Spoiler içeriyor
bir arkadaşım ısrarla önerdi diye izlediğim diğer herşeyi bırakıp Death Note'a başladım. eskiden Death Note'un daha popüler olduğu zamanlarda fanları çok cringe olduğu için assssla şans vermediğim bir anime idi. hep düşünürdüm neden böyle bu animenin fanları diye. o yüzden…devamıbir arkadaşım ısrarla önerdi diye izlediğim diğer herşeyi bırakıp Death Note'a başladım. eskiden Death Note'un daha popüler olduğu zamanlarda fanları çok cringe olduğu için assssla şans vermediğim bir anime idi. hep düşünürdüm neden böyle bu animenin fanları diye. o yüzden animeye karşı antipati yaşıyordum.
neyse geçelim anime hakkındaki görüşlerime. animenin genel konusunu çoook beğendim. çok değişik ilginç anime. benim için çok sevdiğim yanlarından biri de sadece 1 sezon olması ve kısa olması. ama bu kadar kısa iken yine de muhteşem anlar yaşatması.
Animenin müziklerini, en çokta ilk kısmının (galiba 15 bölüm) intro müziğini çok beğendim. çizimleri eski bile olsa muhteşem güzel. ve sıkmayan havası var. beğendim yani. bundan sonrası spoilerli yorumum.
SPOİLER İÇEREN ALAN!!!!
ben de bir çok izleyici gibi ilk iki bölümden sonra animeye bağımlı oldum. lakin benim için diyebilirim ki 15. bölüme kadar çok iyi devam etmişdi anime. ondan sonra L'in ölmesi ve yeni karakterlerin dahil olması ile beraber animeye karşı soğumuştum. ve olayların çok uzadığını düşünüyordum. çünkü gerçekten de öyle idi. her defa L Kira'nın kim olduğunu buluyordu ve her defa yakalayamayıp tekrara dönüyordu. aslında akıl oyunu tarafından bakarsak , evet çok güzel oluyordu öyle olması. çok zekice yazılmış bir anime. yazana karşı çok saygım arttı bu nasıl zekice yazılmış bir eser diye. çok beğendim. ama dediğim gibi 15 bölümden sonra biraz sıkıldım. esasta Near ve Mello ile tanışma bölümünde. ben doğrusunu söylersem Near ve Melloya hala ısınamadım. buna sebep belki de Kira taraftarı olduğum içindir. Ama Kira taraftarı olsam bile , L'e karşı çok saygım , sevgim vardı. L çok ikonik birşey idi. diğerleri sadece onun takliti idi.
Kira taraftarı olmam konusuna gelirsek, gerçekten her bölümde çok düşündüm, eğer benim karşıma böyle defter çıkarsa ne yaparım diye. bayağı da bir şeyler düşündüm açıkçası. bence ben de Light gibi kullanırdım defteri. adaleti kendim yaratmaya çalışırdım. çünkü malum son günlerde gündemden de gördüğümüz gibi adalet yok artık. o yüzden ben Kira taraftarıyım.
animede en sevdiğim karakterler; Kira, Ryuk, Aizawa, L ve biraz da Rem idi.
Kira'yı sevme sebebimi yazdım zaten , diğer sebebi ise gerçekten çok zeki olması. ama tabi onun da sevmediğim birçok yanı oldu. ilk başta kadınlara karşı davranışı idi sevmediğim özelliği. ikinci olarak kendi ailesine bile zarar vermeye çalıştı (kardeşini öldürmek istedi) , hatta babası onun yüzünden öldü.
Ryuk ise çok komik karakter olduğu için seviyorum. onun olduğu her bölüm çok pozitif idi benim için.
Aizawa çok derin işlenmiş bir karakter. ne kadar yan karakter olsa bile. diğer karakterlerden daha çok dikkat edilmiş. zekası (her ne kadar L ve Kira'ya yetişemese de) gözlem yeteneği ve içgüdüleri ile bence güzel bir karakter idi.
Rem karakterini Misa'ya olan sevgisi yüzünden çok seviyorum nedense.
ilk izlediğim zamanlarda Rem'in Genos'u sevdiğini (Misa'ya aşık olan ölüm meleği) düşünüyordum. Genos öldükten sonra Misa'ya Genos'un emaneti imiş gibi sahip çıktı. ve sonra onun için canını feda etti. soğuk bir karakterdi ve tek sevdiği Genos ve Misa idi.
L'i neden sevdiğim konusunda bence çok fazla konuşmaya gerek yok. ortada herşey. her ne kadar Kira taraftarı olsam da L benim bu güne kadar en sevdiğim anime karakterleri sırasına girdi.
canım L 🌹
animenin son bölümünü izlerken bir şey farkettim birden bire. Ryuk sanki senaristin kendisi idi. kendisini Ryuk olarak tasvir etmiş diye düşündüm. çünkü Kira'yı Ryuk yarattı ve Ryuk da öldürdü.
ve en sonunda Ryuk "çok eğlendim. biraz da olsa ikimiz de sıkıntımızı geçirdik" tarzı birşey söylüyor. o yüzden öyle düşündüm.
başka aklıma bir şey gelmedi. gelirse düzenlerim yine yorumu.