🪷Ramazan boyunca her gün bir dini içerik tüketiyorum. 3. Gün🪷 Annesi Hanne babası İmrân olan Hz Meryem annesinin duası üzerine dünyaya geliyor. Hanne ihtiyar bir kadın halindeyken bir gün kuşlar ve yavrularını izliyor. Bu sırada gönlüne düşen annelik duygusu üzerine…devamı🪷Ramazan boyunca her gün bir dini içerik tüketiyorum. 3. Gün🪷
Annesi Hanne babası İmrân olan Hz Meryem annesinin duası üzerine dünyaya geliyor.
Hanne ihtiyar bir kadın halindeyken bir gün kuşlar ve yavrularını izliyor. Bu sırada gönlüne düşen annelik duygusu üzerine ellerini semaya açarak dua ediyor.
"Yüce ilah bana bir evlat nasip eyle ben de onu senin hizmetine vereyim."
Böyle bir yeminde bulunan Hanne erkek evlat isteme kısmını atlıyor... Zira o dönemler de erkek evlatlar sadece din işleri için büyütülüyor. Kız çocuğu doğuran Hanne üzülse de kendisi için gizlenen hayrı tabi ki bilmiyor. Dünyaya getirdiği bu kadın Hz İsa'nın annesi oluyor.
Ettiğimiz dualarda Allah bizim için hep en hayırlısını veriyor. Eser ve Hz Meryem'in hayatı da bunu kanıtlar nitelikte.
"Gönlü belki bir şeyi arzu eder fakat o şey her zaman ona saadet getirmez." Bu sevdiğim alıntılardan bir tanesiydi bu konu hakkında.
Hz Meryem Cebarail Aleyhisselam ile de görüşen bu yüzden özel kabul edilen bir kadındır. Çünkü meleklerin sultanı ile görüşen tek kadındır.
İsa peygamberin ruhunu Hz Meryemin bedenine üflemeye ve haber vermeye gelen Cebrail Aleyhisselam genç bir erkek bedenince azaları tam şekilde geliyor. (İnsan kılığına bürünüyor) Burda şunu düşündüm biraz. Ne zaman dört büyük melekten bahsedilse veya hakkında bir şey okusam dördü de sanki erkek cinsiyetindeymiş gibi geldi bana. Oysa ki dinimizde meleklerin cinsiyeti yoktur. Bu sadece bende mi böyle?
Hz İsa'nın çocukluğuna dair pek bilgi içermiyor çünkü bilinmiyormuş. Daha çok doğduğu kısım, 40 günlük bir bebekken Yahudilere karşı kurduğu diyalog ve Yahudiler tarafından uğradığı zulümler... Hemde onları bir çok mucizeye tanık ettiği halde.
Kitabın yarısından çoğu Hz İsa'nın hayatıyla ilgili kıssalar içeriyor ve hepsi de ders verir nitelikte. Bunları da yazar gayet sade ve açıklayıcı bir şekilde sunmuş.
Kuranı Kerimden örnekler çokça verilmiş ama İncil bozulduğu için ondan örneklendirme yapılmamış.
İncil hakikat pırıltıları taşısa da doğruluk barındırmağı söyleniyor. Hatta başkaları tarafından yazılmış dört menkıbe olarak geçiyor. Bunlardan sadece Matta ve Yuhanna'yı biliyordum ama bunlara ek olarak Markos ve Luka İncili de mevcutmuş.
Kuranı Kerim de ayet olarak geçen bölümler İncil ve Tevrat da bâb olarak geçiyor ve bölüm anlamı taşıyormuş.
"Gam durağı bu cihanda neşe bulmak imkansızdı..."
Geçenlerde bir söze denk gelmiştim. Bu alıntı da bana onu hatırlattı.
"Dünya mutluluk arama yeri değil, hüzün mekanıdır. Mutluluk daima ahirettedir ve dünya onun için çalışacağımız bir duraktır."
Tesadüf değil tevafuk vardır... Ardı ardına böyle şeylere denk gelmeyi çok seviyorum.
İsa'nın çarmıha gerilme olayına da bir çok rivayet verilmiş. Olayı tam olarak bilmiyordum ve bu rivayetleri okumak da iyi oldu benim için.
"Kim bildiği ile amel ederse, Allah'ın gerçek dostu odur."
Bilmek ayrı bildiğinle amel etmek ayrı...
Bu sadece din için geçerli olan bir şey olmadığı gibi eyleme döktüğümüz bir çok konu içinde geçerli aslında. Öğrendiğimiz ilimleri de ne kadar eyleme döküyor ve onları hayatımıza geçiriyoruz?
Zira bunlardan sorumlu tutulacağımız bir zaman dilimi de var..
"Allah'ım istediğimi almaya istemediğimi de def etmeye muktedir olmayarak sabaha çıktım! Sevki idarem başkasının elinde (senin) amelimin mesulü olarak sabahlamış haldeyim! Kulların içinde benden fakir kimse yok! Allah'ım!... Benimle düşmanımı sevindirme, dostumu mahcup etme, ibadetim de bana kusur ettirme... Bütün gayem dünya ve dünyalık olmasın. Bana acımayını bana musallat etme. Ya Hayyu ya Kayyum!" Bu ise peygamberimiz İsa Aleyhisselamın ettiği güzel dualardan bir tanesi.. yer vermeden geçmek istemedim.
Hakkında değinmek istediğim son şey ise şu. Biliyoruz ki İncil Kur'an-ı Kerim'den önce indirildi. Hz İsa peygamber efendimizden önce yaratıldı. Lakin eserde verilen örnekler hep Kur'an-ı Kerim ile tasdiklenmiş.
O dönemde İsanın babasız olduğuna inanmayan insanlar için eser sürekli Kur'an-ı Kerim'den atıflarda bulunmuş. Lakin kuranı kerim zaten İsadan sonra indirildi. Bu kısımda bir sorgulama içine girdim açıkçası. Hz adem ilk peygamber. Onun hakkında verilen örneklerde bu durumu mantıklı buluyorum.
Çünkü isadan önce olan bir olayda Hz Ademi örnek vererek o inanmayan insanlara örnek sunabilirler. Bu mantıklı bir durum ama, o dönemin insanları için Kur'an-ı Kerimden örnekler vererek ibret alınmasını beklemek biraz garip geldi.
Şu durumda bu örnekler yalnızca bize ibret olur diyerekten hayırlı geceler diliyorum.✨
📌Dua müminin silahı, dinin direği, göklerin ve yerin nurudur.
📌Ben iman sultanıyım: akıl ise kölemdir
Benim en büyük zevkim, secde ettiğim demdir
📌Tedbir ve ihtiyatlı olmak huzur damlalarının gönüle akması demekti.
📌Dal ucunda gülleri etmektedir var Allah
Ey ümmeti merhume dost Allah'tır yâr Allah!