Spoiler içeriyor
Bu kitabın yorumunu yazmak benim için çok zor olacak çünkü kitap okuma kulübünde de kitabı değerlendirirken söylemek istediğim şeyleri bir türlü söyleyemiyorum. Yani aslında bu aralar kafam biraz fazla karışık bu yüzden anladığım şeyleri bile ifade etmekte güçlük çekiyorum. Sanırım…devamıBu kitabın yorumunu yazmak benim için çok zor olacak çünkü kitap okuma kulübünde de kitabı değerlendirirken söylemek istediğim şeyleri bir türlü söyleyemiyorum. Yani aslında bu aralar kafam biraz fazla karışık bu yüzden anladığım şeyleri bile ifade etmekte güçlük çekiyorum.
Sanırım biraz silkelenmem gerekiyor.
Neysee elimden geldiğince bir şeyler yazmaya çalışacağım.
Öncelikle ilk defa tiyatro türü okuduğum için zorlanacağımı düşünüyordum fakat hiç beklediğim gibi olmadı. Ben aslında diyalog kurulurken isimlerin sürekli belirtilmesini sevmiyordum ve bu benim kafamı da karıştırır diye düşünüyordum ama dediğim gibi hiç öyle bir şey olmadı hatta bir süre sonra o isimleri bile görmemeye başladım.
Bu arada normalde pdf kitap okumayı sevmiyorum çünkü okuduklarımı algılayamıyormuş gibi hissediyorum ama bunda öyle olmadı, rahat bir şekilde okudum. Sadece gözlerim biraz ağrıdı ama onun dışında ön yargımı bile kırmış olabilirim.
Kitapta Hüsrev'in yazdığı "Ölüm Korkusu" piyesinin gerçekleşmesinin yarattığı sonuçları görüyoruz. Bu tiyatro oyununda çocuk annesini yanlışlıkla silahla vuruyor ve sonra intihar ediyor. Yazar yakın çevresiyle oyun hakkında konuşurken çocuğun nasıl yanlışlıkla ateş ettiğini uygulamalı bir şekilde gösteriyor.
Ah be Hüsrev! O anı göstermene ne gerek vardı?
Açıkcası herkes o masada otururken merminin birine isabet edeceğini tahmin ediyordum ama bu kişinin hep annesi olacağını düşünmüştüm.
Selma bilerek mi kurşunun önüne atladı tam olarak hatırlamıyorum ama bence Hüsrev'in onu sevmeyeceğini fark ettiği için böyle bir şey yapmıştı. Bir de Mansur'un bu olaydan sonraki tavrının çok farklı olacağını düşünmüştüm. Fazlasıyla sakin karşıladı.
Hüsrev'in içinde olduğu durum aslında üzücüydü. Küçükken babasının kendini incir ağacına astığını görüyor ve her bahçeye çıktığında o incir ağacını görüyordu.
Kitabı okurken acaba ağacın, incir ağacı olmasının bir anlamı var mıydı diye düşünmüştüm. Hani deyim olarak da "ocağına incir ağacı dikmek" birinin evini barkını tepetaklak etmek anlamında kullanıyor yaa. Hüsrev'in de hayatı bu incir ağacı yüzünden mi değişti diye düşünmüştüm.
Okurken bir sürü alıntı kaydettim. Yani kitabın çoğu zaten şiir okuyormuşum gibi hissettirdi. Hep edebi bir dil söz konusuydu ve okuduğum cümleler beni hemen etkiliyordu.
"Ben ne yaptım? Bir hududu zorladım. Kendimin dışına çıkmak isterken, kendime rast geldim. Meğer kul olduğumu anlamak için Allahlık taşlamalıymışım! Meğer nasıl yaratıldığımı anlamak için bir adam yaratmaya kalkmalıymışım! Ben ne yaptım? En sağlam basamağı ayağımdan kaydırdım. Körlüğü zedeledim. Şimdi görünen şeye nasıl bakayım? İnsan kaderini bir rüya gibi uykuda bulur. Bu rüyayı uyanık nasıl seyredeyim? Allahla kalabalık arasında kaldım. Boşlukta nasıl durayım?"
Mesela altını çizdiğim cümlelerden biri de buydu. Kitabın adının da neden "Bir Adam Yaratmak" olduğunu açıklayan bir paragraftı.
Hani son kısımda Ulviye Hanım incir ağacını kestirmişti yaa o kısımda bir yandan anneye hak verdim bir yandan da keşke kesmesydi demiştim. Evet bir anne olarak haklıydı. Sonuçta babasının yolundan ilerliyordu ve bir gün onun gibi intihar girişiminde bulunabilirdi ama kesmek çözüm değildi. Hüsrev'in dediği gibi:
"Çünkü o babamdı. O bendim. O çocukluğumdu. O her şeyimdi. Küçükken onun dibinde oynardım. Ona yaslanır, bulutlan seyrederdim. Gölgesine sığınırdım. O benim dadımdı. O senden sonra en sevdiğim şeydi. En sevdiğim şeyden en büyük fenalığı gördüm. Babam kendisini ona astı. O benim yine en bağlı olduğum şey kaldı. Şimdi onu kestiniz. Ta dibinden, toprak hizasından kestiniz. Böylece dünyamı kesmiş oldunuz. Artık anlıyorum ki, dünyam, ta dibinden ve toprak hizasından kayboldu."
Bağlandığı bir şeyden kopmak zorunda kalması üzmüştü. Ah be Hüsrev..!
Kitabı ilerleyen zamanlarda tekrar okumayı düşünüyorum çünkü tekrar tekrar okunmayı hak eden bir kitap :)