. Iyi akșamlar. Burayı da sonradan ekledim, așagıșı çok doldu, okumazsanız üzülürüm diye ekledim buraya. 😁
Filmde yer yer beğendiğim sahneler oldu. "Feminist" temeli bir film olduğu çok belli fakat feminizmi erkek düșmanlığı olarak görmeyen bir düșünceden çıktığı için memnun oldum tanıștığımıza... Bu sahneler; Jo karakterinin çalıșıp annesine yardım etmek istemesi; kadınların da iș hayatına atılıp evin geçimine yardım etmesi kadar doğal ve güzel bir șey olabilir mi bilemedim; feminist değilim. (Bunun için istli bir kavramcı olmaya gerek duymuyorum.)... Bir diğer sahne: Saçaklı Timothy'nin Emma Watson'a süslü püslü pek sevmem demesi çok hoștu. Bence de yani bazı kadınlar makyajı da elbiseyi de fazla abartıyor yahu... Yine Timothy'nin Jo'ya seni seviyorum ulan diye bağırıp çağırması, garip bir duygu uyandırdı bende... Filmin sonlarına doğru güzel bir aile tablosu mevuct, çok hoștu. Rabbim herkese ailesi ile güzel anlar nasip eylesin.
Beğenmediğim diyemem ama düșüncede kusur bulduğum bir sahne var. Keșke yılbașı ya da Noel her gün olsa deniliyor. Insanların mutlu olması için her gün bir kutlamaya mı gerek var? Bir güne mi depolanıyor tüm samimiyetler, ha! Söyle Ronan; gel seni Müslüman yapalım Ronan :((.
Eser, sevmek üzerine derince düșündürdü beni. Olm kim kimi seviyor ya. Allah așkına sevgi bazen çok yalan geliyor bana. Filmi baz alalım; Jo bizim saçaklıdan hoșlanıyordu, bana tekrar sorsa seni seviyorum derim dedi. Fakat gitti bașka adama ilan-I așkta bulundu. Biraz kafam karıștı, karakterlerin sevgisini tam doğru bulamadım.
Oyunculuklar konusunda en bașarılı bence Florence idi. Çoğundan farklı ve bambașka bir ağırlıkta oynamıș. Saoirse Ronan, hepsinden iyiydi derdim ama gözüm biraz yenilere kaydı; bu arada Watson'un abartılacak bir abidesi veya performansı yoktu. Hermony be yerim seni 😁 Timothy'i pek sevmem ama bu filmde iyiydi. Minik minik hanımlar, bakıșlar, gülümsemeler klasik Ingiliz hareketleri vesselam biraz baydı bence. 94 yapımı filmi de varmıș, o filmi izlemedim ama daha kısa ve hoș duruyor. Greta abla daha çok feminizmle bezemiș... Bunun sahne geçișleri de pek sıçramalıydı, üzerinde çalıșılabilirdi. Jo'nun çaresizliği güzel yansıtılmıș; kadınların yalnızca așık olan bir obje görülmesınden bıktığını söylediği sahne fenaydı. Bunu diyorsun Hollywood ama Kadınları seks objesi yapmak- tan da bıkmayan sensin kuzum. Adam ol.