Pablo Escobar: “The only man I was ever afraid of was a woman named Griselda Blanco.” gayet tatmin eden bir yapımdı. vergara hafife alınamayacak bir oyuncu ve dizinin başarılı veya acımasız veya her ikisinin karışımı olan bir kadına bu kadar…devamıPablo Escobar: “The only man I was ever afraid of was a woman named Griselda Blanco.”
gayet tatmin eden bir yapımdı.
vergara hafife alınamayacak bir oyuncu ve dizinin başarılı veya acımasız veya her ikisinin karışımı olan bir kadına bu kadar inanılmaz bir şeymiş gibi yaklaşılması sebebiyle yaşananların da anlatması çok gerçekçiydi.
ilahlaştırılan, haç sembolünü sempatizan toplamak için boynuna geçiren, hitabetin gücünü gözler önüne seren bir kadın, duygularını aldırmış aynı zamanda.
güç zehirlenmesi ve taş kokainin yarattığı paranoyayla hazırlanan sonu.
hayatının tek bir saniyesinde bile varlığını düşünmediğini ama kendisinin onun tarafından sürekli düşünülmekle sefil hayatına bir anlam bahşettiğini iddia ettiği onu yakalayan kadın polis de çok güzel işlenen bir karakterdi.
muhbirden daha çok bilgi koparmak için meslektaşından kadın oluşuyla aşağılanmasını talep etmesi çok düşündürücüydü.
kendi tabirleriyle onca erkeği alt ettikten sonra bir sürtüğün teki tarafından alt edilmek, yakalanmak nasıl bir duygu diye soru yöneltildiğinde içten içe griselda’nın bile sonunun eğer gelecekse bir kadın tarafından getirilmesini yeğleyeceğini düşündüm.