📌Maddi bakımdan mümkün olamıyorsa ruhca tanışmış bulunalım. Yağmurlu, gri ve kasvetli bir Ankara gününden herkese merhabalar diyorum! Ankaram, Ankaram, canım Ankaram yine gri şehir olarak sahalarda. Bu gri pazar gününün yorumu Hüseyin Rahmi Gürpınar kaleminden Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç oluyor…devamı📌Maddi bakımdan mümkün olamıyorsa ruhca tanışmış bulunalım.
Yağmurlu, gri ve kasvetli bir Ankara gününden herkese merhabalar diyorum! Ankaram, Ankaram, canım Ankaram yine gri şehir olarak sahalarda.
Bu gri pazar gününün yorumu Hüseyin Rahmi Gürpınar kaleminden Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç oluyor sevgili raf sakinleri.
Gri bir güne yakışacak cinste bir kitap olduğunu söylemeliyim.
Yazarın kalemi ile tanışma eserim oldu kendileri. Bu tanışmadan memnun kaldım sayın seyirciler!
76 yılda bir kez geçen "Halley" isimli bir kuyrukluyıldızımız var. Aslında bir yıldız değil göktaşı. Fakat o dönem gökyüzünde görülen çoğu şey yıldız olarak adlandırıldığından Halley'de yıldız olarak anılıyor. (Eseri okurken de sürekli sürekli Halley geçtiğinden normalde tatlı sevmediğim hâlde canım çikolata çekti cjsjxj "hay Halley kadar başınıza taş düşsün emi!" Cjdndn)
Bu göktaşı tekrar 2062 yılında geçecekmiş. Yaşıyor olursam 58 yaşında bir anneanne veya babaanne olma olasılığım yüksek. Artık torun torba oturur geçişini izler, eşim beyefendiye de kitapta olduğu gibi alnımı öptürürüm cjsjxhdj
İşte eserimizde bu göktaşı olayının duyulması ile başlayan dedikodular çerçevesinde gelişiyor. Ve bu dedikodular mahallelin dedikoducu kadınları tarafından alıp başını yürüyor. Kitapta "Emeti" adında bir teyzemiz var. Gençliklerinin baharında olan genç kızlara "Siz gökteki kuyrukludan korkmayınız. Yerdekilerden korkunuz." Diyerek kuyruklu yaftası vuruyor ki bu karakter sayesinde dönemin kadınlara karşı bakış açısını falan daha iyi görebiliyoruz.
Yazar zaten dönemin kadınlara karşı bakış açısını, evlilik kuramına karşı bakış açısını, sevgi görmeyen erkeklerin nasıl kadın düşmanı olduklarına karşı bakış açılarını güzel irdelemiş.
Mesela İrfana göre evlilik yerine getirilmesi gereken bir adet. Emeti karakterine göre gerdek gecesinde kadın susar sadece damat konuşur. Kadının konuşması, fikir paylaşması kötü karşılanıyor. Yine İrfanın annesinin görücü gittiği Feride karakterimizin de konuşması, sohbet etmesi, ortamda bulunması ayıp karşılanan etkenlerden.
Ferideyi ailesinin okutması ama evlenince eşin izin verirse yazar çizersin denmesi...
Baba boyunduruğu altından çıkıp başka bir erkeğin boyunduruğu altına girmeyi anlatıyor..
Yazar cahil kesimide güzel kaleme almış. Sadece cahil bir kesimde değil aslında saygısız bir kesim..
Evet insan bilmeyebilir, öğrenebilir ama bir insan bir şey anlatırken dinlemeli ve saygı göstermelidir.
Konferans sırasında buna uyan bir topluluk yoktu. İrfanın söylediği şeyleri farklı yorumlayan veya söylediği şeyleri yalanlayan ama yine de zaman geçirmek için, lak lak etmek için bekleyen bir kesim.
Her neyse bu bağlamda eser mesajları ve betimlemeleri güzel irdelemiş. Kadınların konuşma yerlerinde, bakkalın sohbete katıldığı yerlerde sahneler gözümde canlandı ki ben okuduğum eserleri bu şekilde okumaya bayılırım.
Güzel şeyler var ama eleştirilecek şeyler de pek tabii var.
Eserin içersine katılan "aşk" kitabı basitleştirilmiş. O kadar sayfa anlatılan olay bir anda bir aşk yüzünden oldu bittiye getirilerek bir sona bağlandı.
Ki zaten İrfanın aşkından da hoşlanmadım.
O yaşına kadar ki biriktiği hayaller ve hülyaları, yaşamak istediği sevdayı bir anda karşısına çıkan kadına yükledi ve adına aşk dedi.
Yani insan bir mektuptan (hiç sevgi temalı bir şey geçmemesine rağmen) bu kadar etkilenip "sen ister inan ister inanma seni çok ama çok seviyorum" diyerek çıldırır mı? Çıldırıyormuş İrfan sayesinde onu gördük.
İrfan seni ne yapmalı? Kaynar kazana atmalı..
Her neyse bu etken dışında sevdiğim bir eser oldu.
Bir kaç aydır da merak ettiğim ve okumak istediğim bir eserdi. Bu okuma serüveninde buna vesile olduğu için, eseri benimle tartışıp yorumladığı için ve bana farklı pencereler açtığı için @drkran'a buradan çok teşekkürler ediyorum. Daha nice kitap yorumlarında görüşmek üzere kendinize iyi bakın. ✨
Not: Kitapta "Ben de takat kalmadı ferman senin" isimli bir parçadan söz ediliyor. Araştırdığımda Sabite Tur Gülerman isimli bir hanımefendinin bir seslendirmesini buldum. Aşırı hoştu 🫠🤌🏻
Buraya kadar okuyan okurlarıma dinlemelerini tavsiye ediyorum.
-İmza-
Kadın Doğduğuna Üzgün Bir Zavallı
📌Aşk denilen şey meğer ne şiddetli bir ruh fırtınasıymış!
📌El intizar eşeddü minennar. (Beklemek ateşte yanmaktan daha beterdir.)
📌Düşünme gücünü süsleyen o gönül çelici hayali yine hep gönlündeydi. Onu hiçbir kuvvet oradan sökemeyecek, artık onunla yaşayacaktı.
📌 Vicdan aydınlığı ruh ve emel'in işitilebilir bir aynasıdır.
📌Bu kainat içinde ki benliğim varlığımın sınırıyla belli olmak lazım gelir. O şey ki benden dışarıdadır, ben o değilim. Fakat bence hissolunan bir şey nasıl benliğimin dışında sayılabilir.
📌Çünkü insanlar her felakete cehaletleri sebebiyle uğramışlar ve hâlâ uğramaktadırlar.
📌Uzaklaştıkça yol almaları yavaşlaşır, yavaşlaşır. Nihayet fezanın karanlık, donuk o sonsuz ayrılık gecesi içinde bir korku hisse ve sevgiliye hasretle sarsılarak ağır ağır geri dönerler. Geri dönüşleri sırasında yârin hasreti sanki her saniye daha da şiddetlenerek artar. Çekim büyür.
📌Gönül kimi severse güzel odur.
📌Her cani ve melunu cezalandırmak için gökten başına taş düşmesi bir manevi gereklilik olaydı hiçbir memlekette cinayet mahkemeleri kurmaya lüzum kalmazdı.
📌Hayat, hayatı yiyerek, yok ederek var olmaya devam ediyor.
📌Yine o yeşillik, yine o hoşluk güzellik, yine o güller, yine o bülbüller...
📌Kadınlar için sükut yorgunluk, söylemek dinlenmektir.
📌Meğerse bir kız için dama çıkmak pek ayıpmış... Bu memlekette kızlar için ayıp olmayan ne var acaba?
Ne kadar melek huylu bir kız olursan ol. Herkesin gözü önünde bir kere bisiklete binmek alemi senden nefret ettirmeye yetiyor. Aman yarabbi ne memleket. Ne bêtise!
📌Görmeden aşık olmak...
📌Uzun mesafelerden görmenin mümkün olduğunu gösteren bir televizyon aleti gibi gözlerim bir harika hisle sizi uzaklardan görmeye çabalıyor.
📌Fakat insan tabiatında yasak olan şeye karşı sakınmaktan çok yönelmeye yatkınlık vardır.
📌Ya gönlünün derdine çare olacak bir kalbe tesadüf eyleyecek veyahut bütün bütün mutsuz olacaktı.
📌Çeşitli ırklar arasında değil aynı millet içinde, hatta aynı aile fertleri arasında bile temellerden ne derece anlaşmazlık, menfaatlerde ne kadar açgözlülük hüküm sürdüğü ortaya çıktı. Meğerse Ademoğlu hileden ibaretmiş.