Aftersun neden bana babamı değil de kardeşimi hatırlattı? (belki de her şey onu hatırlamanın bahanesidir.) Neden ilk etapta hiç bir kardeşim olsun diye dilememiştim? Dilemeyi bile bırak niye bu fikirden nefret etmiştim? Çünkü en başta benim yüce fikrim önündeki yegâne…devamıAftersun neden bana babamı değil de kardeşimi hatırlattı?
(belki de her şey onu hatırlamanın bahanesidir.)
Neden ilk etapta hiç bir kardeşim olsun diye dilememiştim?
Dilemeyi bile bırak niye bu fikirden nefret etmiştim?
Çünkü en başta benim yüce fikrim önündeki yegâne engel olacağını bir şekilde tahmin etmiş olmalıyım.
Ve niye şuan bütün kafa tutuşlarım onun adına?
Niye ismi nara gibi dilime pelesenk?
Bugün aftersun'ı izledim🥳
Bir babanın istenciyle sevdiceği evladı arasındaki sıkışmışlığını, 'çok yaşa' sözünün geçtiği bir doğum günü şarkısının bile onu saatlerce ağlatabilmiş olması bana çok tanıdık.
Dişlerimi sıkarak bana tanıdık gelen detaylardan söz etmek istiyorum, bazen koşar adım uzaklaşırsın bir yerden (oldukça bencilcedir bu) esasen koşmak istersin ama koştuğunda çok belli etmiş olursun bir şeylerden kaçtığını, ve transa girmişçesine dürtüsel hareket edersin. Denizde nefesin tükenircesine aç bilaç bir halde öfkeyle kulaç atarak sonrasında bayılmak gibi...
Sonra roller değişir küçük bir ruhla, o senin baban olur, annen olur, ablan olur, bu seni çok acıtır ve sürekli özür diler konumda bulursun kendini onun için doğru figüranı dolduramadığın için.
1. dereceden yakınının içinde bulunduğu cenderenin sendeki yansıması ve çocuklukta deneyimlediğin o küçük yaz kaçamaklarının ilerideki tüm hayatını etkileyebileceğine inanıyor musun?
Evet öyle.
Cinsel yönelimin bile zihnindeki birkaç kare resimden, birkaç cümleden birkaç travmadan şekillenebilir olduğuna inanıyor musunuz yoksa her şey doğuştan mı gelir? Ruhaniyat var mıdır yaratılır mı? Mizaç bizle gelip sonradan mı ortaya çıkar sonradan yoksa bizzat oluşturulur mu birinci elden?
Bugün bazı restler çektim, bu da benim güncel monoloğum.Birilerini yitirdim.
Hep derim ya hallederim ya ben de yiteceğim.
Bugün halletmeyi seçmişim, halletmeyi seçtiğim günlerden (?)
Basit varoluş sırlarını çözebilmiş olmak isterdim (biraz da Tina'nınki gibi koşulsuz sevgi)
Yarayla kutsanmış olmak klişesini hiç anlayıp özümsemem bu arada
Bunu ben çağırmadım en nihayetinde
O yüzden kovabilme yetim de yok.
Tina'yı özledim.
Bahanesiydi onun için yazmanın Aftersun.
Bugünkü hassasiyetime ve uyarılmışlığıma gelirsek...
Geçer umarım.
not1: düpdüzensiz bir bilinçakışının sonu daha
not2: gamsız hayat ve losing my religion şarkılarını yine obsesyon haline getirme perileri üşüştü kafama
not3: tina, seni çok seviyorum, bunu asla unutma, benim aksine sadece sade yaşa
not4: sadelik sıkıcılıkla eş değer değildir
not5: özkıyım, en az öznesi kadar geriye kalanlar için sancıtan bir olgudur