Malumunuz Safahat, İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un meşhur şiir külliyatıdır ve aslında kronolojik şekilde sıralanmış 7 kitaptan oluşmaktadır: 1. Safahat: 44 şiir 2. Süleymâniye Kürsüsünde: 1 şiir 3. Hakkın Sesleri: 10 şiir 4. Fâtih Kürsüsünde: 1 şiir 5. Hâtıralar: 10…devamıMalumunuz Safahat, İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un meşhur şiir külliyatıdır ve aslında kronolojik şekilde sıralanmış 7 kitaptan oluşmaktadır:
1. Safahat: 44 şiir
2. Süleymâniye Kürsüsünde: 1 şiir
3. Hakkın Sesleri: 10 şiir
4. Fâtih Kürsüsünde: 1 şiir
5. Hâtıralar: 10 şiir
6. Âsım: 1 şiir
7. Gölgeler: 41 şiir
Şiirlerin tamamı aruz vezniyle yazılmıştır. Bilhassa ilk kitapta ağır bir dil kullanılmıştır ki lügatsiz okumak zordur. Fakat sonraki kitaplarda dilin sadeleştiği adeta halk diline döndüğü görülür.
Şiirlerin çoğunda Osmanlı'nın çöküş döneminde milletin içine düştüğü perişan hâlin ağır tesiri hissedilir. Zamanın pek çok edipleri başka sevdalarda iken Akif yalnızca milletin derdiyle dertlenmiş, çektiği azap şiirlerine sinmiştir. Fakat o sadece yas tutmamış, kurtuluş çareleri de sunmuştur: Ona göre çare yeis ve tembellikten kurtulup canla başla çalışmaktır. Bu çareye sarılırken hem Batı'nın ilminden yararlanmalı hem de İslam'a dört elle sarılmalıdır. Irkçılıktan uzak durulmalı, ümmet bilinci esas olmalıdır.
Akif fikirlerini şiir şeklinde nakletmiş bir dehadır aslında. Şiir adı altında asla süslü hayallere, bencil duygulara dalıp gitmemiştir.
İstiklal Marşı'nı paltosu bile olmadığı bir zamanda ciddi bir ödülü reddederek kaleme aldığı malumdur. Kurtuluş Savaşı'na da bizzat destek vermiştir. Ama heyhat ki vatan âşıkı Akif'in kaderi, ömrünün son devrini vatanından uzakta, Mısır'da geçirmek olmuştur. Hastalığının ağırlaştığı son zamanlarında Türkiye'ye gelse de fazla yaşamamıştır. Yazık ki cenazesinde bir devlet töreni bile yapılmamıştır.
Aziz ruhuna sonsuz rahmet dileklerimle. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
İyi okumalar...
📌 Birkaç Alıntı
🌟 Haberdâr olmamışsın kendi zâtından da hâlâ sen
"Muhakkar bir vücûdum" dersin ey insan fakat bilsen
Senin mâhiyyetin hattâ meleklerden de ulvîdir:
Avâlim sende pinhandır, cihanlar sende matvîdir.
🌟 Yâ Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?
Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!
Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!
"Yandık" diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!
🌟 Müsevvifler için dünyâda mahvolmak tabî’îdir.
Bu bir kànûn-i fıtrattir ki yok te’vîli: kat’îdir.
Sakın ey nûr-i dîdem, geçmesin beyhûde eyyâmın;
Çalış hâlin müsâidken... Bilinmez çünkü encâmın.
🌟 Dalgalansın da denizler gibi kalbinde celâl;
Görmesin dîdelerin reng-i sivâ, reng-i zılâl!
Vecde gel; vahdete dal, âlem-i kesretten uzak...
Yalınız Sâni’i gör; san’ati, masnû’u bırak!
🌟 Lâkin bu sefîlân-ı beşerden kiminin, var
Kalbinde bir ümmîd ki encüm gibi parlar:
Îmandır o cevher ki İlâhî ne büyüktür...
Îmansız olan paslı yürek sînede yüktür!