Spoiler içeriyor
Animasyon versiyonunu hayatımın her geçiş döneminde bir kere izlemişimdir. Çocukluğum,ergenliğim,üniversite dönemim ve son olarak korona döneminde yetişkin bir birey olarak yeniden izlemiştim. The Last Airbender’a evreni,karakterleri ve karakterlerin yolculuğuyla,yolda öğrendikleri ve öğrettikleri her şeyle hayranım. Benim gibi hayran olan bir…devamıAnimasyon versiyonunu hayatımın her geçiş döneminde bir kere izlemişimdir. Çocukluğum,ergenliğim,üniversite dönemim ve son olarak korona döneminde yetişkin bir birey olarak yeniden izlemiştim. The Last Airbender’a evreni,karakterleri ve karakterlerin yolculuğuyla,yolda öğrendikleri ve öğrettikleri her şeyle hayranım. Benim gibi hayran olan bir sürü insan olduğunu da biliyorum. Hal böyle olunca insanın beklentisi de çok yüksek oluyor. Orjinal versiyonun fanları için uzun soluklu ve orjinale sadık bir dizisinin çıkması her zaman hayal olmuştur. Uzun olmasa da iyi oyuncu seçimleri-hepsi değil-,o evrenin güzel yansıtılması ve çok kaliteli görsel efektlerle bize biraz da olsa istediğimizi verdiklerini düşünüyorum. Fakat hikaye için aynı şeyi diyemiyorum. Aşağıda spolu olarak içimi döktüm. Orjinalini izleyeli 3 yıl oldu,yanlış anımsadığım şeyler varsa düzeltin beni***
Dizinin ilk iki bölümü animasyonundaki başlangıca ve onu takip eden Kyoshi Adası hikayesine uygun olarak ilerliyor. Fakat sonra
Omashu’ya gittiklerinde Bumi,Jet ve orjinal hikayeye göre Kuzey Hava Tapınağında tanışması gereken Teo ile babasının hikayelerini bir arada alıyoruz. Omashu hikayesine ayrı yollardan bir kanyonu geçmeye çalışan iki düşman klanın hikayesini de katmışlar. Bumi’nin sarayı ise tamamen Hint ezgileri taşıyordu,şaşırdım. Burada Haru’yu es geçiyorlar. Hapishane hikayesi es geçiliyor.
Sonra Ruhlar Dünyası bölümüne geliyoruz. Burada da durum şu; sonra yaşamaları gereken maceraları çoktan yaşamış gibi gösteriyorlar ve bunlar sadece laf arasında birkaç cümle olarak geçiyor. Ve en şaşırtıcı durum da ruhlar dünyasına Katara ve Sokka da giriyor ve 2.sezonda görmemiz gereken kütüphanedeki Bilge Baykuş bu bölümlerde fırlıyor. Ruhlar dünyasında Yue de beliriyor. 3 kuyruklu tilki olarak 😦 ve sonra Kuzey Su Kabilesi’ne gidiyorlar. Katara ve Aang su bükmeyi öğrenemeden savaşa giriyorlar. Aang su bükmenin temel bilgilerini Master Pakku’dan almıyor muydu? Burada adamdan hiçbir şey öğrenmeyip su bükme eğitimi “Master Katara’ya” emanet ediliyor🤔 (Katara nasıl master oldu? Djdjdj)
Şimdi oyuncu seçimlerine geleyim;
Ben aslında Katara ve Aang’i oynayan oyuncuların oyunculuklarını pek beğenmedim. Ama çocuk,Aang’in çocuksu yanını ilk bölümler de güzel de yansıtmış şimdi,hakkını yiyemem. 2010’da çıkan film versiyonundaki çocuğu hatırlayın. Aşırı yetişkin gibiydi.
Sokka,Iroh,Ozai’yi çok beğendim. En iyi seçimler bu üçü olmuş gibi bir şeydi. Bumi de çok iyiydi. Zuko’yu oynayan Zuko’nun öfkesini çok iyi yansıtmış. Jet muhtemelen genç kızların tahtında yerini aldı. Karizma çocuktu. Azula’yı daha olgun yüzlü birinin oynaması sanki daha uygun olurdu,ne dersiniz? Ve gelelim Yue’ye. Yue bence hiç olmamıştı. Yue çok zarif ve hanımefendi birisiyken dizide zıpırlık yapan cilveleşen bir ergen gibiydi bence 😂😂 hareketleri,mimikleri bana aşırı aşırı modern geldi. Cosplay yapan bir ergendi sanki 😂
Neyse,hikaye tam istediğim gibi olmasa da ben devamının takipçisiyim. Nasıl devam edecekler merak ediyorum. Keşke bölüm sayısını çoğaltsalar.
Not: Lahanacı adamı unutmamışlar