Yasaklı filmler salo, or the 120 days of sodom (1975) – pier paolo pasolini faşizmin sapkınlığına ayna tutan, işkence, dışkı yeme ve cinsel şiddetle dolu bu film; birçok ülkede yasaklandı. hâlâ bazı ülkelerde gösterimi mümkün değil. sanat mı? hastalık mı?…devamıYasaklı filmler
salo, or the 120 days of sodom (1975) – pier paolo pasolini
faşizmin sapkınlığına ayna tutan, işkence, dışkı yeme ve cinsel şiddetle dolu bu film; birçok ülkede yasaklandı. hâlâ bazı ülkelerde gösterimi mümkün değil. sanat mı? hastalık mı? tartışması hâlâ sürüyor.
a serbian film (2010) – srdan spasojevic
devletin halk üzerindeki şiddetini anlatmak için pedofili ve nekrofili dâhil her şeyi kullanan bir film. o kadar uçta ki, bazı ülkeler “bu filmi gösterenin ruh sağlığı incelenmeli” dedi.
in the realm of the senses(1976) – nagisa oshima
gerçek seks sahneleri, boğulma fantezisi ve fallus kesilmesiyle meşhur japon yapımı. erotizmin en uç noktası. japonya'da bile sansürlü kopya gösterildi.
cannibal holocaust (1980) – ruggero deodato
amazon ormanlarında geçen, hayvan ölümleri ve “gerçek sanılan” cinayet sahneleri yüzünden yönetmeni gözaltına aldıran film. kurmaca ile gerçek arasındaki sınırları bulanıklaştırdı.
the last temptation of christ (1988) – martin scorsese
isa'nın şüpheleri, arzuları ve insan halleri üzerine kurgulanan bu film; dini otoritelerin hedefi oldu. bazı ülkelerde sinemalar yakıldı, hâlâ tartışmalı.
baise-moi (2000) – virginie despentes & coralie trinh thi
tecavüze uğradıktan sonra erkekleri öldürerek intikam alan iki kadının öyküsü. hardcore seks + şiddet birleşimi yüzünden fransa'da bile sansüre uğradı.
i am curious (yellow) (1967) – vilgot sjöman
sosyalizm, cinsellik ve kilise karşıtlığı bir arada. isveç'ten çıkmasına rağmen abd'de mahkemelik oldu. seks ve politika bir arada olunca kıyamet kopuyor.
ken park (2002) – larry clark
ergenlerin cinselliğini açık açık gösteren bu film, abd'de dağıtım bile bulamadı. mastürbasyon, oral seks ve aile içi şiddet sansür kurbanı yaptı.
sweet movie (1974) – dušan makavejev
içinde dışkı yeme, süt banyosu, dev penis heykeli ve politik taşlama var. seksle devrimi birleştirmeye çalışan bu film birçok ülke için “fazla kafadan”.
tumbling doll of flesh (1998) – tamakichi anaru
gerçek şiddet gibi görünen sahneleriyle japonya yeraltı sinemasının en sert örneklerinden. izleyenlerin çoğu sonunu getiremiyor. psikolojik sınırları zorluyor.