Spoiler içeriyor
Mısırlıların ölüm ve cennetin kapısında iki soru sormasını bilir misiniz ? 1.soru Hayattan zevk aldın mı ? 2.soru İnsanlar seninle olmaktan zevk aldı mı ? 2.soruya cevabınız hayırsa birinci sorunun pek de önemi kalmıyor cennete girmek için aslında. Çok beğendim.…devamıMısırlıların ölüm ve cennetin kapısında iki soru sormasını bilir misiniz ?
1.soru
Hayattan zevk aldın mı ?
2.soru
İnsanlar seninle olmaktan zevk aldı mı ?
2.soruya cevabınız hayırsa birinci sorunun pek de önemi kalmıyor cennete girmek için aslında.
Çok beğendim. Çok güzel ve duygusaldı. Sonu da çok hoşuma gitti. Oyunculuklar zaten harika. Mutlaka izleyin. Puanım 8/10.
~~~ÖZET~~~
Carter tarihçi olmak isteyen bir tamirci. Edward ise hastane sahibi milyoner. Bir gün kendi hastanesine hasta olarak geliyor ve yolları Carter ile kesişiyor. Aynı odada kalmak istemese de burada kalıyor. Zamanla arkadaş oluyorlar ve ikisinin de en fazla 1 yıl ömürleri kaldığı söylenen kansere yakalanıyorlar. Edward ameliyat oluyor. Belirtiler görülmüyor deselerde ömrünün az kaldığını biliyor. Carter ise ölmeden önce yapılacaklar listesi hazırlıyor fakat kötü haberi alınca bu listeyi atıyor. Edward listeyi bulup eklemeler yaparak bu listeyle yolculuğa çıkıyorlar. Mısır,Hindistan, Fransa derken hayallerini gerçekleştiriyorlar. Carter karısı için tekrar dönüyor. Listeyi yarım bırakıp. Döndüğünde hastalık artıyor ve vefat ediyor. Listeyi Edward tamamlıyor. Dini hiçbir inanca sahip olmayan Edward Carter için yakılmayı kabul ediyor ve en sonunda ikisinin külleri “manzarası güzel bir yer görmek “ hedefi doğrultusunda Everest’in tepesine bırakılıyor.
~~~YORUM~~~
İlk başta hastanedeyken doktorun Carter ile hiç ilgilenmemesi, siyahi olduğu için mi yoksa fakir olduğu için mi bilmiyorum. Daha sonradan yanındaki hasta ile arkadaş olması. 3 ay süren arkadaşlıklarında dolu dolu yasamaları. Edward’ın Carter’ın cenazesinde hayatımın en güzel aylarıydı demesi. Gerçek bir dostluk.
Düşünsenize ömrünüz bir yıl kalmış ve keşke önde tanışsaydım diyeceğiniz bir insan karşınıza çıkıyor neler hissedersiniz?
Hayattan zevk alarak ölmüş olurdum açıkçası. Biraz hüzün ve pişmanlık içerse de.
Carter’ı çok sevdim. Filmin bilgi vermesine bayıldım. Özellikle de Carter’ın bu bilgileri her fırsatta aktarmasına.
Edward’ın hayatta hiçbir anlamı yokmuş gibi görünüp dostluğu tatması, kızına ve torununa donmesi, arkadaşının yarım bıraktığı listeyi gururla tamamlaması da çok güzeldi.
Kopi Luwak kahve detayı ise harikaydı.
Burada da Carter’ın kahvenin hikayesini anlatması çok boştu. Yahninin içine katılması ve kahveyi bir çobanın bulması.
Ve son olarak “Sırf sana hikayemi anlattım diye onun bir parçası olmana gerek yok. “ diyen Edward Carter’ın hikayesini tamamladı. 🥹