merhabalarrr merhabalar iflah olmaz sabırsız bi insan olduğum için başladığım diziyi bitirmeden hiçbir şey yapamıyorum çünkü sonucunu aşırı merak ediyorum. bu dizide de aynısı oldu oturup saatlerce izledim izledim izledim ve bitti. sıcağı sıcağına hisselerimi dile getirmek istedim çünkü neden…devamımerhabalarrr merhabalar iflah olmaz sabırsız bi insan olduğum için başladığım diziyi bitirmeden hiçbir şey yapamıyorum çünkü sonucunu aşırı merak ediyorum. bu dizide de aynısı oldu oturup saatlerce izledim izledim izledim ve bitti. sıcağı sıcağına hisselerimi dile getirmek istedim çünkü neden istemiyim ki?
SPOİLERVAR!
yazılarım normalde çok fazla spoiler içermez ama sanırım bu yazı başlı başına spoiler olacak. seyir zevkinizi kaçıracak şeyler söyleyebilirim ona göre devam edin!! ya da etmeyin.
öncelikle izlediğim yapımlarda yakışıklı birisi ölünce benim moralim aşırı bozuluyor izleyesim hevesim cart curt kayboluyor. burda da nick'in ölümü (ki ben ölmediğine çok inanmıştım) beni üzdü. şöyle baştan alacak olursak eğer bi gün bir video yayınlanıyor. adamın birisi elinde kadınları taciz ettiğini söyleyen pankart tutuyor (zorla tutturuyorlar) ve video 5 milyon izlenme olunca adamın öldürüleceği söyleniyor (a0 Türkçe yemin ederim izlediğini bari anlat akıcı şekilde aaaa) neyse siz konuyu netten bakarak daha doğru sonuçlar elde edebilirsiniz ben dizi hakkındaki fikirlerime geçeyim. (bu arada elinde pankartı tutan adam nick?? yani anladınız di mi??)
çoğu kişi katili tahmin edemedik demiş. alla alla neden acaba. son bölüme dek hiçbir iz ya da onlardan şüphe duymamızı sağlayacak kanıt yoktu bence. o yüzden normal olarak aklımızdan hiç geçmeyen birisi çıktı katil. ve pek de tatmin edici bulmadım açıkçası. yani şöyle final kötü değildi sahiden farklı ve garip bi finaldi. nick'in gerçek bi tacizci çıkması vasat bi son olurdu ama böyle bitmesi gerçekten ters köşe. katiller de ters köşe ama dizi boyunca sanki anlamayalım diye herkesten şüphelendirmişler gibiydiler. anlatabiliyor muyum bence anlatamıyorum ama siz anlayın.
SPOİLERBİTTİ!
ve sosyal medya... korkunç bi ortamsın. insanın felaketi de olabilirsin mutluluğu da. bilmiyorum çok garip. hiçbir bilgimizi paylaşmıyoruz desek de birkaç mecrayı kullanmak için bile ne bilgiler veriyor ne şartları kabul ediyoruz. ve bu sahiden çok garip. bu aralar fazlaca sosyal medyanın kötü yanını yansıtan içerikler izledim bu da beni biraz soğutmaya başladı. kime neye güveneceğiz sorusunu soruyorum her seferinde ve sonunda kendi kendime verdiğim cevap hep aynı oluyor. kendinden başka birisine güvenmek saçmalık. özellikle sosyal medyadan birisine güvenmek (bunu benim söylemem çok ironik aslında çünkü sosyal medya arkadaşlığı çok olan ve onlarla sık buluşan birisiyim...) ayrı bi saçmalık. (imamın dediğini yap yaptığını yapma hesabı) bu içeriklerden sonra insanlarla arama mesafe koyma gereği hissediyorum. kaç saniye başarabiliyorum orası şaibeli. neyse aşırı modumu düşürdü dizi. kötü diye değil aksine mükemmeldi sadece içerdiği gerçekler biraz rahatsız etti. bazen düşünüyorum da telefon denen zımbırtıyı hiç kullanmamış olsaydım. hayatım nasıl olurdu? şu anki hâlinden çok daha iyi ve sağlıklı olacağına kalıbımı imza kaşe mühür ve cv'mi basarım. ah neyse yeter sahiden çok gereksiz bi şekilde irite oldum. belki de bunun tek sebebi dizi değil. arkadaşımın deccal eski erkek arkadaşı ile tekrar barışması da çok kuvvetli bir etken. eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı arkadaşlar yapmayın etmeyin!
yeterince özlü söz, sistem eleştirisi, konudan sapma blablabla bi şeyler konuştuysam burda bitiriyorum. güzel geceler herkese. sakın eski sevgililerinize dönmeyin! sakın. kâbusunuz olurum.