Kitap özetle bütün peygamberlerin ve dinlerin merkezinin inisiyasyon yoluyla Agarta'dan geçtiğini söylüyor.(ama bi düzeltme yapayım bunu ima eder gibi görünsede aslında o da bi metafor) Yine Sufi kelimesinin yünden değil saflıktan Safadan geldiğini söylüyor. Çok olası. Yalnız sonu kehanet, ahir…devamıKitap özetle bütün peygamberlerin ve dinlerin merkezinin inisiyasyon yoluyla Agarta'dan geçtiğini söylüyor.(ama bi düzeltme yapayım bunu ima eder gibi görünsede aslında o da bi metafor) Yine Sufi kelimesinin yünden değil saflıktan Safadan geldiğini söylüyor. Çok olası. Yalnız sonu kehanet, ahir zaman zart zurt bir şeyler zırvalamış alıntıyla. Yoksa yazarın kalemi ve şahsiyetinin önünde eğilinir. Dinlerde merkez sembolizmi derken ne kastediliyor dedim bu işlerle haşır neşir olmama rağmen.
Diğer bir bakış açısına göre Şekİna, Sefiröt’un sentezidir. Sefirot ağacında ‘sağdaki sütun’, Rahmet tarafını temsil ederken; ‘soldaki sütun’, Gazap yönünü temsil etmektedir. Bu her iki tezahürü Şekina’da da bulmaktayız. Hemen belirtelim ki, bu ifadeleri bir şekilde daha önceki açıklamalarla irtibatlandırmak İçİn, Gazap’ın Adalet’le, Rahmet’in ise Barış’la bir alâkası kurulabilir.*’ ‘Şayet İnsan, günah işler ve Şekina’dan uzaklaşırsa, Gazap’a bağlı güçlerin (Sârim) hakimiyeti altına girer.’ İşte o zaman Şekina, ‘gazap eli’ olarak isimlendirilir ki bu
bize derhâl çok bilinen bir sembol olan ‘adalet eli’ ifadesini hatırlatmaktadır. Aksine, ‘şayet insan Şekina’ya yaklaşırsa, kendisini azat eder’, ve Şekina bu durumda Tanrı’nın ‘sağ eli’dir, yani ‘adalet elİ’ bu durumda ‘kutsama eli’ olur. Burada söz konusu olan, ‘Adalet Evi’nin
(Beyt-Din) sırlarıdır ki, bu da yüce manevî merkezîn diğer bir ifadesidir.^ Burada herhalde açıklamaya gerek kalmayacak şekilde anlaşılmaktadır ki, biraz önce belirtilen iki taraf, Hristiyanlık’takİ ‘Hesap
günü’ tasvirlerinde, ifade edilen ‘seçilmişler’ İle ‘İânetlenmişler’dİr.
Bunu aynı zamanda Pisagorcular'ım ‘Y ’ harfi ile tasvir ettikleri iki yön ile; ya da, zahirî olarak İfade edilen Erdem ve Şer arasındaki Herkül mitosu ile; ya da aynı şekilde, Lâtin’lerde Janus sembolizmi ile birlikte kullanılan semavî ve yer altı (cehennem) kapıları şeklindeki iki kapı iÎe; veya, Hİndular’da Ganeşa sembolizmi İle irtibatlı olan aşağı inen ve yukarı çıkan çevrimsel iki devre ile mukayese edebiliriz. Sonuç itibarıyla, bütün bu açıklamalardan sonra, Stoacılar’dan Kant’a kadar yapılmış olan her türlü felsefî, ahlaki ve zahirî yorumlan bir tarafa koyacak olursak; ‘sağ duyulu’ ya da ‘iyi niyet’ {Tax hommibusbonae voluntatis’, ayrıca bizim biraz önce işaret ettiğimiz sembollere ilişkin daha başka bilgilere sahip olanlar, Noel bayramının kış gündönümüne rastlamasının boşuna olmadığını fark edeceklerdir) gibi ifadelerin gerçekte ne anlama geldikleri daha kolay anlaşılacaktır.