Filmi nasıl tarif edebilirim diye düșünüyorum șuan... Evet, sanırım filmi abartmadan ve Hollywood'u bir yerlerini kaldırmadan düzgün bir inceleme yapabilirim! Sam Mendes'in hem yönetip hem yazdığı yani kısacası Auteur'luk ettiği bu eserle birlikte Oscar adaylarını tamamlamıș oldum. Film için klasik…devamıFilmi nasıl tarif edebilirim diye düșünüyorum șuan... Evet, sanırım filmi abartmadan ve Hollywood'u bir yerlerini kaldırmadan düzgün bir inceleme yapabilirim! Sam Mendes'in hem yönetip hem yazdığı yani kısacası Auteur'luk ettiği bu eserle birlikte Oscar adaylarını tamamlamıș oldum.
Film için klasik bir deyișle ses ve görüntü efektlerinin muhteșem olduğunu belirteceğim. Evimdeki mükemmel basslı hoparlör ile izledim ve gayet de keyif aldım.
Oyuncular ile birlikte gerginliği net olarak hissettim. Yani bir izleyicide olușması gereken profili kendimde buldum diyebilirim. Fiziksel acılar, kamera karșısında müthiș gerilim yaratmıș. Bunu dikenli tel batma sahnesinde anladım; göze toz kaçma, karna yenen bıçak, kuvvet ve inatla itilen araba sahneleri ile de bu gerçekçiliğe ve oyunculardaki kabiliyete hayran kaldım.
Ölümden sonra insan yüzünün fondeten sürmüșçesine beyazladığını hepimiz biliyoruz ve bu filmde bir karakterle bunu devasa yansıtmıșlar; yönetmeni ve ekibi tebrik etmek gerek...
Filmi merakla izledim. Aslında Hollywood'un her sene böyle kahraman Amerika içerikli savaș filmleri yaptığını biliyor ve izlemekten de hep kaçınıyordum. Ne kadar izlesem de bir süre sonra bunlar "Yalan, propaganda" demekten kendimi alamıyorum hiçbir zaman. Zaten bu filmde de "Almanlar güvenilmez" tabelasını asmasalar da ben anladım... GOT dizisinden Dean Charles adlı oyuncu bașrol gibi dursa da değil; iyi ki değil. Ben bu çocuğu itici buluyor ve mimiklerini beğenmiyorum. Kafasını dik tutamıyor ve gıcık oluyorum olm.
Filmde beğendiğim birçok șey vardı: Mesela bașrol oyuncumuz GEORGE MACKAY. 11.22.63 dizisini seyrederken hep diyordum, bu çocuk ilerde çok değerlendirilecek, müthiș mimikleri ve harika performansı var diyordum. Yine diyorum, sizi filmin içine sürekli çeken ve karamsar bırakan oyunculuğu var. Bu çoçuğa güvendiğim için filmi asla terk etmedim. Yoksa kurgusu çok klasik; müzik, efektler ve mekân dıșında da bir abidesi yok.
Sahiden karșımıza çıkan mekãnlar çok hoș seçilmiș. Anı yașıyorsunuz resmen, kasveti soluyor ve geriliyorsunuz. Çekim kalitesi de Fevkalade yüksek. Hattâ Nolan'ın Dunkirk'inden çok çok güzel. (Dunkirk Nolan'ın en bașarısız filmidir, tamam mı.). Neyse uzatmayalım, ulan süt içilen sahneyi pek beğendim, neden bilmiyorum. Sondaki kaçıș sahnesi fazlasıyla epikti. Ne koșturdun be Will! Güzel kapanıyor ve eșsiz bir müzikle hasbihal ediyorsunuz resmen.
Yalnız filmi fazla övdüm ulan. Hollywood zihnime girdin olm yine ya. Neyse. Oscar'ı bu gece izlicem. Bu filmin almaması için dua etmicem tabii ki, ama Jojo Rabbit müthiști be. Buna verirler gibi duruyor, ne de olsa Ameriga bu. Yalan, dolan, propaganda, savașın ortasında ilkeler, soğuk savaș, sömürme falan hep bunun b... Sonuçta :)
Güzel filmdi. 8 lik valla.