"Ürkek yıldız yükseldiğinde gökyüzünde Öylesine mahcup, kederle, Dinle uykulu akşamda Şarkı söyleyeni kapında. Çiyden daha yumuşaktır şarkısı Ziyarete gelmiş seni. Ah artık dalma hayale Akşam vakti o seni çağırırken, Dalma düşünceye: Kim olabilir bu diye Şarkısı yüreğime çöken? Anla ki…devamı"Ürkek yıldız yükseldiğinde gökyüzünde
Öylesine mahcup, kederle,
Dinle uykulu akşamda
Şarkı söyleyeni kapında.
Çiyden daha yumuşaktır şarkısı
Ziyarete gelmiş seni.
Ah artık dalma hayale
Akşam vakti o seni çağırırken,
Dalma düşünceye: Kim olabilir bu diye
Şarkısı yüreğime çöken?
Anla ki bu, âşığın şarkısı,
Benim akşam vakti çalan kapını."
(Sayfa 10)
¬¬
¬¬
¬¬
"Bu giden kim yeşil korulukta
Ona tapınan bahar rüzgârıyla?
Bu giden kim şen yeşil korulukta
Daha da şenlendirerek koruyu?
Bu geçen kim güneş ışığında
Hafif ayak seslerini tanıyan yol boyunca?
Bu geçen kim tatlı güneş ışığında
Bir bakire edasıyla?
Koruluğun bütün yolları
Tatlı ve altın bir ateşle parıldıyor
Kimin için taşıyor güneşli koruluk
Böylesine cesur bir giysiyi?
Ah, benim gerçek tatlı aşkım için tabii ki
Giyiyor koruluk en güzel elbisesini
Ah, benim gerçek aşkım için tabii ki
Öylesine güzel ve sevimli"
(Sayfa 14)
¬¬
¬¬
¬¬
"Şu çırpınan yürek yüreğimin yanında
Ümidimdir benim, her şeyim,
Ayrı kaldığımızda mutsuzdur,
Mutludur öpücükler arasında;
Ümidimdir-evet!- bütün her şeyim,
Bütün mutluluğum.
Çalıkuşlarının, yosunlu bir tünekte
Saklaması gibi hazinelerini,
Gözyaşı dökmeyi öğrenmeden önce
Serdim orta yere bütün hazinelerimi
Onlar gibi bilge olmayacak mıyız biz de
Aşkın bir günlük ömrü olsa da?"
(Sayfa 29)
¬¬
¬¬
¬¬
"Neşeyle gel veya git neşeyle:
Yüreğin sana gösterse de kederi,
Küçük vadileri, batmış güneşleri,
Bırak dans etsin gülüşlerin, dağperisi,
Saygısız dağ rüzgârları
Dağıtıncaya kadar uçuşan saçlarını.
Neşeyle, neşeyle -hep neşeyle:
Aşağıdaki vadileri sarmalayan bulutlar
Akşam yıldızı yükseldiği zamanlar
Gösterişsiz arkadaştırlar;
Aşk ve gülüşler şarkılar söyler
Yürek ümitsizlik içindeyken."
(Sayfa 31)
¬¬
¬¬
¬¬
"Sevgili yürek, niçin eziyet ediyorsun bana?
Beni şefkatle azarlayan sevgili gözler,
Hâlâ çok güzelsiniz -ama ah,
Nasıl da yakışıyor güzelliğin sana!
Tertemiz aynasından gözlerinin,
Öpüşler içinde tatlı inleyişlerden,
Kimsesiz rüzgârlar saldırıyor haykırışlarla
Aşkın gezdiği karanlık bahçeye.
Eriyip yokolacak aşk yakında
Yabanıl rüzgârlar estiğinde üzerimize --
Ama sen, sevgilim, en sevgili bana,
Heyhat! Niçin eziyet ediyorsun böyle?"
(Sayfa 35)
¬¬
¬¬
¬¬
"Yağmur yağdı gün boyunca.
Ah gel yağmur yüklü ağaçların arasına:
Yapraklar yığılmış yoluna,
Yoluna hatıraların.
Biraz yürüyüp yol boyunca
Hatıraların, ayrılacağız sonra.
Gel, sevdiğim, gel de belki orada
Girebilirim gönlüne."
(Sayfa 38)
¬¬
¬¬
¬¬
"Karanlık maziden
Bir çocuk doğuyor;
Neşe ve kederle
Kalbim parçalanıyor.
Sükûn içinde beşikte
Yaşayan yatıyor.
Sevgi ve merhamet
Açsın gözlerini!
Genç yaşam buğulandı
Camın üzerinde;
Hiç olmayan dünya
Geliyor geçmeye.
Bir çocuk uyuyor:
Yaşlı adam göçtü.
Ah, terk edilen baba,
Bağışla oğlunu!"
(Sayfa 65)
Modern edebiyatın en büyük kalemlerinden biri olarak görülen İrlandalı yazar James Joyce'un 1904 ve 1932 yılları arasında yazdığı şiir eseri. Kendisini daha önce hiç okumamıştım. Romanlarından önce şiirlerini okumak istedim. İyi ki de okumuşum. Müziğe olan ilgisi, onu şiir yazmaya itmiş. Ben çok sevdim. Türkçesinin yanında ingilizcesi de mevcut.
Her şiir severin okuması gereken bir eser.