Spoiler içeriyor
İLLUMİNATİ GERÇRK Mİ, YOKSA PALAVRA MI ? Dünyayi perde arkasindan yönettigi iddia edilen ve gözümüzün gördügü her yere subliminal mesajlar ekleyen illuminati gerçekten var mi? Yoksa bu da birilerinin ilgi çekip para kazanmak için sömürdügü bir komplo teorisi mi? O…devamıİLLUMİNATİ GERÇRK Mİ, YOKSA PALAVRA MI ?
Dünyayi perde arkasindan yönettigi iddia edilen ve gözümüzün gördügü her yere subliminal mesajlar ekleyen illuminati gerçekten var mi? Yoksa bu da birilerinin ilgi çekip para kazanmak için sömürdügü bir komplo teorisi mi?
O hâlde baslayalim ve efsanevi illuminati örgütünün bilinen tarihine bir göz atalim. Komplo teorilerinde sikça kargumiza çikan bu örgütün yapisina deginelim ve hakkin-da akan iddialarin kritigini yapalim. Tabii isin bu kismi biraz karsik. Çünkü günümüzde alakal alakasiz birçok orgüt, grup ve çesitli olaylar illuminati hikâyeleri bashgi altnda birbirine girmis vaziyette. Birbirinden ayiklamast
aor bir bilgi kaosu ile kars: karsyaynz. Ama bir yandan da
son derece ilginç ve irdelenmeye deger bir mevzu oldugu da su götürmez bir gerçek.
AYHAN TARAKCI
illuminati ilk defa 1776 yrlinda, bugünkü Almanyann Bavyera Eyaletindeki bir üniversitede ortaya çikti. Bavye-radaki Ingolstadt Üniversitesinde kilise hukuku dersleri veren Prof. Adam Weishaupt, o dönemlerde bir aydinlan-ma yasamaktaydi. Ona göre insanligin devami ve ilerle-yisi için daha fazla özgürlesmesi gerekiyordu. Fakat kilise bunun önünde çok büyük bir engeldi. Ve bunun üzerin Adam Weishaupt, çevresindeki diger entelektüel dostla-riyla da bu fikirleri paylasti ve tasarisi ciddi anlamda kar-silik buldu. Ona göre bu hareket entelektüel bir hareket olmak zorundayd1. Elit sinif tarafindan dizayn edilmeliy-di. Ilk safhada halktan bu harekete destek bulmak çok da mümkün görünmüyordu. Önce elitler organize olmalydi; daha sonra halk isin içine dâhil edilmeliydi. Bu yüzden o ve çevresindeki diger akademisyen arkadaslariyla hareketin tasarlanmasi üzerine görüsmelere basladi. Ne var ki güçlü bir örgüt kurabilmenin yolu hâlihazirdaki güclü bir örgüte katilmaktan geçiyordu. Adam Weishaupt da öyle yapti ve kisa bir süre sonra Bavyeradaki mason gruplara katilmaya karar verdi. Bavyera masonlari arasinda da ciddi bir taraftar kitlesi toplamayi basaran Weishaupt, kisa bir müddet sonra kendi örgütü olan "Perfectibilists (Mü-kemmellestiriciler)"i kurdu. Bu aslinda illuminatinin ilk ismiydi. Zamanla gruba baska üyeler dâhil oldukça örgütün adlandirilmasinda da degisimler olmaya basladi. Son tahlilde bu örgütün adi "Bavyerali Aydinlanmacilar" olarak kayitlara geçti; yani Bavarian illuminati...
illuminati baslangiçta mason grubunun bir parçasiydi.
Daha sonra ayrilip kendi özel gruplarini olusturdular. Fakat bu grup teskilatlanirken de masonik gelenekler üzerinden yol almaya devam etti. Yönetim semasi ve yapilan-ma süreci birebir ayniydi. Artik illuminati grubu Bavyerada taraftar toplamaya baslamisti ve 1780'lerin ba-sinda, bazi kaynaklara göre seksen bazi kaynaklara göre
ala yüz civarinda üyeye sahipti. Bu yillarda Illuminati Bavyera ve diger Alman eyaletlerinde fok popüler bir örgüt hâlini almista: ama buna karsin gizli örgüt kimligine sahipti. Orgüt büyüdükçe dogal olarak Bavyera hükûme-tinin de dikkati gitgide bu noktaya yöneldi. Özellikle Pro-testan kilisesi bu örgütten son derece rahatsizdi. Aslinda baglangiçta illuminati, kiliseyi dogrudan hedefe koymu-yordu. Grubun savundugu düsünce daha çok kilisenin In-
aldeki hukk sistemini uygulamaya koymada bazn hatalar
AYHAN TARAKCI
yaptigiyd1. Örgüt büyiyüp güclendikçe kiliseye yönelhk argümanlar da biraz daha sertlesmeye ve hatlar belirgin-lesmeye basladi. Artik örgüt yapilanmada gizli de olsa; kilisenin devlet yönetimine dâhil olmamasi gerektigini ila-nen savunuyordu. Deyim yerindeyse bu örgüt herkesin bildigi "gizli" bir teskilatlanmaydi. Ve zamanla çok tehlikeli sloganlar dile getirmeye baslamislardi. O dönem Bav-yera'nin en yüksek siyasi otoritesi Duke Karl Theodor bu örgütü gözüne kestirdi; ne var ki örgütün görünürde suç teskil eden hiçbir eylemi bulunmuyordu. O yüzden o da baslangiçta illuminatiye dokunmadi fakat yakin takibe aldi. Üyeleri âdeta göz hapsindeydi ve haklarinda kayitlar tutuluyordu. Nerede, kimlerle bulustuklar1, neler yaptikla-r1, aralarinda geçen diyaloglar, örgüte kaç kisinin katildigi gibi detay bilgiler tek tek kayit altina aliniyordu. Ardindan da illuminati hakkindaki bilgileri içeren dokümanlar The-odor'a sunuluyordu.
1784 yilna gelindiginde kilisenin illuminati ile ilgili sikintilari ciddi boyutlara ulasmisti. Örgüt o kadar büyü-müstü ki bazi iddialara göre üye sayis iki binleri asmisti.
Artik kiliseye karsi olumsuz ve elestirel tutumlarini gizliden degil, açiktan beyan ediyorlardi. Bir de örgütün üst düzey üyeleri Theodor'un sarayina ulasmaya baslayinca;
bir baska deyisle Theodor'un en yaknindaki kisiler de bu
orgite dâhil olmaya baslayinca Theodor bu örgütün cid-
di bir tehdi haline gelebilecegini dustn ve 1784 vlr-
da bir kanun yayinladi. Bu kanuna göre Bavyera sinirleri KOMPLO TEORILERi
iperisinde gial orgiterin butin faliyetleri yasaklanmist.
Tahmin edebileceginiz üzere kanun çikar sikmaz ilk darbeyi yiyen Illuminati oldu. Örgütün bütün merkezlerine baskin yapildi ve bilinen bütün üyeleri tutuklandi. Bir iddiaya göre Weishaupt yakaland ve sürgüne gönderildi.
Baska bir rivayete göreyse kaçmayi basarmis ve Ameri-kaya gitmisti. Bu tarih itibariyla illuminatiye ait her sey toplatildi ve fiili anlamda bu örgüt tamamen ortadan kal-dirilmis oldu.
iste tam bu noktada gerçek ve komplo teorileri yavas yavas birbirinden ayrismaya bashyor. iddialara ve komplo teorilerine göre Bavyera Dükü, illuminatinin bütün üyelerini yakalamayi basaramamisti. Kaçmayi basaran üye-lerse Avrupa'nin dört bir yanina yayilmislardi. En yogun olarak da Fransa'ya gitmislerdi. Ne var ki buralarda çok da fazla taraftar toplayamadilar. Örgüt daha sonra merkez olarak Amerika Kitasini seçti ve burada çok büyük bir fir-sat yakaladilar. 1700'lerin sonlarinda ABD hâlâ bir Ingiliz sömürgesi ve kolonisiydi. Fakat koloniler fokur fokur kaynamaya baslamisti ve kisa bir süre içinde savas peydah oldu. iddialara göre illuminati; Amerikan Bagimsizlik Sa-vasini yöneten kurucu babalarla irtibata geçmisti. Zaten
kurucu babalar da masondu ve bu gizli bir bilgi de degildi.
ladia oydu ki aralarinda bir anlasma yapilmisti ve bu an-lasmaya göre illuminati sahip oldugu istihbarat kaynagi sayesinde Ingiliz ordusuna ait çok kritik bilgileri Ame-rikahlara verecekti. Bunun karsilginda ise Amerikalilar AYHAN TARAKCI
bagumsizhklarini elde ettikten sonra yeni kurduklar ülkede illuminatiye her türlü imkâni saglayacaklardi. Bu anlasma çerçevesinde kisa bir süre sonra beklenen oldu ve Amerika savast kazanip bagimsiz bir devlet kurdu. Ve ABD'nin bütün kapilan illuminatiye ardina kadar açilmis oldu.
ABD'de korkunç bir hizla büyüyen örgüt daha sonra Avrupadaki etkinligini de ciddi anlamda arturmayi basar-di. 1800'lü yillara gelindiginde örgüt öyle bir hâkimiyet alanina sahipti ki bu dönemde ABD ve Avrupada güçlü ve önemli olabilmek için illuminati'nin bir parçasi olmak ge-rekiyordu. Illuminati o kadar büyümüstü ki o güne kadar kurulmus ve belli bir erke ulasmis tüm masonik gruplar ve örgütleri ezdi geçti. Özetle illuminati Bati dünyasinin mutlak hâkimiyetini elde etmisti.
Bu örgüt, dünya ekonomisini idare edebilmek için çok büyük ve zengin aileler ortaya çikardi. iddialara göre Ro-ckefeller ailesi, Kennedy'ler de bunlardan biriydi. Ve hatta Avrupa'nin meshur Rothschild ailesini de ele geçirmisler-di ve onlarin eski baglarini kullanarak çok kötü seyler ya-pabiliyorlardi.
1900'lü yillara gelindigindeyse artik bütün dünyanin kontrolü illuminatinin eline geçmisti. Dünya üzerinde ne istiyorlarsa gerçeklestirebiliyorlard1. Sahip olduklan im-kân ve güçle istedikleri cografyada savasi tetikleyebiliyor, kithk gikarabiliyorlardi; kavgalar, gürültüler, devrimler, KOMPLO TEORILERI
salgin hastalklar gibi pek çok yapay yikim meydana geti-rebiliyorlardi. O koskoca dünya ve ona ait bütün dinamikler artik tamamen bu örgütün oyuncagi hâline gelmisti.
Ve su anda da bütün dünya illuminati tarafindan yöne-tilyor, bütün devletler ve devasa sirketler, her sey onlarin kontrolü altinda. Paranin yönetimi, medya ve hatta sosyal medya bile onlarin ellerinde. Mark Elliot Zuckerberg bile ashinda illuminati'ye çaliçan bir casus. Bugün popüler kültür içerisine birçok unsurlarini yerlestirmis durumdalar.
Büyük film yildizlarinin, dünyaca ünlü sarkiclarin büyük bir kismi onlar için çalisan ajanlar aslinda... Subliminal mesajlar ve gizli isaretlerle bilinçaltimizi etkileyerek bizleri birer köle hâline getirebilmek adina ellerinden geleni yapryorlar. Ama neyse ki aramizdaki bazi uyank kimseler büyük resmi görüyorlar da sayelerinde bu oyunlar tek tek
AYHAN TARAKCI
ifsa oluyor. En gizli projelerinden en gizli sirlarina kadart Anadolunun en ücra kösesindeki mahalle kahvelerinde bile konusulur hâle gelmis durumda. Yani günümüzün o uyanik zihinleri(!) sayesinde artik bu gizli örgütün hisbir gizliligi kalmamis görünüyor.
Simdi... Bütün bu komplo teorilerini bir kenara bura-kalim ve isin olasi gerçek kismina gelelim. 1784'te geri do-nüyoruz...
1784 yilinda illuminati'ye ait her sey sona erdirildi ve bu örgüt lagvedildi. Bu örgütle iliskilendirilen hiçbir olay bu tarihten sonra rapor edilmedi. Yalnizca; kisa bir süre sonra cereyan eden Fransiz Ihtilali neticesinde maglup olan taraflar bu örgütü dolayli olarak suçlamaya basladi-lar. Onlara göre Fransiz ihtilalinin vuku bulma sebepleri arasinda eski illuminaticiler de bulunuyordu. Bu hikayeler ve komplo teorileri Avrupada uzun yillar dillendirilmeye devam etti ama örgütün varligina ve etkinligine dair elle tutulur hiçbir sey ortaya çikmadigindan çok da ciddiye alinmadi. Ne var ki illuminati hikâyeleri 19. yy.boyunca da devam etti; tabii bu zaman zaman ortaya çıkan örgütler gerçek degil, fason yapilanmalardi. Tarih boyunca buna benzer daha birçok grup kuruldu, pek çok örgütlenme peydah oldu ve tüm bu örgü dâhilinde mey-cut Mason gruplarina ait hareketler de hep illuminati ile iliskilendirildi. Ama günün sonunda bu örgütün varlgina dair hiçbir emare göz önüne serilemedi. Bunlar tamamen
bir fisiltidan ibaretti.