Jeffrey Dahmer ile tek ortak yönümüz doğum günlermizin aynı olması olmayabilir öhöm öhöm.🫢 Şaka şaka. Böyle sadistçe ve iğrenç fantazilerim yok, ama bazen insan hakedenlere karşın düşünmüyor değil. Neyse diziden bahsedeyim. Dizide zamanında ABD'yi kasıp kavurmuş, özellikle Asyalılara ve Afrolara…devamıJeffrey Dahmer ile tek ortak yönümüz doğum günlermizin aynı olması olmayabilir öhöm öhöm.🫢 Şaka şaka. Böyle sadistçe ve iğrenç fantazilerim yok, ama bazen insan hakedenlere karşın düşünmüyor değil.
Neyse diziden bahsedeyim. Dizide zamanında ABD'yi kasıp kavurmuş, özellikle Asyalılara ve Afrolara korku salmış seri katil, yamyam Jeffrey Dahmer'in yaşamı anlatılıyor. Dizinin kurgusunun mükemmel, aşırı iyi olduğunu söyleyemem, fakat iyiydi. Yani seri katil konulu bir dizi izleme beklentimi ve isteğimi tatmin etti.
Jeffrey'in çocukluğunu, onu psikopatlığa iten sebepleri -elbette bir bahanesi olamaz-, nasıl büyüdüğünü, cinayetleri nasıl işlendiğini, sonrasında neler yaptığını ve nasıl yakalandığını, yargılanma sürecini ve ölümünü başarıyla işlemiş dizi. Hem vahşeti açık açık gösterip birazcık hassas izleyicilerini itmiyor, hem de birçok olayın üstünü kapatıp, tozpembe dünya yaratıp beklentilerin ve as olanın dışına çıkmıyor. (Vahşeti açıkca gösterseydi de yanlış bulmazdım. Rahatsız olan da seri katil dizisi izlemesin kardeşim zorla mı?) Tabii aşırı hassas olanlar kaçınmalı. Sonra vay efendim izlemezdim önerini okudum, izledim, psikolojim bozuldu gibi mesuliyetler kabul etmiyorum(z).
Zamansal kurgu biraz kafa yorucuydu aslında. Sürekli geçmiş ve gelecek arasında gidip geldik. Tabii tempoya alışınca olağan gelmeye başlıyor.
O psikopatlık ve soğukkanlılık olması gerektiği gibi yansıtılmış. Ne eksik ne fazla. Oyuncunun gözlerinde ve davranışlarında Dahmer'in hem yaptığı şeyden aldığı zevki hem de bunları yaparken duyduğu korkuyu görebiliyorsunuz. O sebeple Evan Peters'in doğru bir seçim olduğunu söyleyebilirim.
Dizinin gerilimini yakaladım. Bazen o hava bana geçmeyebiliyor fakat bunda geçti. Gerilimi hissedince de sıkılmadan izleyebildim diziyi.
Karanlık bir atmosferinin olmasını da beğendim. Aydınlık bir atmosfer uymazdı zaten konuya.
Bazenleri akmayan, içimde ileri sarma isteği uyandıran -bir şey kaçırırım diye sarmadım elbette- sahneler de oldu. Ama yine kendini çabuk toparlayıp ilgimi çekmeyi başardı.
Heyecan dozajı bence tam da olması gerektiği gibiydi. Ne bi' aksiyon dizisi gibi yüksekti, ne de dram dizisi gibi alt seviyedelerdi. Bir gerilim filminin vereceği heyecan ve tempo nasılsa bunun da -her zaman olmasa da- öyleydi.
Katili şirin gösterme çabaları -vaftiz sahnesindeki- çaba bana da saçma geldi. (Belki gerçekte olmuştur bu, tüm günahlardan arınma adına. Sonuçta inançları bu.) Ayrıca bazı yorumlardaki eğitimsizlik, aile, çevre baskısı vs. girip Jeffrey'i masumlaştırmaya çalışan kişileri de anlayamadım. Birine zarar vermenin -nefsi müdafa olmadığı sürece- bir bahanesi, o'su bu'su olamaz bence. Ama 'seri katil hoşuma gitmedi, rahatsız oldum, yok eşcinsellik var, yok yamyamlık var, adam insanlara hayvanlara zarar veriyor, ayyy iğrençççç.' tepkilerini de anlayamıyorum. Seri katil dizisi olduğu belli, konusunu okuyup Jeffrey Dahmer'i şöyle bi-iki dakika araştırsanız dizide hemen hemen izleyeceğiniz şeyler belli bunu bile bile izleyip rahatsız olacağınızın bilincinde olup neden konusunun ve içeriğinin üstünden diziyi bokluyorsunuz?
Neyse meraklısı olan, hassas olmayan, ''offf çok rahatsız edici ya midem bulandı, rüyalarıma girecek nesini izliyor bunun.'' demeyecekler izlesin. Diyecekler için de pembe, hoş, sevimli diziler vardır elbette.