Kitap ergenlik dönemlerinde olan bir gencin dünyaya bakış açısını okuyucuya sunurken aynı zamanda yetişkinlerin dünya düzenine karşı bir isyan da sunuyor. Kitap ismiyle pek de müstesna değil. Yani en azından okumadan önce ismine bakarak zihninizde ismine bakarak canlandırdıklarınızla okuduğunuz şeyler…devamıKitap ergenlik dönemlerinde olan bir gencin dünyaya bakış açısını okuyucuya sunurken aynı zamanda yetişkinlerin dünya düzenine karşı bir isyan da sunuyor.
Kitap ismiyle pek de müstesna değil. Yani en azından okumadan önce ismine bakarak zihninizde ismine bakarak canlandırdıklarınızla okuduğunuz şeyler aynı değil.
Roman boyunca ergenlik sürecindeki bir gencin büyümeye adım atarken yaşadığı problemleri, hayatı anlama sürecini, yaptığı isyanları, doğrularını, yanlışlarını, sosyalleşme çabasını ve toplumda yalnızlaşmasını, kendini bir şekilde yalnızlaştırmasını okuyoruz. Hemen hemen hepimize tanıdık gelebilecek şeyler. Holden'ın yaşadıklarıyla birebir şeyler yaşamasakta veyahut ergenlik dönemlerimizde tamamıyla onunla aynı şeyleri düşünmesekte benzer yollardan, sorgulamalardan, başkaldırı ve isyan etme süreçlerinden geçebiliyoruz. O yüzden okudukça anlatılanların tanıdık gelmesi ve kendinizden birer parça bulmanız muhtemel.
Kitabın esprili ve basit bir dili var. Size pek bir şey katmasa da -belki katar- en azından eğlenebilirsiniz. Ayrıca anlatım tarzı ve dili bizlere oldukça kolay bir okuma sunuyor. Elinizde aldıktan sonra bir çırpıda bitirebilirsiniz. Ben sürekli aynı şeyleri okumaktan sıkıldığım için aynı anda başka kitaplarda takip ettim, o yüzden benim için vakit birazcık uzundu, ama siz bir kitaba uzun süre odaklanabiliyorsanız bir çırpıda bitirebileceğiniz bir eser.
Kitabı kahraman anlatıcı bakış açısıyla okuduğumuz için Holden harici karakterleri Holden'ın anlattığı kadarıyla tanıyabiliyoruz. O yüzden karakterler konusunda pek analiz yapabileceğim bir eser değil. Sadece Holden'ı tanıyabiliyoruz. Holden'da zeki ama düşünmeden hareket eden, ağzı bozuk, sürekli bir şeylerden yakınan, yüzeysellikten hoşlanmayan, yeni maceralar arayan, kavga etmeyi seven ama aynı zamanda da kavgadan korkan, hoşnutsuz bir karakter. Kısacası bir ergenin sahip olabileceği tüm özellikleri taşıyan bir çocuk. Holden'ın cümlelerini okuyup, iç dünyasına indikçe kendi geçmişime de bir yolculuk yaptım. Onu tanıdıkça aslında kendi lise çağlarımı tanıdım, hatırladım diyebilirim. Tabii bu kadar isyankar, ağzı bozuk, aklı havada değildim ama bizimde ani kararlar verip çok yanlışlar yaptığımız, dünya düzenine karşı 'aq böle hayatın' dediğimiz zamanlar oldu. (Çaktırmayın hâlâ diyorum.)
Kitap tam olarak direkt konu edindiği ergenlere ve henüz tam anlamıyla yetişkin olamamış ama bunun etkilerini hissetmeye başlayıp sorumluluklar almaya başlamış olan gençlere hitap ediyor bence.
Yazımın en başlarında bahsettiğim gibi size muazzam bilgiler katmaz. Ya şuan aynı süreçlerden geçiyor olup empati kurma şansı yakalarsınız, ya da kendi geçmişinizi hatırlayıp bir süzgeçten geçirme fırsatı bulursunuz. Tüm bunların dışında da esprili tarzıyla da eğlendirdiğini söyleyebilirim. Samimi hissettirdi. Dertleşiyor gibi bir etki bıraktı üzerimde. Kendimizi kitaptaki bahsi geçen psikiyatristin yerine koyabiliriz bence. Çünkü sayfalar boyunca Holden bize kendini, çevresini ve isyanını bize anlatıyor. Biz de onu dinliyoruz. Kitabı bitirdikten sonra da belki böyle yazarak belki sadece düşünerek muhakemesini yapıyoruz.
Kitap devam ediyor gibi bitiyor. Yani Holden konuşmaktan sıkıldığı için son veriyor sözlerine. Sıkılmasa daha devam eder. Böyle bir kitabın ''bitti'' etkisi vermesi beni rahatsız ederdi. Sonuçta hayat her şeye rağmen devam ediyor. Böyle açık uçlu olmasını sevdim.