Can yücel seçme eserleri ; acılara bakıp da küsme sevdalara, gavura kızıp da oruç bozulmaz. sök at kafandan acabaları, kemik aynı yerden iki defa kırılmaz. anladım ki aşk; her iki tarafı da mağdur eden, yürekte izinsiz gösteri yapan mutluluk karşıtı…devamıCan yücel
seçme eserleri ;
acılara bakıp da küsme sevdalara, gavura kızıp da oruç bozulmaz. sök at kafandan acabaları, kemik aynı yerden iki defa kırılmaz.
anladım ki aşk; her iki tarafı da mağdur eden, yürekte izinsiz gösteri yapan mutluluk karşıtı bir eylem.
anne karnına sığarken dünyaya neden sığamadığını ve sonunda bir metrekarelik yere sığmak zorunda kalacağını farketmeli insan.
aşk; kelime değil bir cümledir. kurmak içinse, özneyle yüklem değil, iki yürek gerekir.
aşkta kimsenin kimseden farkı yok.. “sadece biri daha iyi yalan söyler, biri dah.a iyi oynar oyununu. hepsi bu !
bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. 'o olmazsa yaşayamam' demeyeceksin, demeyeceksin işte. yaşarsın çünkü.
bazen kırdım, çoğu kez kırıldım; ama ben hiç kimseyi kaybetmedim, sadece zamanı gelince vazgeçmesini bildim.
bazen zordur dönmek yada herşeyi unutup gitmek. anladım ki insanı en acıtan şey; sevilmediğini bildiği halde delicesine sevmek.
belki de insan sevmeyi bilmediğinden değil, sevgisine layık biri olmadığından yalnızdır.
benim öfkem gecelerin beyidir, kalkar bi tek çocuk ağlasa! işte bak bu anasız yasa, kanuni'nin değil bizimdir.
bi hayli kırgınım.. kime olduğunu, neden olduğunu bilmeden.. belki hayata, belki kendime, belkide dilimden düşmeyen keşke'lere .
bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik. anladım ki, ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik.
bilir misin ne zordur severek yaşamak. ona benimsin deyip sarılamamak.. ne zordur hep yakın hissedip aslında ondan uzak olmak.
bir insanı herhangi biri kırabilir; ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş. çok acıttığında anladım.
bir şanstan söz ettirmeyecek kadar, mükemmel olmalı aşk.
biraz değiştim, her şey kadar, herkes kadar, sen kadar. değiştim,unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum, bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni ben benimle savaşıyorum, seninle değil! .sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın ne kazanabileni ne de kaybedeniyim, sorun değil!
biri sana git dediğinde, kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek git dediklerinde gittiğimde anladım.
boş boş seviyorum demekle olmaz; göstereceksin sevdiğini, hissettireceksin.. yapamıyor musun ! o zaman yoldan çekileceksin.
bu damsız damda, bu havvasız havada saf şair olamıyor adam, sökmüyor sırf şiirsel yorum.
bugün bu kuburda kokuşsam da yarın, çiçek dağlarında seyirtecek seyrim, değil mi ki burnumda tüten toprak kokusudur devrim!
çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de, kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer..
çok çalıştım gitmeye de kalmaya da. ikiside aynı acı, ikiside rezil. daha önce de gitmiştim ama böyle kalarak değil !
değişmek zor; ama bazen aynı adam olmak daha zor. hayat öyle yüklenir ki; ne kalmak istersin, ne gitmek. o durumdayım işte.
dünya öküzün boynuzlarında dururmuş,her kıpırdayışında deprem olurmuş.oysa dünya,halkların omzu üstünde durur,kıpırdasın da gör.
fukara bir midyeden başlayan deniz, nasıl da büyüdü mavi oldu. oturmuş yere hanım hanımcık, ölümün ayaklarını yıkıyor.
galiba yoruldum. herşey kadar, herkes kadar, sen kadar. 'kendimi her kaybettiğimde, seni de kaybediyor olmaktan yoruldum.
gururunu hiçe sayıp dön demezsen, hergün arkasından bakmakla yetinirsin.
gül benizli isyanım! eksi çıktıkça kanım, arta durdu bicanım. ben ölsem ölsem bile dipdiri o.
güle sormuşlar: neden dikenlisin ? – beni yalandan değil gerçekten seven tutabilsin diye !
hani bazı şehirler vardır ya; saat 10'dan sonra kimsecikler olmaz. işte sen'den sonrası, on'dan sonrası..!
haykıracaksın ama isyan etmeyeceksin. ağlayacaksın ama belli etmeyeceksin. onsuz kalacaksın belki; ama asla vazgeçmeyeceksin .
herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış/ kendi yolumu çizdiğimde anladım.
korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
kural bu: en çok seven, hep en önce terkedilir. unutma; vedalar acıtsada, bazen gitmek gerekir.
küçükken annem, yerde ekmek görünce: yükseğe koy kuşlar yer derdi. sevdiklerimizi hep yüksekte tuttuk, acaba kuşlar mı yedi ?
küfür burjuvazinin ağzında lağım çukurudur, işçi sınıfının ağzında açan çiçektir.
memnun olan yok hayatından ! kiminle konuşsam aynı şey.. herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
ne kadar güzel geçti bütün yaz, geceler küçük bahçede, sen zambaklar kadar beyaz, bense yasak bir düşüncede.
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
ölürsem neye gam yerim ki en çok? bi daha küfredemeyeceğime.
öyle bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak.
öyle parçalandım ki ömrümde.. sevgi ile öfke arasında. sevgimi öfke vurdu, öfkemi sevgi kaçırdı, içim parçalandı arada..
sen, seni seveni görmeyecek kadar körsen, o da sana sevgisini söylemeyecek kadar gururludur işte.
seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun? nerden bileceksin! sen hiç benimle olmadınki, ya aklın başka yerdeydi ya yüreğin.
sessizlikten yaratmışsa evreni yaradan; seslerden sessizlikler yaratmaktır yaratıcılık.
sevgi emekmiş.. emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.
sevgili dediğin koluna değil, yüreğine yakışmalı.. ve öyle gelip geçici bir heves değil, sonsuza dek nefesin olmalı !
sevgili, arayıp da bulduğun birisi değil. hiç aklında yokken aşık olduğun kişidir.
şişede durduğu gibi durmaz ki kafir,tutar insana insanları sevdirir,kimi de tutamağı tutar,tutar insanı insanlardan bezdirir.
tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. sen beni hep bıraktın; bense hep arkandan ağladım.
umursamıyorum artık hiçbir şeyi ve istemiyorum kimseyi yanımda! her gelen biraz daha acıtıp gidiyor nasılsa.
yalnızım.. çünkü herhangi biriyle değil, beklediğime değecek kişiyle dev?m etmeliyim bu yola.
yalnızlığım benim çoğul türkülerim, ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi.
yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık; çalınan birinin kalbiyse eğer.
öyle sevmelisin ki beni bu yazdıklarım korkutmamalı seni.
tebessümler açtırmalı yüzünde.
birgün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde.
birbirimizi sevmenin gururu olmalı her şeyde….
olmuyorsa zorlamayacaksın.
benim halim memleketin hali.
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi.
gidiyorum ben boşçakallar,sıçmışım ortaklık yerinize.kıçımın fosforuyla aydınlanın siz artık
gitmek istiyorsa, bırakacaksın gitsin. aklı seninle olmayanın bedeni yanında olsun ister misin?
unutma; “onu artık unuttum” demek, bir kez daha hatırlamaktır aslında..
herşeyin kadar değil, değeri kadar seveceksin. çünkü beklentin ne kadar çok olursa, o kadar kırılırsın.
senle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun? nerden bileceksin! sen hiç benimle olmadınki, ya aklın başka yerdeydi ya yüreğin.
bilmelisin ki. yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.