Dizi boyunca yapılan bir hatanın nasıl üstesinden gelinmeye çalışıldığını izledik. Üstesinden gelmeye çalışırken araya giren insanların da bu duruma köstek olmasını üzüle üzüle izledik maalesef. Belki bilerek belki bilmeyerek belki de bocalayarak fleabag ablamızı arada alabora edip durdular. Filmde bulunan…devamıDizi boyunca yapılan bir hatanın nasıl üstesinden gelinmeye çalışıldığını izledik.
Üstesinden gelmeye çalışırken araya giren insanların da bu duruma köstek olmasını üzüle üzüle izledik maalesef.
Belki bilerek belki bilmeyerek belki de bocalayarak fleabag ablamızı arada alabora edip durdular.
Filmde bulunan karakterlerde genel bir iletişimsizlik durumu vardı. Özellikle de aile arasında vardı bu durum. Claire ve Fleabag arasında, annenin ölümünden sonra baba ve kızları arasında...
Bu durum bir noktadan sonra arayı açmaya başlamış ister istemez. Çünkü iletişimsizlik demek bir noktada göstermek istediğin ama gösteremediğin davranışlar demek.
Sarılmak isterken sarılamamak ve o hissin boğazına koca bir düğüm olup oturması demek.
Dizinin beni en üzen yanı buydu galiba.
Dizinin başlarında kötü bir görünümde olan ve insan ruhunu bunaltan kafenin peder diziye dahil olduktan sonra aydınlanması benim için çok güzel gözden kaçmayan bir detaydı.
Bazen ömrünüzde sizi olduğunuz gibi anlayıp gören tek bir insan oluyor ve onun varlığıyla beraber eskiden siyah olan yaşantınız renklenmeye başlıyor. Doğa, gökyüzü, çiçekler, belki de herşey artık gözünüze daha canlı ve daha cıvıl cıvıl gelmeye başlıyor.
Martin ve Claire'nin son bölümde yüzleşme kısmında güzel bir diyalogları oldu.
"Evet kişiliği kötü biriyim ama sen beni sevmiyorsun ve 11 yıldır beni yaralayan şey bu." Martin eşine böyle bir cümle kuruyor.
Bazen insanları severken onların yanlış veya kötü olan huylarını görmezden geliyoruz. Sevgi gittiğinde veya bir insana karşı sevgimiz olmadığında o kötü davranışlar ve kötü kişilik gözümüze batmaya başlıyor. Çünkü seven insan çoğu şeyi o sevgisi sayesinde göz ardı edebiliyor. Farkında olmadan.
Martini pek sevmesem de kurduğu bu cümlede haklıydı.
"İnsanlar hata yapar bu yüzden kalemin ucuna silgi takarlar."
Dizi sürecinde kullanılan vurucu cümlelerden birisiydi.
Zira peder bile hata yaptı. Kendi doğrularında, kendi inanışında olan şeylere ters düşerek hata yaptı.
Ama bu hatalar onu inanışına daha da bağladı.
Hata yapmak her ne kadar gözümüze nahoş gelsede insanoğlunu güçlendiren en büyük etkenlerden kendisi.
Herşeyin olduğu gibi bu dizininde zamanı varmış izleyince anladım.
Çünkü bazen birşeylere başlıyorum ama yarım kalıyor, sonra tekrar şans veriyorum başka bir zaman ve sonuna varabiliyorum.
Zamanını bekleyen yarım kalmış ve tamamlanmayı bekleyen başka şeylerde vardır belki.
"Zamana bıraktık, zamanımız var mı bilmeden."
📌Hayatını değiştirmek istiyorsan hayatını değiştir.
📌İçimizde sevgiyle doğarız. Onu nereye yönlendireceğimizi yaşayarak öğreniriz.
📌Hayat sona ermez şekil değiştirir.
📌Sevmeyi hepimizden iyi biliyorsun. Bu yüzden acı çekiyorsun.