📌Yüzüne bakıp gizli düşüncelerini kim okuyabilir? 🪷21 gün boyunca her gün bir kitap okuyorum. 19. GÜN🪷 Yine, yeni, yeniden merhabalar raf ahalisi! Üzerimde serinin son günlerine yaklaşmanın verdiği heyecan var. Bugün ki konuğumuz Jules Verne kaleminden Zacharius Usta. Kitabımız Zacharius…devamı📌Yüzüne bakıp gizli düşüncelerini kim okuyabilir?
🪷21 gün boyunca her gün bir kitap okuyorum. 19. GÜN🪷
Yine, yeni, yeniden merhabalar raf ahalisi!
Üzerimde serinin son günlerine yaklaşmanın verdiği heyecan var.
Bugün ki konuğumuz Jules Verne kaleminden Zacharius Usta.
Kitabımız Zacharius adında ki bir saat ustasının gün geçtikçe artan kibrini, insanlara yukarıdan bakmasını, kendini bir süreden sonra tanrıya denk görmesini ve kendini bir yaratıcı görmesini konu alıyor.
Gün geçtikçe artan şöhreti adamın gözünü döndürüyor ve kapısına gelen bozuk saatler yüzünden ruhu ve aklı git gide tarumar oluyor.
Eseri Mart dönemi temin etmiştim ve okumak için bayağı da o dönem heyecanlıydım aslında ama yine istediğim istediğim zamanda olmadı ve okuyamadım jxsjjxsj
Temmuzun son günlerinde okumam nasipmiş.
Yazarın kalemiyle bu eser ile tanışmış oldum.
Beğendiğim bir tanışma oldu. Akıcı, anlaşılır, yalın bir kelamı vardı sevgili yazarımızın.
Zacharius Usta bir zamanların şöhret insanlarından olarak bu duruma alışmış birisi. Bu süreçten sonrada kendini yükseklerde gören, küçücük dağları ben yarattım havasında bir insana bürünüyor. Saatlerin bozulması ile kendisine olan hayranlık azalırken adam bu durumu elinden kaybettiği için sızlanmaya başlıyor. Onu en çok korkutan şey de ölüm ile birlikte bu durumun ilelebet son bulacağı. En azından sonsuz yaşamda geçmiş başarısını tekrar elde edebileceğini düşünen birisi. Bu durumdan mütevellitde gerçeklere kör, hayata at gözlüğü ile bakan birisine dönüşüyor.
Kibirin her dinde ne kadar kötü ve yıkıcı bir duygu olduğunu görmüş oldum bu eserde.
Ayrıca yazar dönemin (günümüzde de hâlâ devamlılığını sürdüren bir durum) din ve bilim arasında ki çatışmayı da kaleme alarak durumu gözler önüne sunmuş. Bu anlamda da hoş bir eserdi.
Kısaca ibretlik bir hikayeydi.
Bu aralar ders verir nitelikte kısa bir şeyler okumak isteyen okurlarım varsa durağınız bu başla bitir eser olabilir diyerek sözlerimi sonlandırıyorum. Günün film yorumunda görüşmek üzere. ✨
📌Yeryüzünde her şeyin ömrü sınırlıdır, ilelebet var olacak bir şey insan elinden çıkamaz.
📌Hayatta en çok sevdiğin insanların bile seni anlamaması!..
📌Hayat yapılan işlerin niceliği ile ölçülürse, daha az yaşanıyor, ama daha iyi bir hayat sürülüyordu. Şaheserleri hayranlıkla seyretmenin yarattığı soylu duygular ruhu zenginleştiriyor, sanat arkadan atlı kovalıyormuş gibi yapılmıyordu.
📌Bacaklarımızı ve kollarımızı hareket ettiren görünmez çarklar olabilir mi sizce? Hangi parçalar zihnimizde düşünceler doğuracak kadar iyi ayarlanabilir ki?
📌Kendine bir göz at! İçimizde iki farklı kuvvet olduğunu anlamıyor musun? Ruhun kuvveti ve bedenin kuvveti, yani bir hareket ve bir düzenleyici. Ruh yaşamın Temel unsurudur, dolayısıyla harekettir. Bu hareket ister bir ağırlık, ister bir zemberek, isterse uhrevi bir güç tarafından meydana getirilsin, kalp içinde aynı şey geçerlidir. Ama beden olmazsa, bu hareket eşitsiz, düzensiz, imkansız olurdu! Bu yüzden beden ruhu düzenler ve tıpkı sarkaç gibi düzenle salınımlara tabidir. Üstelik bu o kadar doğrudur ki, yeme, içme, uyku gibi bedensel işlevler doğru dürüst yerine getirilmezse insan hastalanır.
📌Yaşlı saatçi, yaradana kafa tutup cennetten kovulan meleğe benziyordu.
📌Dua hayal gücünün en soylu jimnastiği olduğundan, onda, en zeki insanlarda görülen şu zihinsel cazibeyi bulur gibi olurdu.
📌Kibir, dedi keşiş misafirlerine, iyilik için yaratılmış bir meleği yok etti. İnsanoğlunun kaderinin tosladığı engeldir o. Bütün kötülüklerin anası olan kibre hiçbir mantıkla karşı konulamaz; çünkü kibirli insan, tabiatı gereği, o mantıklı sözlere kulak tıkar...
📌Tanrı'nın dengi olmaya kalkışan, sonsuza kadar lanetlenecektir.