Bir gemi kazası meydana gelir, 17 yaşındaki Pi, bir orangutan, bir sırtlan, yaralı bir zebra ve kaplanla okyanusun ortasında bir filikada mahsur kalır. Sırtlan, zebra ve orangutan ölür ve Pi'nin 300 kiloluk bir Bengal kaplanıyla yaşam mücadelesi başlar. Hindistan filmlerindeki…devamıBir gemi kazası meydana gelir, 17 yaşındaki Pi, bir orangutan, bir sırtlan, yaralı bir zebra ve kaplanla okyanusun ortasında bir filikada mahsur kalır. Sırtlan, zebra ve orangutan ölür ve Pi'nin 300 kiloluk bir Bengal kaplanıyla yaşam mücadelesi başlar.
Hindistan filmlerindeki ya da Hindistan temalı filmlerdeki tüm dinlere saygı olayını çok seviyorum. Bence inanıp inanmaman ya da neye inanıp inanmadığının pek önemi yok. Önemli olan insanların düşüncelerine ve kutsallarına saygı duyabilmek.
Filmde Tanrı'ya ulaşma çabası var aslında. Tüm zorlukların arasında Pi, umutla Allah'ın kendisini göstermesini bekliyor. Onu ayakta tutan hem kaplana karşı duyduğu korku hem de Tanrı'yı görme arzusu bence.
İzlerken insan düşünmeden edemiyor; ''Bir kaplanla okyanusun ortasında yalnız kalsaydım, ne kadae hayatta kalabilirdim?'' Ne yapardım değil, ne kadar hayatta kalabilirdim. Galiba birçoğumuz Pi gibi soğukkanlı olamazdık, o panikle de analitik düşünemezdik. Hayatta kalma temalı çok fazla yapım izlemedim, ama izlediklerim ya da az çok hatırladıklarım arasında Pi'nin Yaşamı en iyilerden biri. En felsefik ve en zekice olanı.
Nasıl kurtulacak acaba diye beklemek -kurtulacağını bilerek izliyoruz, o yüzden spoiler değil bu- neler yaşayacağını bu kadar zor bir durumla edeceği mücadeleyi izlemek efsanevi. Geminin batış kısmına kadar olan yeri biraz sıkıcıydı yalan değil, merakla filikada kaplanla başbaşa kalmasını bekledim. O kısma gelene kadar baya sıkıldım. Fakat Pi ve kaplanın filikadakı yaşam mücadelesi ilk kısım ne kadar sıkıcıysa bu kısım o kadar heyecanlıydı. Görsel efektleri biraz abartılı bulsam da bir yandan da göz doldurucu olduğunu da söylemek isterim.
Gelelim oyunculuklara. Genç Pi'yi canlandıran Suraj Sharma'da, yetişkin Pi'yi canlandıran Irfan Khan'da rollerini tam da olması gerektiği gibi canlandırmışlar. Suraj Sharma karakterinin çaresizliğini, korkusunu ama umudunu mimiklerine, davranışlara gerçekçi şekilde aktarmış. Irfan Khan'da bu hikâyeyi yeniden yaşıyormuşcasına anlatmış.
***SPOİLERİMSİ***
``Genç Pi filikada ayağı kırılmış bi' zebra, yavrusunu kaybetmiş orangutan, vahşi bi' sırtlan ve kocaman bi' kaplanla başbaşa kalır. Sırtlan ayağı kırılmış zebrayı öldürür. Orangutan sırtlana saldırır, sırtlan orangutanı öldürür ve sonunda kaplan vahşi sırtlanı öldürür.``
``Gemiden sadece 4 kişi kurtulur. Bacağı kırılmış bir denizci, kötü niyetli bir aşçı, Pi ve Pi'nin annesi. Kötü niyetli aşçı yaşamlarını devam ettirmek için kendilerine fazlalık olan yaralı denizciyi öldürür. Pi'nin annesi öfkelenip aşçıya saldırır. Aşçı anneyi öldürür. Pi kötü niyetli aşçıyı öldürür.``
Siz hangi hikâyeye inanır ya da inanmak isterdiniz? Hem mantık hem de duygusal olarak düşünün.