Spoiler içeriyor
Ah... The Office'm. Canım dizim. Diziyi bitireli 1 ay olacak ama ben üstümde bıraktığı etkiyi yeni yeni attım. Durum komedilerinin, hem de uzun soluklu durum komedilerinin böyle bir özelliği var işte. Kendine bağlıyor, kopmak istemiyorsun. Bitirince de boşluğa düşüyorsun. 9…devamıAh... The Office'm. Canım dizim. Diziyi bitireli 1 ay olacak ama ben üstümde bıraktığı etkiyi yeni yeni attım. Durum komedilerinin, hem de uzun soluklu durum komedilerinin böyle bir özelliği var işte. Kendine bağlıyor, kopmak istemiyorsun. Bitirince de boşluğa düşüyorsun.
9 sezonluk bu harika dizide bir grup ofis çalışanın hayatları anlatılıyor. Yaptıkları iş, ofis içindeki birleşmeler, çatışmalar, aşk hayatları, dostlukları, partileri, -evet dizide bol bol partide var- kısacası çoğu zaman eğlenceli bazen de hüzünlü bazen de kavgalı halleri konu ediniliyor.
Dizinin gidişatı çok güzeldi. Bölümler öyle güzel aktı ki her bölümün tadı damağımda kaldı. Çoğu yorumda ilk sezondan sonra açıldığı söylenmiş ama bana göre ilk sezonda gayet güzeldi. Biraz acemilik, karaktere alışma süreci falan farkediliyordu ama bu etmenler diziyi kötü yapmaz.
Dizide profosyonel bir kamera ya da ses cihazları kullanıldığını söyleyemem. Oyuncular sanki gerçekten ofiste çalışıyorlarmış da kameralar da onları bazen açık açık bazen de gizlice kayda alıyor gibiydi. Bu da diziyi farklı ve samimi kılmış. Kasetleri izledikleri, ifşalarının çıktıkları bu yüzden de telaş yaptıkları bölümler eğlenceliydi.
Harika bir komedi. Mizah anlayışları bence çok iyiydi. Her espriye gülmedim, bazılarını anlayamadım hatta ama genel olarak komikti. Özellikle Micheal ve Dwight.
Micheal ve Dwight demişken karakterleri değerlendirmemek olmaz. Öncelikle oyuncuların performanslarından söz etmek gerekirse hepsi de mükemmeldi. Zaten hiç oynuyor gibi değillerdi. Hepsi de o ofisin çalışanı gibiydi. Ana kadrodaki hiçbir karakteri arka plana atmamışlar. Elbette daha fazla öne çıkan karakterler vardı ama kimse olması gerekenden daha az ya daha fazla yer almamış. Micheal Scott hariç. Çünkü Micheal Scott gibi bir karakter son 2 sezonda olmamayı hak etmiyordu. Finalde Micheal'ı görünce yıllardır görmediğim bir dostumu görmüş gibi hissettim ve mutlu oldum. Bu konuda spoiler yememiştim -yazılan değerlendirmeleri sonuna kadar okumadım hiç- ve gelmesini de hiç beklemiyordum. Yani umut ediyordum ama beklemiyordum. Görünce çok sevindim. Geldiği sahneyi tekrar tekrar izledim. Micheal çok orijinal, kendine has bir karakterdi. Düşünmeden konuşan, hareket eden bencil görünen ama iş arkadaşlarını ailesi gibi gören bir karakter, mükemmel bir patron. Herhalde Micheal gibi patronum olsa işe koşa koşa giderim.
Sadece Micheal değil dizinin tüm karakterleri özgündü. Bazıları her iş ortamında bulunabilecek tipler olsa da yine de kendilerine has karakterleri vardı. Lâkin Dwight gibi bir karaktere herhangi bir yerde rastlamak mümkün değil. Doğrusunu söylemek gerekirse ilk başlarda kendisine sinir oluyordum. Sonradan alıştım ve en sevdiğim karakterlerden biri oldu. Sevmediğim var mı ki? Angela'yı pek sevdiğim söylenemez, ama o da diziye tat katan karakterlerden biriydi. Eh bir tane de sinir bozucu bir karakter lazım değil mi?
Bir durum komedisinden bekleyeceğiniz her şey The Office'de var. Birbirlerine destek oluyorlar, birbirleri ile çatışıyorlar, dertleşiyorlar, bazen iş yapıyorlar -evet bazen-, aşık oluyorlar, aşk yaşıyorlar, seviyorlar, sevişiyorlar falan filan. Pam ve Jim'i gözümden kalpler fışkıra fışkıra izledim. Çok tatlıydılar. Jim'in Pam'e olan aşkı mükemmeldi. Pam'de Jim'e aşıktı ama bu ilişkinin daha çok seveni Jim'di. Sabretti, bekledi ve Pam'in sevgisini kazandı. Arada bi' birbirlerinden uzaklaşsalar da her zaman çok mutlu oldular. Onları izlerken ben de mutlu oldum.
Jim ve Dwight'in çatışmaları da dizinin en eğlenceli ve heyecanlı kısımlarındandı. Aralarındaki tatlı düşmanlığın galibinin kim olacağını ve bu atışmanın ne zaman biteceğini merakla izledim. Jim zeki bir karakterdi ama unuttuğu bir şey vardı. Dwight sınır tanımayan bir psikopattı.
Sit-com olduğu için bölümler pek kısa. O sebeple yormaz, baş ağrıtmaz. Boş anlarınızda, yemek yerken şöyle bir çay kahve keyfi yaparken güzel gider.