Spoiler içeriyor
Bunu şimdi izlemeye kalksanız herhlade 50 yıla anca bitirsiniz 1700 kusur bölümdü
miloattimeBu dizi okul çıkışı yemek yerken babaanne ile izlenir ve arada birkaç hafta bölüm kaçırılır. Sonra bir gelirsin, çiftler değişmiştir,…devamıBu dizi okul çıkışı yemek yerken babaanne ile izlenir ve arada birkaç hafta bölüm kaçırılır. Sonra bir gelirsin, çiftler değişmiştir, biri diğerinin dayısının oğluyla kaçmıştır falan saçma sapan bir değişime uğramıştır dizi. Babaannene anlattırırsın, ya da anneannene, tercihsel.
Ama yaşlı yoksa algılayamazsın, her an biri komşusunun annesi falan çıkabilir, çılgın ve öngörülemezlik seni ekrana bağlar. Senarist bile ne yazdığını bilmez, unutur bazen.
Arada çok sempatik bir kötü vardır mutlaka, onun sahnesi çıkınca yemekten kafanı kaldırır ekrana bi bakarsın.
Sonra reklam girer, dizinin sonunu beklemeden ödev yapmaya gidersin.
Hee bazen çok heyecanlıdır, kitlenir bölüm sonunu beklersin, işte kadın beş yıl önceki patronundan hamiledir ya da biri başrolün amcasıyken aslında annesi çıkar, yanındaki yaşlının heyecanı seni de uyarır, hafif bir kitlenirsin.
Bir de olaylar hep Ankara'da geçer. Bundan mütevellit o sokakları görmek ailene bi huzur verir. E bu da işin pekiştirecidir. İzlerken geçtiğin sokakları görmek mutlu eder. Böyle set ortamı kurulmaz, yüksek binalar, mütevazı siteler, eski bahçeli evlerdir mekan. Bir kameraman, iki ışık, bir mikrofonla çekerler, gerçek dışılık, yapaylık taşır ama izlediğin dizinin kalitesini bilirisin, yadırgamaz, zihninde kendin düzeltirsin.
İşin güzeli hep okumaya çalışan bir kız vardır, ya öğretmendir ya doktor... Üniversiteye gider, İspanyol paça kot pantolon ya da kumaş boru pantolon giyer, üstüne oturan süveterlerin içine mütemadiyen beyaz gömlek giyer. Saçları dümdüzdür. Annesi ile arası çok iyidir, babası ya kamyoncudur ya kapıcı. Mütevazidir yani hayatı, kitap okur, ders çalışır. Meyve falan getirirler buna, mütevazi bir masası vardır, kimi zaman ütü masasında çalışır. 90ların gençlerini hatırlatır. Özenirsin. Hele çocukken hayranlıkla bakıp hayallere dalarsın.
Üniversite bitince bu kız ya bir askerle evlenir ya da okulundan yakışıklı bir çocukla. Öyle şatafatlı bir evi olmaz. Klasik daire, üç artı bir, beyaz badanalı, çirkin sarı koltukları olan bir ev kurarlar. Ama sempatik gelir, sabah işe giderler, akşam eniştesi sandığı ama aslında amcası olan adam elinde kuru pastayla çay içmeye gelir. Terlik falan verirler içeri girerken.
Dizinin kötüleri bile yalıda oturmaz, max pavyonu vardır bir de lüks aracı. O araba da beş dakikada bir bir kazaya cinayete karışır. Hem ceza alsın istersin hem de dizinin tek komik adamıdır, diziden çıkmasın istersin ki zaten dizide en uzun kalan beş oyuncudan biridir o da.
Öyle yani, kendi gönderim olsa bu kadar yazar mıydım bilmiyorum. Yıllar sonra görünce bir de ruh halimden kaynaklı bir özlem, bir duygusallık yaşadım.