Zeki hırsız Arsen Lüpen'in öykülerinden esinlenerek oluşturulmuş bu dizide Arsen Lüpen'e hayran olan Assane Diop'u izliyoruz. Dizinin ilk 2 sezonunu izlememin üzerinden biraz zaman geçmişti. Hakkında bir şeyler yazmak için 3. sezonunun çıkmasını beklemiştim. 3. sezon çıktı, benim çıktığından haberim…devamıZeki hırsız Arsen Lüpen'in öykülerinden esinlenerek oluşturulmuş bu dizide Arsen Lüpen'e hayran olan Assane Diop'u izliyoruz.
Dizinin ilk 2 sezonunu izlememin üzerinden biraz zaman geçmişti. Hakkında bir şeyler yazmak için 3. sezonunun çıkmasını beklemiştim. 3. sezon çıktı, benim çıktığından haberim oldu, en sonunda izledim ve işte buradayım.
Dizide biraz Sherlock havası olsa da esinlenildiği Arsen Lüpen öykülerini daha çok yansıtıyor. Lüpen serisinin tüm kitaplarını okumadım, hatta okuduklarımın içeriğini de tam olarak hatırlamıyorum ama diziyi izlerken kitaptan bazı yerler gözümde canlandı.
Dizide Assane Diop'un babasının intikamını almaya çalışırken girdiği hırsızlık oyunlarını izliyoruz. Aslında zekice planlamış ve kurgulanmış bir senaryo. Fakat bazı yerlerde de eksiklikler ve mantık hataları baş gösteriyor. Bu hatalarda ne yalan söyleyeyim izleyiciyi birazcık uzaklaştırıyor. Lâkin bir yandan da heyecanını koruduğu için tam anlamıyla diziden kopmak mümkün değil. En azından ben kopamadım.
İlk sezon diğer 2 sezona nazaran daha çok hata ve eksiklik barındırıyordu. Eğer buna kanıp geri kalan sezonlara şans verilmezse diziye yazık edilmiş olunur. Zira benim en hoşuma giden ve heyecanı dibine kadar hissettiğim sezon son sezon oldu. Ayrıca 4. sezona dair meraklandırdığını da söylemek isterim.
Dizi bir hırsızlık ve intikam alma kurgusu etrafında ilerlese de sadece bunları izlemiyoruz. Aynı zamanda Assane Diop'un ailesi ile olan çalkantılı ilişkisini, çocukluğunu, karısıyla nasıl tanıştığını onu bu kadar usta bir hırsız yapanın ne olduğunu, polis teşkilatının hırsızlık vakalarını çözmeye çalışmalarını da izliyoruz. Daha çok planı gören, uygulayan, kaçan tarafta olsak da dizi bize kovalayan tarafta olma şansı da veriyor bazen.
Biraz kafa karıştırıcı bir dizi. Sürekli Assane'nin geçmişiyle şimdiki yaşamı arasında gidip geliyoruz. Bazen kaçan bazen kovalanan oluyoruz. Bir kere koptuğunuz anda çorap söküğü gibi eksiklikler geliyor. (Dizinin kendi eksikliklerinden söz etmiyorum.) O yüzden bu zeki hırsızlık macerasını izlerken kopmamanızı tavsiye ederim.
Dizinin heyecanlı ve merak uyandırıcı tarafının yanında mizahi bir dili vardı. Bu da oldukça hoşuma gitti. Sürekli kovalamaca izlemek birazcık sıkıcı olabilirdi. Eğlenceli sahnelerle işi çekilebilir hâle getirmişler.
Tüm oyunculara değinmeyeceğim. Performansı iyi olanlar vardı, kötü olanlar da vardı. Ben dizinin etrafında döndüğü, daha doğrusu peşinde koşturduğu Assane Diop karakterine hayat veren Omar Sy'den bahsedeceğim. Rolüne cuk oturmuş. Çok beğendiğim oyunculuğunu. Karakteri yükseltmesi gerektiği yerde yükseltmiş, düşürmesi gerektiği yerde de düşürmüş. Dizinin atmosferine uygun bir oyunculuk sergilemiş.
Polisiye severlere, eğlence ve heyecan arayanlara, bu sefer Sherlock'u değil de Arsen'i tanıyıp izlemek isteyenlere öneririm.