🌟🌟🌟🌟🌟 İzlediğim ilk yabancı Kara Film... Ve inanın bana o kadar hoşuma gitti ki ben bile inanamadım. O tarihte böyle sade böyle komplike bir iş cidden inanılmaz doğrusu.. 1937 yapım tam bir tarihi eser.. O zamanın şartları, sosyokültürel yapısı, adetleri…devamı🌟🌟🌟🌟🌟
İzlediğim ilk yabancı Kara Film...
Ve inanın bana o kadar hoşuma gitti ki ben bile inanamadım. O tarihte böyle sade böyle komplike bir iş cidden inanılmaz doğrusu..
1937 yapım tam bir tarihi eser..
O zamanın şartları, sosyokültürel yapısı, adetleri o kadar ince detaylar barındırıyor ki izlerken filme düştüm resmen..
Kıyafetler, şarkılar, mekanlar..
Yönetmen abimiz William Wyler zamanının çok ötesinde bir iş yapmış cidden..
Bütün set bir çıkmaz sokaktan ibaret ve ona bağlanan ara sokaklardan.. Ya William abi kameraları öyle bir konumlandırmışsın ki 10 farklı çekim açısıyla aynı mekandan 10 farklı mekan nasıl elde ettin ya.. Ba yıl dım..
Karakterler, tiplemeler Yeşilçamda da yerini 30 sene sonra 1960 larda yerini almış. Baya baya etkilemiş hem de.. Kötü karakter, masum kız, serseri çocuklar, polis tipleri cımbızla al Yeşilçama koy.. Ama bu Yeşilçamdan daha doğal ve kaliteli..
Filmden etkilendim ben ya..
Filmde oynayıp da günümüzde sağ kalan kimsenin olmayışı ve benim "şu an ekranda kimi görüyorsan tarih oldu" fikrini sürekli zihnimde döndürerek izlemek filmi 10 kat daha etkili yaptı benim için...
Bebek Yüzlü Martin rolünü Humphrey Bogart oynuyor ki adam Dünya sinemasına Jön kimliğini getiren adamdır. Karizmanın öz evladı.. Joel McCrea, Slyvia Sidney, Claire Trevor, Leo Gorcey ve daha niceleri.. Bu filmde oynayıpta sonraki kariyerinde ödül almamış kimse yok sanırım. Birçok aktristin çıkış filmi bu..
Hele hele bir yaşlı adam rolünde Tom Ricketts var ki adam 1853 doğumlu bu filmden 2 sene sonra da ölmüş hakikaten.. Filmdeki hakkındaki replikler de cidden duygulandırdı bunu öğrenince..
1937 de bile olsa 6 yıl üniversite okuyup Mimar olup işsiz kaldığı için cam kenarlarını boyayarak 25 papele geçinmeye çalışan reisi görünce bazı şeyler hiç değişmemiş diyorum..
3 cent için gasp yapan çocuk çeteler, 3.5 dolar kazanmak için sendika yürüyüşlerinde polisten dayak yiyen kadın..
Hele hele bir ütü sahnesi var. 1937 de ütünün nasıl yapıldığını görünce teknoloji ne büyük nimetsin dedim ya.. Ayakkabının astarı eridiği için yerine kağıt koymalar ve koyarken de ayak için pek sağlıklı değil ama idare ediyor yoksa ayakkabı delinecek demeler.. O zamanın şartlarını çok ama çok yansıtıyor bu film..
Bu filmden 2 sene sonra 2. Dünya savaşı kopuyor aslında dünyadaki o gergin ve durgun hava ve sokak çocuklarının hayatı bir yandan da her gece kokteyl veren sosyete zenginlerinin halka üstten bakan tavrı...
O zamanda da aynıydı bu zamanda da...
Kısacası benim için bu film 10/10 ve şiddetle tavsiye ediyorum. Bir kahve eşliğinde soğuk bir kış gününde yorgana sarılıp izlenmelik en güzel Kara Film örneklerinden...