Spoiler içeriyor
Finali beğenmedim. Yine kapak tasarımı yüzünden başladığım bir anime ile buradayım. (Bunu yazmayı unuttuğuma lanet okuyarak @Menhus 'a bu animeyi önerdiği için çok teşekkür ediyorum, nasıl oldu da ilk yorumladığım vakit unuttum hala şaşkınım. O zamanlar isimleri çok aklımda tutamadığım…devamıFinali beğenmedim.
Yine kapak tasarımı yüzünden başladığım bir anime ile buradayım.
(Bunu yazmayı unuttuğuma lanet okuyarak @Menhus 'a bu animeyi önerdiği için çok teşekkür ediyorum, nasıl oldu da ilk yorumladığım vakit unuttum hala şaşkınım. O zamanlar isimleri çok aklımda tutamadığım için muhtemelen bunu fark edemedim :/)
Finalini saymazsak 2. Sezon nerede kardeşim diyebilecek kadar hoşuma gitti anime, Romantizm sahneleri biraz daha fazla olsa tadından yenmezdi sadece.
Kapakta gördüğümüz Shikimori-san (kısa olması için Miccon'u kullanacağım) ve sakarlıkta bir dünya markası haline gelmiş bahtsız İzumi arasında geçen flörtleşmeleri izliyoruz 12 bölüm boyunca. Sakarlık diyorum ama öyle böyle değil, çocuk zar zor hayatta kalıyor öyle söyleyeyim size. Şansının tümünü kız arkadaşında kullanmış diye düşünmeden edemiyor insan.
Çok tatlı bir çift, çok tatlı bir lise ortamı ve çok tatlı bir anime. Burada fark edebileceğiniz gibi "Tatlı" kelimesi vurgulu, hem de animenin her yerinde o kadar çok var ki bu durum. Bir süre sonra acaba İzumi mi daha şansız yoksa ben mi diye düşünmeye bile başladım (ve galiba ben daha şansızım .d) Ne diyeyim her şeyiyle aşırı ultra tatlı bir anime.
Arkadaş ortamlarını ve lise ortamlarını acayip kıskandım, aslında bakarsanız direkt animeyi kıskanmış da olabilirim. Ama özellikle dostlukları inanılmaz hoşuma gitti, ufak ama masum kıskançlık krizleri filan güzeldi.
Bu sefer kadın karakterimiz güçlü ve nispeten baskın durumda, çeşitlilik olarak gayet güzel ama İzumi'nin sıradan kalması biraz sıkıcı.
Animenin bir konusu yok. Konu derken kast ettiğim şey şu ki biz 12 bölüm boyunca Miccon ve İzumi çiftinin yaşamlarından bir kesiti izliyoruz. Karakterleri sevdiğim sürece bu tarz gündelik hayat animeleri aslında çok hoşuma gider, sadece başta da dediğim gibi Romantizm sahneleri daha fazla olsa izlemesi daha keyifli olabilirmiş geldi bana.
Her ne kadar beni pek rahatsız etmese de yer yer animede tepkiler fazlaya kaçabiliyor ayrıca.
Kamiya karakterinin aile hayatını ve geçmişini göremedik ki ben baya görmek isterdim, orada benim gibi değil derken ne demek istedi baya içimde kaldı. İlk defa ana karakter ve yan karakter arasında kaldım bir de, abi her karakter mi bu kadar tatlı olur?
Karakterlere gelelim. İzumi dışındaki çoğu karakteri sevdim. Özellikle Kamiya ve Nekozaki favorilerimdi bu animede.
İzumi hariç dedim evet çünkü karakter çok şansız, çok iyi niyetli (Korkutucu bir seviyede) ve aşırı utangaç. Tamam utangaç olmayı anlarım ama bunun da bir sınırı seviyesi var. Finale kadar geldik, ambians (Umarım böyle yazılıyordur) ortam falan şahane geriye kalan tek şey de tadında bir öpüşme sahnesi. Miccon içten içe istiyor ama İzumi hiç oralı değil, yanaktan öpmekle yetiniyor. O an bir şekilde ekrandan içeri girip kafasına yumruğu basarak "Ne yapıyorsun mal!" diyesim geldi de neyse..
Bir İzumi'nin lise ortamına bakıyorum, bir de kendi lise ortamımla kıyaslıyorum ve şöyle ki dostlar İzumi bizim lisede Miccon gibi bir kız arkadaşı boşverin konuşacak birini bile bulamazdı. Akran zorbalığının bu denli olduğu bir yerde o çocuk hayattan soğurdu. Bu açıdan mükemmel bir lise ve arkadaş ortamına sahip bizimki.
Çizimleri olsun atmosferi olsun gayet güzeldi. Miccon'un güzelliği de elbette animeyi taşıyan bir unsurdu. Dediğim gibi Tatlılık ve Havalılık kavramlarının uçuştuğu güzel bir anime. Romcom seviyorsanız kesinlikle göz atmanızı tavsiye ederim.
(Bu arada favorim 6. Bölüm, bundan sonra böyle kısa animelerde sonradan izleyebilmek için birer favori bölüm belirleyeceğim)