Sevgili Raf Radyo dinleyicileri 🎙️ Efsane bir parça ile daha kulaklarınıza misafiriz... 🎧Michael Jackson - Smooth Criminal Paris’te 1880’li yıllarda Seine nehrinde bir kadın cesedi bulundu. Cesedin 16 yaşında olduğu düşünülüyordu. Genç kızın bedeni öylesine kusursuzdu ki, ne bir kesik…devamıSevgili Raf Radyo dinleyicileri 🎙️
Efsane bir parça ile daha kulaklarınıza misafiriz...
🎧Michael Jackson - Smooth Criminal
Paris’te 1880’li yıllarda Seine nehrinde bir kadın cesedi bulundu. Cesedin 16 yaşında olduğu düşünülüyordu. Genç kızın bedeni öylesine kusursuzdu ki, ne bir kesik ne de başka bir yara vardı. Bu yüzden niçin boğulduğu hiçbir zaman belirlenemedi. Belki intihara sürüklenmişti, belki sadece düşmüştü ya da Michael Jackson’nın da dediği “Smooth Criminal” yani mükemmel, pürüzsüz bir cinayettir kim bilir?
1880’li yıllarda bulunan kadın cesedinin kime ait olduğu bulunamadığı gibi herhangi bir yakını olup olmadığıda da tespit edilemedi. Bu yüzden o dönemde Paris’te oldukça ünlü bir uygulamaya başvuruldu. Cesedi kimliği belirlenemeyen diğer cesetler gibi, halka sergiletildi. Buna rağmen genç kızın kimliği hakkında hiçbir bilgiye ulaşılamadı. Ama enteresan bir şekilde genç kızın yüzündeki ilginç ifadeden, o belli belirsiz gülümsemeden morgda bir patolog öylesine etkilendi ki; plaster döküp yüzünün kalıbını çıkardı ve kalıptan bir maske üretti. Bu maske birçok tüccarında ilgisini çekti. Satışa sunulan maskeler başta Paris halkı olmak üzere; insanları o kadar etkiledi ki artık bir ikon haline geldi. Bu durum öyle bir hal aldı ki; Fransa’da ardından Almanya’da oradan da tüm Avrupa’da yayılan bu yüz evlerin vazgeçilmez bir aksesuarı haline geldi. Sanatçıların sessiz ve hareketsiz modeliydi o artık, hatta Alman gençleri ona benzemeye çalışıyordu. Dönemin şairleri, sanatçıları onun hakkında pek çok yazı yazmıştı. Albert Camus onu Boğulmuş Mona Lisa olarak adlandırmıştı.
Uzun yıllar sonra 1950’li yıllarda Asmund Laerdal isimli bir oyuncak üreticisi, tahta yerine plastikten figürler üretmek istiyordu. Bir figür tasarladı ve tasarladığı figürün adını An koydu.
Laerdal’in oğlu tam bu sıralarda bir boğulma tehlikesi geçirdi. Laerdal elini oğlunun göğsüne vura vura bedenindeki suyu boşaltmayı başarıyor.Yine aynı dönemde kalp masajı ve suni teneffüs gibi alanlarda eğitim alması gereken öğrenciler de materyal sıkıntısı yaşıyor. Bunun üzerine bir ekip Leardal’in şirketi ile anlaşma yapar ve An’in ya da daha sonra kullanılacak ismi ile söylersek Annie’nin yüzü artık dolaylı olarak hayat kurtarmaya başlar.
‘’Annie are you okey?’’ ya da bizim dilimizde çok yaygın olan”Eni viçi vokkey” kısmını mutlaka duymuşsunuzdur. Bu soru aslında kalp masajı ve suni teneffüs eğitimlerinde kullanılan Annie adlı mankene söylenen ‘’Annie are you okey?’’sorusundan gelir.