"Bir yılda kadınlar hakkında kaç kitap yazıldığına dair bir fikriniz var mı? Bu kitapların kaçının erkekler tarafından yazıldığına dair bir fikriniz var mı? Evrendeki belki de en çok tartışılan canlı olduğunuzdan haberdar mısınız? Elimde bir defter bir kurşunkalemle çıkagelmiştim ben,…devamı"Bir yılda kadınlar hakkında kaç kitap yazıldığına dair bir fikriniz var mı? Bu kitapların kaçının erkekler tarafından yazıldığına dair bir fikriniz var mı? Evrendeki belki de en çok tartışılan canlı olduğunuzdan haberdar mısınız? Elimde bir defter bir kurşunkalemle çıkagelmiştim ben, sabahı okumaya ayırdıktan sonra öğlene kadar gerçeği defterime aktarmış olacağımı varsaymıştım. Ama bunların hepsinin altından kalkabilmek için bir fil sürüsü olmam, öbek öbek örümcek olmam gerekir, diye düşündüm, en uzun yaşadığı, en çok gözü olduğu söylenen hayvanlara çaresizce atıfta bulunarak. Sırf dış katmanı delebilmek için bile demir pençelere, pirinç bir gagaya ihtiyacım var. Tüm bu kâğıt yığınının altına gömülü gerçeklik zerrelerine nasıl ulaşacağım?"
(Sayfa 32-33)
"Kadınlar yarasa ya da baykuş gibi yaşıyor, hayvan gibi çalışıyor ve solucan gibi ölüyor..."
(Sayfa 67)
"Kadınların genel olarak çok sakin olması beklenir ama kadınlar da erkeklerle aynı şeyleri hisseder; onların da kardeşleri gibi duyularını çalıştırmaya, çabalarını ortaya koyabilecekleri bir alana ihtiyaçları vardır; fazla katı kısıtlamalar, fazla tekdüze bir durağanlık karşısında onlar da erkekler gibi acı çekerler; daha imtiyazlı olan bu kardeşlerinin onlara sütlaç yapıp çorap örmekle, piyano çalıp çanta işlemekle yetinmeleri gerektiğini söylemesi bağnazlıktır. Cinsiyetleri yüzünden âdetten sayılmayanı yapmak istedikleri, öğrenmek istedikleri için ayıplanmaları, tiye alınmaları düşüncesizliktir."
(Sayfa 74)
"Kadınlar erkekler gibi yazsa, erkekler gibi yaşasa, erkeklere benzese çok yazık olur zira dünyanın genişliği ve çeşitliliğini düşündüğümüzde iki cinsiyet bile bu kadar noksan kalırken sadece tek bir taneyle nasıl yetinebiliriz?"
(Sayfa 92)
Geç okunan önemli eserlerde bugün... İngiliz yazar Wirginia Woolf'un 1929 yılında yayımladığı deneme türündeki eseri. İlk defa bir konunun kurmaca olmamasını sevdim zira bu şekilde çok daha etkileyici olmuş. Woolf'un ne kadar zeki olduğunu eser içerisindeki örneklerden anlayabiliriz. Günümüzde görülen kadın karşıtı her şeyin yaklaşık 100 yıl önce de var olduğu ve değişen çok bir şey olmadığını görmek üzdü. Feministlerin doğrudan kadın üstünlüğü olarak ele aldığını iddia edenler olmuş ama alakası yok. Hangi yüz yılda yaşayalım fark etmiyor; kadını toplumdan ve sistemden dışlamak ahmaklıktır, aynı şekilde erkeği de, birbirinden ayrılamazlar. Woolf nedenleri sormak yerine direkt örnek vererek yaratılan bozuk sistemi eleştiriyor. Her ne kadar kurmaca dışı olsa da Shakespeare'in varolmayan bir kız kardeşini yaratması ve kitap içerisinde yer yer bundan bahsetmesi benim ekstra hoşuma gitti. O kadar iyi nokta atışları var ki... Kesinlikle okunması gereken bir eser.