çokça hissetmekten utandığım bir era'dayım. raf'ı ve hissettiğimi zikretmeyi de boşlamışım. birçok sığınağımın yolu tozlanmış. heybedeki özlediklerim çoğalmış. histerik, euphoric, hipomanik elli tane klinik sıfatla rozetlendirilmişim. sanırım tetiklenmiş olmalıyım. uyarıcılara ise hiç bu denli savunmasız olmamıştım. yabancı biri'ne dediğim gibi…devamıçokça hissetmekten utandığım bir era'dayım.
raf'ı ve hissettiğimi zikretmeyi de boşlamışım.
birçok sığınağımın yolu tozlanmış.
heybedeki özlediklerim çoğalmış.
histerik, euphoric, hipomanik elli tane klinik sıfatla rozetlendirilmişim.
sanırım tetiklenmiş olmalıyım.
uyarıcılara ise hiç bu denli savunmasız olmamıştım.
yabancı biri'ne dediğim gibi depresif epizodu tetikleyecek şeylerden imtina ediyorum, ne kadar yapay ve sonlu olsa da hipomanik verimliliği ve yaratıcılığı süregetirmek istiyorum.
bu süreçte duvarlarda yankılanan kahkahamı ve kahkaha atan kendimi çok güzel buluyorum, dakikalarca da inceliyorum kendineliğimi.
öznel bir bakış getirdiğime inanıyorum bazı bazı dünyaya.
kusursuz kusurlarıma sarınıyorum.
ama sonrasında sıkıcı ve aciz buluyorum yaratılışımı.
yaralanmış olmanın çirkin olmak anlamına geldiğine inandırıyorum kendimi.
bazı kavramlar hem fonetik hem de semantik bağlamda bana beni anlatır gibi geldiği için dürtüsel kararlarla vücuduma kazıyorum: vulnerability, fragility, authenticity, catch-22, misanthrope, intimacy, deepness, hamlet syndrome...
garip bir matematik kuruyorum, matematik defterimin sağ üst köşesi misali çiziyorum vücudumu.
bu şekilde canlı hissediyorum sanıyorum.
gülümseyi yüceltiyorum ve her şeyle kolaylıkla baş ediyor görünüyorum.
ama gülüşün kenarındaki sahtelik ve aşırılık kendini hissettiriyor bütün basıncıyla.
aşmaktan türeyen aşırılık kötü deneyimleri aşmama yardım edecek miydi?
yoksa geliştirdiğim yanlış bir davranış örüntüsü müydü bu?
bilmiyorum, bilmemeyi seviyorum.
bilmek lanetini reddediyorum.
anlatılara maruz kalmak istiyorum, idoller ilahlar listemi kabarıklaştırmak istiyorum.
yine yeniden borderline sahrasına düşüyorum.
girl ,interrupted yine yeniden oynatılıyor arka odalarda.
"imagined my character as a plate or shirt that had been manufactured incorrectly and was therefore useless."
"when I was supposed to be awake, I was asleep; when I was supposed to speak, I was silent; when a pleasure offered itself to me, I avoided it. My hunger, my thirst, my loneliness and boredom and fear were all weapons aimed at my enemy, the world."
"my self-image was not unstable. i saw myself, quite correctly, as unfit for the educational and social systems."
"i think many people kill themselves simply to stop the debate about whether they will or they won’t.
Anything I thought or did was immediately drawn into the debate. Made a stupid remark—why not kill myself? Missed the bus—better put an end to it all. Even the good got in there. I liked that movie—maybe I shouldn’t kill myself.
Actually, it was only part of myself I wanted to kill: the part that wanted to kill herself, that dragged me into the suicide debate and made every window, kitchen implement, and subway station a rehearsal for tragedy. "
"scar tissue has no character. It's not like skin. It doesn't show age or illness or pallor or tan. It has no pores, no hair, no wrinkles. It's like a slipcover. It shields and disguises what's beneath. That's why we grow it; we have something to hide."