📌"Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil midir?" Demiş Anton bey. Sizce de günümüze ve ülkemizin…devamı📌"Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil midir?" Demiş Anton bey. Sizce de günümüze ve ülkemizin şartlarına oldukça uyan bir cümle değil mi? Yerine getirilmeyen adalat benim içimde büyük bir nefret duygusu büyütüyor zira.
Anton bey'in kaleminden önceden Üç Kız Kardeş adlı eseri okumuştum. Tiyatro türünde olan bu eser beni tatmin etmemişti ve beğenmemişti. Muhtemelen diğer tiyatro eserleri de aynı. Bir kesim zaten adamın tiyatro değil hikaye yazması yönünde konuşuyor. Ve o kesime katılıyorum.
Bir eser 70 sayfa olup nasıl bu kadar sorgulama içerir ve insanı düşüncelere daldırır? Bu eser bunu karşılamış. Dışarıdan bakıldığında hafif gibi dursa da, sayfa sayısı az görünse de felsefi konuların tartışıldığı, derinlemesine iç sorgulamaların olduğu bir eser.
Böyle eserler ruhumda bir ağırlık bırakıyor. Ve bu eser de onlardan birisi oldu.
Anlamaya çalışan bir adamın nasıl hasta ilan edildiğini gösteriyor bu eser. Bence bu durum hala toplumumuzda da mevcudiyetini koruyor. Farklı görüşlere saygısı olduğu için, o insanlara saygı duyarak sohbet eden insanların olduğu bu günlerde o insanlar hala kabul görmüyor.
Her bir karakter ile psikolojiye olan bakışı görüyoruz aslında. Birisinin kafasına sürekli sürekli kurmasından dolayı koğuşa düşmesi...
Diğerinin aslında onun bir deli olarak değilde zeki bir adam olarak gördüğü için nasıl hor görüldüğü...
Kendi düşünceleri yüzünden o duruma düşen adam cidden beni derinden etkiledi. İnatla bir düşünce de direten insanlara karşı bir bakış açısı sunuyordu aslında.
Hoş sohbet bir insana denk gelmenin zorluğunu farklı bir noktada yine hissediyorsunuz. Ehli muhabbet denir hatta. Ehli muhabbet insanlara denk gelelim inşallah.
Zaten çokça bilinen bir eser o yüzden pek bir şey söylemek istemiyorum. Ben okumak için bir tık geç kalsam da sonunda okuduğum için mutluyum ve memnunum diyerek sözlerimi sonlandırıyorum. Kitaplı günler dilerim. ✨
📌Akıldışı sözlerini kağıda aktarmak güçtür.
📌Kökeninde pislik barındırmayan iyi bir şey dünya üzerinde bugüne kadar görülmemiştir.
📌Akıl, hayvanlar ve insanlar arasında keskin bir sınır çizer, insandaki ilahi yöne ışık tutar, hatta bir dereceye kadar gerçekte var olmayan ölümsüzlüğün yerini tutar. Buradan yola çıkarak şunu söyleyebilirim ki akıl, elimizde olan yegâne zevk kaynağıdır. Etrafımızda akla dair hiçbir şey görmüyor, duymuyoruz, bu da zevkten mahrum olduğumuz anlamına geliyor.
📌Bence kitaplar notaya, sohbet ise şarkı söylemeye benziyor.
📌Hayat can sıkıcı bir tuzaktır.
📌Ölüm de aynı şekilde iradesi dışında karşılar insanı.
📌Kader de bizi ne yaban yere atmış! En sıkıcı yanı da burada ölecek olmamız. Çok yazık!
📌İnsanın huzuru ve memnuniyeti dışarda değil, içindedir.
📌Acıyı küçümsersiniz, ama parmağınızı kapıya sıkıştırdığınız vakit en yüksek perdeden inlersiniz!
📌Ölüyorum ve bunun bilincinde olma cesaretine sahibim.