Selam ahali, bugün japon edebiyatı yazarlarından birisi olan Cuniçiro Tanizaki kaleminden Gölgeye övgü ile geldim. Okuma hevesim, zevkim nasıl zehir zıkkım oldu adlı bir okuma süreciydi benim için. (Kapağından ve adından dolayı daha uçuk kaçık paranormal ve fantastik tadında bir…devamıSelam ahali, bugün japon edebiyatı yazarlarından birisi olan Cuniçiro Tanizaki kaleminden Gölgeye övgü ile geldim.
Okuma hevesim, zevkim nasıl zehir zıkkım oldu adlı bir okuma süreciydi benim için. (Kapağından ve adından dolayı daha uçuk kaçık paranormal ve fantastik tadında bir eser bekliyordum.)
Eser kötü değil, aksine biraz meraklı olan insanın kitap içinden araştırma yapıp genel kültür anlamında kendisine katkıda bulunacağı bir eser.
İlk başlarda eser cidden merak uyandırıcı olsada, merakımı cezbetmişte olsa sonlara doğru bitireceğim diye karnıma ağrılar sokan bir eser oldu.
Eserin ilk sayfalarda ki dili ile son sayfalarda ki dili arasında çok bir fark yoktu ama sürekli bir kendi kültürüne dair "övgü" olduğu için, bu övgünün belli başlı "işte Japon kültürü burada batıdan şu şekilde ayrılıyor" gibi tekrar eden cümleler bir sinir getirmedi değil yani. Sürekli kendini tekrar eden insanları sevmediğim gibi eserlerde de bunu okumak ruhumu bunaltıyor.
Her neyse eserin detayına ve konusuna inecek olursam eser modernleşme sürecinde doğu ve batı arasında ki estetik farklılıkları inceliyor ve bu inceleme sürecinde adından da anlaşılacağı üzere sürekli bir gölgeye övgü yapılıyor ama öyle böyle bir övgü değil adeta aşk yaşanıyor bu övgü anlatılırken.
Gölge; evlerinde ve diğer yapıtlarında kiremit ve saçak kullanılarak yaptıkları mimarilerin üzerinde, kağıt, lamba, kullanılan çoğu malzeme gibi tabak ve çanak eşyalarının üzerinde ki etkisini, japon tuvaletlerinin üzerinde bulunan etkisini, altın ve gümüş ayrımı arasında ki etkiyi, biraz biraz yemek hakkında bulunan etkiyi bambaşka bir noktaya taşıyan bir etken yazar için.
Sadece gölge övülmüyor, yazar kendi kültürünü aşırıya kaçan bir şekilde övüyor ve öne çıkarıyor, bunları o kadar detaylı bir şekilde kaleme almış ki insanı cidden iten bir etkisi vardı. Kalemi biraz daha sade tutarak bunları kaleme alsa çok daha iyi bir okuma süreci sunabilirdi. Zira bu maddeleri kendim arka planda araştırırken aşırı zevk aldım bunun için yazara minnettarım ama kitabın dili benim için çok zorlayıcıydı.
Yani japon edebiyatına meraklı olanlara önerdiğim gibi gölgeye ve buhranlı havalara aşık olan insanlarada önerdiğim bir kitap. (Arada sırada gri havayı ben de severim -Ankarada yaşıyorum nasıl sevmiyeyim orası ayrı tabi xjsjxjs- ama dediğim gibi yazar anlatım şekli ile ondan da soğuttu cjdnxjsj)
Daha renkli şeyler okumayı sevenler için zorlayıcı bir eser olduğunu söyleyebilirim.
Daha nice kitap yorumlarında görüşmek üzere, kitapla ve sevgiyle kalın. ✨
📌Biliyorum, kendi kendime sızlamaktan ve imkansızı istemekten öte bir şey değil yaptığım.
📌Göremediğimiz şeyi hiç var olmamış sayarız.
📌Neye benzeyeceğini görmek için ışıkları kapatın.