Spoiler içeriyor
Dünya’yı gezmek isteyen bir insanın izlemesi gereken ya da bilmesi gereken bazı şeyler vardır. Başlasın mı araştırmalar o zaman? Haydi başlasın. 6 bölüm ve 6 farklı ülke. Umarım izlediğim ülkeleri gezme şansım da olur bir gün. Bir sürü yemek öğrenmeye,…devamıDünya’yı gezmek isteyen bir insanın izlemesi gereken ya da bilmesi gereken bazı şeyler vardır. Başlasın mı araştırmalar o zaman? Haydi başlasın. 6 bölüm ve 6 farklı ülke. Umarım izlediğim ülkeleri gezme şansım da olur bir gün. Bir sürü yemek öğrenmeye, kültürlerini tanımaya hazır mısınız? İnsan analizini en iyi yemekler üzerinden yaparız sözünü kanıtlamak için izliyorum. Ve bir de sizin için. Hayır, tamamen kendim için.
📍Arjantin’e gidiyoruz: Buenos Aires. Gizli silahları peynirmiş. Tutkulu bir halkmış Arjantin halkı. Zaten çoğumuz mavi beyaz forma renklerinden tanıyoruz onları. Hırslarını ve yeteneklerini de gösterdiler tutkularının yanında. Futbol, tango, siyaset gibi konulardaki tutkularıyla öne çıkıyorlarmış. Diğer Latin ülkelerinden daha çok Avrupa ülkelerine benziyorlarmış ayrıca. Mimari, müzik ve sanatın yanında yemeklerinde de Avrupa rüzgarı esiyormuş.
Bizim gibi et manyağı bir ülke aslında Arjantin. En ünlü sokak yemekleri şunlar: Choripan, Milanesa, Pizza, Empanada, Tortilla.
Merkez pazarının içinde Las Chicas de Las Tres adında minik bir yerin sahibi olan Pato bizi konuk ediyor bu bölümde. O bir sanatçı. Mükemmel Tortilla’ları varmış. Patatesli yumurta yaptığınızı düşünün. Üstüne kaşar ve jambon ve üstüne bir kat daha patatesli yumurta.
Pizza’nın da bir hikayesi var tabi. Arjantin’in yerlisi neredeyse hiç yok ülkede. Göçmen kanı akıyor aslında bu topraklarda. Pizza da İtalyan göçmenler ile gelmiş ve burada Fugazzeta olmuş. Stuffed pizza diye de geçiyor. Buranın da en iyi mekanı La Mezzetta’ymış. Pizza ama iki kat hamurlu. Ortasında bolca mozarella ve en üstünde de soğan var. Buna pizza diyemeyiz bence artık?
Empanadas; yani kızarmış mısır unu hamuru. İçi çeşit çeşit olabiliyor. Kıymalı, Bizim gözleme diybebiliriz aslında. Ele alınacak kadar oluyor bu. Lo de Fabi en meşhur yer bu konuda.
Choripan; yani sucuklu sandviç. Futbolla içli dışlı olan bu ülkede maç varsa bu yemek kesin yenirmiş mesela. En önemli sokak yemeklerinin de bu olduğunu söylüyorlar. Bizim kokoreç gibi bir anlam yüklemişler herhalde.
📍Brezilya’ya gidiyoruz: Salvador. Brezilya benim için Gabi demek. Başkaları ne düşünür bilmem. Onun bizim yemeklerimize bayıldığını biliyorum. Bakalım onların en ünlü yemekleri nelermiş. Bu sefer Dona Suzana’nın yanındayız. Şehirde sömürge zamanından kalan Portekiz etkisini ve Afrikalı kölelerden dolayı Afrika etkisini çokça görebiliyorlarmış. Dansta, dinde ve tabiki çokça yemeklerde görebiliyoruz bunu.
Bu sefer sır neredeyse her şeyde kullanılan o yağda; dende yağı. Bir de börülce çokça kullanılıyormuş. Ünlü sokak lezzetleri ise şunlar: Acaraje, abara, feijoada, moqueca.
Re-Restaurante. Dona Suzana’nın meşhur Moqueca’sını yiyebileceğiniz o yer. Deniz kıyısındaki bir şehirde balığın yenmeme imkanı yoktur. Bu yemeğin asıl ürünü de balık zaten. Balık, hindistan cevizi sütü ve kilit ürün dende yağı. Birleştiremediniz dimi aklınızda bu ürünleri? Ben de birleştiremedim ama çok sevildiği kesin.
Pirao & Abara yemek için Martinha Do Abara’ya gidiyoruz. Sahilde bir seyyar satıcı kadın. Pirao kurutulmuş sosis ile yapılıyor. Abara’da ise Kurutulmuş karides ve ezilmiş fasulye ana ürünlerimiz. Tabi dende yağı vazgeçilmezimiz. Görüntüsü bu sefer hiç iştah açıcı değil çünkü muz yaprağına sarılıyor ve garip duruyor. Denemek lazım…
Acaraje için Acaraje de Baia’ya gidiyoruz. Tatlı patates püresi veya karides püresiyle doldurulan börülce böreğiymiş. Dende yağını bu sefer kızartmada kullanıyorlar.
Feijoada için Bar Du Kabaça’ya düşüyor yolumuz. Et bombardumanının içine fasulye düştüğünü düşünün. Öyle bir yemek. Her türlü et var. Kurutulmuş dana eti, sosis, pastırma, kaburga, but… Çok enerji verdiğini söylüyorlar tabi.
📍Meksika’ya gidiyoruz: Oaxaca. En merak ettiğim ve ama ona rağmen hakkında en çok bilgi sahibi olduğumu düşündüğüm ülke. Burada da sır soslarda. Salsa ve Mole adlı sosların başka bir yerde bulunamayacağını söylüyorlar hatta. Tabi bir de mısır Meksika’nın olmazsa olmazı. Bu bölümde göreceğimiz sokak lezzetleri şunlar: Memela , Tlayuda, Tamale, Piadrazo, Auga Fresca ve herkesin bildiği Empanada’lar. Central de Abastos şehrin en kaliteli ürünlerini en uygun fiyata bulabileceğiniz pazarıymış.
Memela’nın en önemli aşçısı ve bu bölümün konuğu Dona Vale adındaki yerin sahibi Valentina Hernandez. Diğer Memela’lardan onunkini ayıran özel yaptığı morita chili salsa sosuymuş.
Empanada için Empanadas Del Carmen’e gidiyoruz. Tavuk ve sarı mole sosu ana ürünler. Burası aile geleneğini sürdüren bir kadının sokak arabası aslında. Minik ama ünlü ve mükemmel lezzetler yapıyor.
Tlayudas için Tlayudas La Chinita’ya gidiyoruz. Bu sefer ana malzemelerimiz peynir, fasulye ve et. Burada da bir kadın var tabiki. Güzel şeylere bir kadın eli değmeli sanırım.
Piedrazos & Aguas Frescas için El Pocito’ya gidiyoruz. Sirkeli kızarmış ekmek ve meyve suyu yani. Kızarmış ekmeği sirkeli suya batırıp üzerine peynir ya da acılı tuz koyuyorlar. Meyve suyu ise çeşitli: Frenk incirlisi, incir yapraklı kabaklısı ve şeftalilisi var.
📍Peru’ya gidiyoruz: Lima. Bu seferki bölümde diğer 3 bölümün aksine bizi japon asıllı Toshi adındaki erkek bir şef karşılıyor. Kendini Peru’lu sayıyor. Babası ünlü bir şef Toshi’nin. Hayat enerjisinin olduğu yüzünden belli olan bu aşçımız, küçük, sesli ve karmaşık bir yerinin olmasından gayet mutlu. Açıkçası kendine özel bir hissi var bu mekanın. Peru’nun Lime şehrinin gri bir denizi ve havası var. Bu kapalı şehrin en sevilen sokak lezzetleri ise şunlar: Anticuchos, picaron, causa, mazamorra, butifarra, combinado ve ceviche.
Ceviche, balık bazlı bir sokak lezzeti. Al Toke Pez’e gidiyoruz. Toshi’nin mekanı. Burada da Japon etkisini yine bir göç dalgasıyla görmek mümkünmüş. Her ülkede olduğu gibi buraya da Japon tarzı karışmış. Ceviche’yi özel kılan da bu etki. Combinado adındaki yemekte ise kalamar ve ceviche birleştiriliyormuş Toshi’nin mutfağında.
Picarones, yani Peru usulü çörek için Picarones Mary’ye gidiyoruz. Balkabağı ve tatlı patates unuyla yapılıyor. Üzerine ise bal. Burası bir karı kocanın küçük arabası aslında. Çok tatlı bir yer.
Combinado için Huerta Chinen’e gidiyoruz. Adından da anlayabileceğiniz üzere bu karmakarışık bir tabak. Bir sürü çeşidi var. Pilav ve et üzerine fasulye, sos ve birkaç şey daha konularak servis ediliyor. Burası da pazarda kurulmuş bir yer ayrıca. Pazarın içindeki yerler hep mükemmel oluyor, biliyoruz bunu artık.
Anticuchos için Dona Pochita’ya gidiyoruz. Tam Türkiyelik bir yemek. Izgarada dana yürek. İlk başta zenginlerin artıklarından çıkan bir köle yemeğiyken, şu an Peru’da tüm sınıfların en sevdiği yemekmiş.
📍Kolombiya’ya gidiyoruz: Bogota. Bu şehirde dünyanın her yerinden lezzetler bulabilirmişsiniz. Yine bir pazara gidiyoruz. La Perseverancia Pazarı. Önceki pazarlardan daha çok yemek yeri olduğunu söyleyebiliriz. Değişik ve iştah açan bir ortam. Burada öne çıkan bir kadın var, Luz. Bogota’nın lezzetleri şunlar: Arepa, tamale, bandeja paisa ve çeşit çeşit çorbalar…
Aijaceo çorbası için Luz’un mekanına yani Tolu’ya gidiyoruz. Mısır, tavuk gibi bir sürü malzemeden oluşuyor bu çorba.
Rompe colchon için Esquina de Mary’ye gidiyoruz. Bu hindistan cevizi sütlü balık çorbasıymış. Hatırlarsanız bu tarz bir şeyi Brezilya’da da görmüştük. Buranın başka bir özelliği ise taze baharatları çok kullanmalarıymış.
Arepa, her şeyle yenen bir ekmek. Izgarada mısır unuyla yapılan bu hamuru en iyi yapan yer de La Caseta Del Tinto. Burada peynirli ve tüm malzemeler ev yapımı olarak yapılıyor. Normalde de her şeyle yedikleri bir şeymiş yerlilerin.
Tamale & Bandeja Paisa için Comidas Pili ve Cositas Ricas Dona Maria’ya gidiyoruz. Muz yaprağında, buharla pişmiş hamur ve et tabağı bunlar. İki kardeş, annelerinin geleneğini yine pazarda sürdürüyorlar.
📍Bolivya’ya gidiyoruz: La Paz. Son şehrimiz. Burada sokak yemeklerinin büyümesini sağlayan toplum tarafından dışlanmış Cholita kadınları aslında. La Paz’ın lezzetleri şunlar: Saltenas, böbrek yahnisi, chola sandviçi, tarçınlı sorbe, api ve relleno.
Emiliana’nın relleno’su çok ünlüymüş. Patates püresi toplarının içine et doldurulmuş bir yemek bu. Sonra pirinç ve muz topu da yapmış ve bunlara yenim soslar eklemiş. Bu toplar için Rellenos De Dona Emi’ye gitmeliyiz.
Chola sandviçleri’nin adı Cholita kadınlarının yaptığı bir şey olduğu için böyle ve onu yemek için Plaza de Las Cholas #6 uğramanız gereken yer. Domuz butlu olan bu sandviç domuzun 24 saat pişmesiyle yapılıyor. İçine soslar ve turşular giriyor. Çok sevilen bir lezzetmiş.
Bunuelos için Apis Sabır Irupaneno’ya gidiyoruz. Kızarmış hamur ve yanında ünlü lezzet Api içeceği. Sarı ya da mor mısırdan yapılan bu içeceği Bunuelos ile birlikte çok seviyorlarmış.
Tarçınlı sorbe için Tradicion Pacena’ya gidiyoruz. Burada tarçınlı sorbeye Helado de Canela diyorlar.
Benim favorim sanırım bu 6 ülke içinde Peru oldu. Toshi kesinlikle en sevdiğim aşçıydı.
Bu belgeseli, içinde sadece yemek olmaması ve her açıdan kültür yüklemesi yaşattığı için gerçekten başarılı buluyorum. Yemek ile ilgilenmek kesinlikle bir sanat. Annelerimizin bir sanatçı olduğunu söylemek bence çok uygun kaçar. Kolay değil. Belki günümüzde eskiye oranlar daha kolay ama yine de kolay değil. Sanatçı annelerimize ve evinde, restoranında ya da sokakta yemek yapan tüm sanatçı aşçılara teşekkürler ve iyi seyirler.
✔️9/10
'21.9.23 ~ 24.9.23