🪷21 gün boyunca her gün bir film izliyorum. 18. GÜN🪷 Aldığım öneriler ile devam ediyorum part6. Film önerisi ve seyir süreci için federal büroya teşekkürler ediyorum ve sözlerime başlıyorum. ✨ Filmimizin yönetmeni testere serisinin ilk filminide çeken James Wan'mış. Ed…devamı🪷21 gün boyunca her gün bir film izliyorum. 18. GÜN🪷
Aldığım öneriler ile devam ediyorum part6.
Film önerisi ve seyir süreci için federal büroya teşekkürler ediyorum ve sözlerime başlıyorum. ✨
Filmimizin yönetmeni testere serisinin ilk filminide çeken James Wan'mış.
Ed ve Lorraine adında paranormal olayları çözen bir çiftimiz var. Bir gün 5 kızı olan bir aileden bir vaka haberi geliyor ve çözüm süreci başlıyor.
Bu olay gerçek yaşanan bir hikayenin uyarlamasıymış. Bu bilgi tüylerimi ürpertti..
Doğaüstü filmler arasında en gerici filmlerden birisi artık benim için korku seansıdır.
Yine bana haram geceler. 🎵
Gerçekten sıçraya sıçraya izledim. Bir süreden sonra korkum artınca ışığı açarak izlemeye devam ettim cjsjxjjs
Zira öbür türlüsünü daha fazla yüreğim kaldırmayacak bu genç yaşımda toprağı boylayacaktım. (Fedo bana garezinin olduğunu düşünüyorum başka bir açıklaması olamaz.)
Bir süre sonra meraklanan kız kardeşim geldi ve sahnelerin bir kısmına tanık oldu. "Bunlar deli mi ya ne kadar soğukkanlılar insan bir ürker bir şey yapar. Sıfır tepki.." cümlelerini kullandı. Kesinlikle katılıyorum kızçeme jcjscjs
Ed ve Lorraine gerçekten cesaretliydi.
Film her ne kadar korkunçlu ögeler içerse de duygusal yerlerede değiniyordu.
Lorraine ve Carolyn arasında geçen ufak annelik ve aile ile ilgili geçen diyaloglar, Lorraine karakterinin diğer kadına destek çıkması falan çok hoştu.
Özellikle filmin sonunda ki ailelerinin birbirlerine sarılmaları ve "başardık" bakışı ile birbirlerine bakmaları çok hoşuma gitti. 🥹
Annabelleyi de burada bir kez daha görmüş oldum. Filmlerin birbiri ile bağlantısı var mı bilmiyorum ama annabellenin ayrı bir serisi var diye biliyorum. Ortaokul dönemi bir kuzenimle evde yalnız kalmışken korku filmi izleyelim diyerek açmıştık o filmide. (Neyimize o yaşta korku filmi izlemek hiç bilmiyorum.)
Zira o seyir sürecinden sonra her yere birlikte gitmeye başladık. Kuyruk gibi ya ben onun peşinden gidiyordum ya o benim peşimden geliyordu. Hangimiz geride kalırsa arkamıza baka baka koşa koşa yürüyorduk cjsjxjdjx (ben ondan üç yaş küçük olduğum için hep ben küçüğüm diyerek önden gidiyordum. Hatta sessiz bir yerden geçiyorsak koşa koşa gidip onu geride bırakıyordum cjsncjsj)
Yediğimiz bu nane anlaşılınca annelerimizden de güzel bir azar işitmiştik..
Evet annabelle de çocukluğumun travma filmlerinden. Kendisini bu filmde görmek tadımı kaçırdı. (Porselen bebekler cidden korkunç. Ankarada olanlar mutlaka bilir, ulus kalesinin orada bir porselen bebek dükkanı var içeride çeşit çeşit porselen bebekler var. Bu yıl oraya gittiğimde de ürkmüştüm. Yani evinde bulunduran o bebeği nasıl bulunduruyor diye düşünmeden geçemiyorum.)
Her neyse benim çene çalma saatim falan filan gelmiş. Bu şekilde devam edersem destan anılarımı dökecek gibi hissettiğimden buna bir son vericem cjsjxjsj
Kendimi kasa kasa izlemiş olsam da filmi beğendim bunu söylemeden geçemem. E ne demişler "yiğidi öldür hakkını yeme."
Hâlâ bu klasik ile tanışmayanlar en yakın zamanda tanışsınlar diyerek sözlerimi sonlandırıyorum.
Sizlere iyi geceler dilerken beni zorlu bir uyku deneyimi bekliyor olacak. Tekrar görüşmek üzere. ✨