Day - 100 / Final - ================== Arkadaşlar bugün tam 100 gün oldu. Bu süreç boyunca paylaştığım kelime sayısı 2bini geçti. Elimden geldiği kadar seçici, faydalı olmaya çalıştım. İlgi gösteren arkadaşlara sonsuz teşekkürler. İngilizce Kelime Öğrenme/Anlama çalışması bugün son bulmuştur.…devamıDay - 100 / Final - ==================
Arkadaşlar bugün tam 100 gün oldu. Bu süreç boyunca paylaştığım kelime sayısı 2bini geçti. Elimden geldiği kadar seçici, faydalı olmaya çalıştım. İlgi gösteren arkadaşlara sonsuz teşekkürler.
İngilizce Kelime Öğrenme/Anlama çalışması bugün son bulmuştur.
Son günün konusuda İngilizce'de son, sonlanmak anlamına gelen kelime ve deyimlerdir.
Kelimeler
end (son bulmak, sonlanmak)
finish (bitirmek, sonlandırmak)
terminate (sonlandırmak, sona erdirmek)
culminate (doruğa ulaşmak, zirveye ulaşmak)
cease (durmak, sona ermek)
expire (sona ermek, geçerliliğini yitirmek)
complete (tamamlamak, bitirmek)
close (kapatmak, sonlandırmak)
_________________________________________
Deyimler
Come to an end (son bulmak)
Come to a close (son bulmak, sona ermek)
Come to a head (doruğa ulaşmak, zirveye ulaşmak)
Come to nothing (başarısızlıkla sonuçlanmak)
Draw to a close (sona ermek, bitmek)
Run out (bitmek, tükenmek)
Wind down (yavaş yavaş sona ermek)
Fade away (zayıflamak, yok olmak)
Die out (yok olmak, sona ermek)
Laid off (işten çıkarılmak, sona ermek)
Come to a conclusion (sonuca varmak)
Culminate in (bir şeyle sonuçlanmak)
_________________________________________
Örnekler
The meeting ended at 5:00 pm.
(Toplantı 5:00'de sona erdi.)
The war ended in 1945.
(Savaş 1945'te sona erdi.)
The project was finished on time.
(Proje zamanında bitirildi.)
The company terminated the employee's contract.
(Şirket çalışanın sözleşmesini feshetti.)
The war culminated in the signing of a peace treaty.
(Savaş, bir barış antlaşmasının imzalanmasıyla doruğa ulaştı.)
The music ceased suddenly.
(Müzik aniden kesildi.)
The coupon expired yesterday.
(Kupon dün sona erdi.)
The species died out millions of years ago.
(Tür milyonlarca yıl önce yok oldu.)
The light faded away as the sun set. (Güneş batarken ışıklar sönmeye başladı.)
My patience is running out.
(Sabrım tükeniyor.)
The meeting is drawing to a close. (Toplantı sona yaklaşıyor.)
The new season of the show will come to an end in June.
(Şovun yeni sezonu Haziran ayında sona erecek.)
The book comes to the end of the protagonist's journey.
(Kitap, kahramanın yolculuğunun sonuna gelir.)