Öldükten sonra şuan ki yaşadığımız hayatı böyle sanki çok kısa bir anmışta 1 günlük tatile gidip gelmiş gibi hissedecekmiş insanoğlu.Bu çok ürkütücü değil mi ? Küçük kıyamet ve büyük kıyamet var insan için.Ölünce kişinin kendi kıyameti başlıyor,rabbin kim sorusuyla.İnsanın ölüm…devamıÖldükten sonra şuan ki yaşadığımız hayatı böyle sanki çok kısa bir anmışta 1 günlük tatile gidip gelmiş gibi hissedecekmiş insanoğlu.Bu çok ürkütücü değil mi ? Küçük kıyamet ve büyük kıyamet var insan için.Ölünce kişinin kendi kıyameti başlıyor,rabbin kim sorusuyla.İnsanın ölüm anında makamı gösterilirmiş cennetlik ise biran evvel gömülmek istermiş değilse toprağın altına girmek istemezmiş hemen.Hatta gömüldükten sonra insanların adımlarını dahi işiteceğimiz söylenir.O sebeple büyükler öldükten sonra kabrin başında 1-2 saat bekleyip ölüyü yalnız bırakılmaması tavsiyesini vermişler.Şimdi insanlar telkini reddediyor.Gerçekten dehşet bir inançsızlık çağındayız ve insanlar sarhoş gibi dünya bataklığına saplanmış durumda.Bu ilimlerle hayatınızda belirli bir müddet meşgul olursanız kendinize şu hissiyat gelmeye başlıyor.Ben öğrendim ve şuan birşeyler biliyorum ama bu insanlar inanmıyor,ne yapabilirim çaresizliği geliyor insana.Ebedi hayat dediğimiz şey toprağın altına girince başlayacak ve şuan her saniye her an sınavın içindeyiz.Sosyal mecralarda o kadar sapık fikirli insanlar görmeye başladım ki artık oraları kullanasım gelmiyor.Şer-i bir mesele belirtiyorsunuz kaynak göstererek bu Kur'an da geçiyor mu ki diyorlar.
Bağnaz dedikleri İslam Ulemasının okuttuğu ve Osmanlı Medrese sisteminde okutulan Aristo Talesin yazdığı mantık kitabı vardır.Biz de ki ismi İsagoci'dir.Bu kitabı okutmayı ulema uygun görmüş çünkü nasıl düşünmen gerektiğini ve nasıl kıyas yapman gerektiğini anlatır.Yani kitap düşünme kapasiteni geliştirmeyi amaçlıyor.Bunun okutulmasında ki hedeflerden biri de akaid konularında sapıtan felsefecilerden öğrencileri ayırmaktır.Çünkü Akaidi her önüne gelen anlamlandıramaz.72 fırkanın içinde Ehli Sünnet harici sapıtan grupların ekserisi de itikad ve akaid konularından sapıtmışlardır.Şuna gelmek istiyorum ulemanın kaynağı Kur'an-Kerim'dir zaten.Dünyevi bir mesele için bile onlarca kitaba ve kaynağa ihtiyaç duyan insanlık,dini bir meselede,bence diyebiliyor utanmadan.İslamda bence yoktur arkadaşlar.İcma,kıyas,kitap,sünnet vardır.Bu güzel kitaplar da bunları anlatır.Cilve-i İlahi den olsa gerek bütün peygamberler tebliğ yaparken sıkıntıya uğramışlardır.En büyük sıkıntıyı da şuan hayatta olma sebebimiz olan Peygamber efendimiz yaşamıştır.Kıyamet sabahına kadar da insanları İslam'a davet etme görevini yaparken zorluklar olacaktır.Nitekim biz inanan insanlar olarak başarmak zorunda değiliz,anlatmak ve gayret etmek zorundayız.Bunun örneklerini peygamber efendimizin hayatında çokça kıssalarda görürüz.
İmam-ı Gazali Hazretlerinin eserleri insanı tefekkür etme noktasında gerçekten uç noktalara götürür,muhakkak okumanızı tavsiye ederim.Gerçek anlamda şöyle bir durupta tefekkür etmek bile nasip işidir.Çünkü tefekkürde bir ibadettir.Ben burda sayfalar dolusu yazı yazabilirim ama şu güzide kitabın içinde yazanlar kadar tesir edemem.Bu eserler sabah namazının abdestiyle yatsı namazını kılan mübarekler tarafından yazılmış.Okuyun,okutturun.Oku emri ile emrolunduk.İlk ayet budur ve bu emir bize de tealluk ediyor.Sadece peygamber efendimize değildi bu emir.